Ümit Özat’tan ‘Aziz Yıldırım’ açıklaması: Ölene kadar

Ümit Özat’tan ‘Aziz Yıldırım’ açıklaması: Ölene kadar

Ölene kadar eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın yanında olacağını söyleyen Ümit Özat, ''Ben 50 kere söyledim. Ben ölene kadar Aziz Yıldırımcıyım

Ölene kadar eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın yanında olacağını söyleyen Ümit Özat, ''Ben 50 kere söyledim. Ben ölene kadar Aziz Yıldırımcıyım. Hiçbir zamanda bunu inkar etmedim. Bunu bir kere daha söyliyeyim. Öyle art niyetli insanlar var ki bu konuda konuşan. Sanki Aziz Yıldırım başkan adayı ya da federasyon başkanlığına aday. Sanki ben onun yanına yanaşmışım da beklentim varmış. Ben Aziz Yıldırım’ı en zor zamanında destekledim." dedi.

Teknik direktör Ümit Özat, bir gün mutlaka Fenerbahçeyi çalıştıracağına inandığını söyledi. Bosna Hersek’ten, kulübünün vergi borçları sebebiyle lisansı çıkmadan döndüğünü belirten eski Fenerbahçeli futbolcu, AA muhabirine açıklamada bulundu.

Fenerbahçe Teknik Direktörlüğü için adı geçen isimlerin her birinin değerli kişiler olduğunu vurgulayan 43 yaşındaki teknik direktör, "Benim kimseden bu konuda bir beklentim yok. Bu ten bu canda olduğu sürece bir gün Fenerbahçe’yi çalıştıracağım ama bugün değil. Hayırlıysa olsun, değilse olmasın. Fenerbahçe teknik direktörülüğü için ismimin geçmesi gibi bir beklentim yok. İsmi geçen herkes değerli arkadaşlarımız." ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe’deki sorunun teknik direktör olmadığını dile getiren Özat, şöyle devam etti:

"Fenerbahçe’de kimler kimler görev yaptı, bu ismi geçenler neden yapmasınlar. Fenerbahçe’de problem teknik direktör problemi değil. Fenerbahçe doğru bir yapılanma yapması lazım. Hep söylüyorum; sen 32 yaşında gönderdiğin Emre Belözoğlu’nu 39 yaşında tekrar aldın. Bu Ersun Yanal’ın acizliğidir. Ersun Yanal’ın lider vasfı olmadığı için Emre’nin liderliğiyle bunu kapatmaya çalıştı."

Bosna Hersek’ten lisansının çıkmamasına karşın tecrübe edinerek döndüğünü aktaran Özat, "Spor kültürü yüksek olan bir ülke. Neticede Yugoslavya’dan ayrılan bir ülke. Türkiye’deki rakamlara bakınca çok daha ucuza oynayan çok daha yetenekli oyuncular gördük. Bunun için bizim adımıza bir avantaj oldu. Neticede kötü tecrübenin de iyi tecrübenin de size faydası olur. Güzel bir tecrübeydi inşallah bu faydalarını ilerde görürüz." değerlendirmesinde bulundu.

Özat, başka bir ülkede çalışmanın zorluğuna değinerek yabancı teknik direktörlere biraz daha anlayış gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Dil sorununun futbolculara hırs ve duyguyu aşılama konusunun önüne geçtiğini dile getiren genç teknik adam, henüz Türkiye’den hiçbir kulüple görüşmediğini aktardı.

Pandemi sürecinde kulüplerin takım planlamasını ikinci plana atmak zorunda kaldığını vurgulayan Özat, şunları kaydetti:

"Rızıkla ölüm habersiz gelir. Nasibiniz nerde bilemezsin. Ben buna da inanırım. Benim arkamda hacılar, hocalar ya da dayılar, amcalar yoktu. Ben bugüne kadar alnımın teriyle geldim. Kimsenin bir şeyiyle gelmedim. Rızkımız varsa, Rabbim nasip ederse, alnımıza yazıldıysa gider çalışırız. Antrenörlük yaptığımızı herkes biliyor, böyle bir antrenör vardı diye sağı solu aratmanın bir anlamı yok. Dolayısıyla ben böyle bir yola girmeyi tercih etmiyorum. Cumhurbaşkanı da hep diyor ya Nasibinde varsa mermere geçirir dişini, nasibinde yoksa muhallebi yerken kırar dişini. Varsa nasibi gelir bulur."

Ümit Özat, Türkiye’de istikrarı yakalayamadığına ve çok fazla takım çalıştırdığına dair bir önyargı olduğunu anlatarak, şöyle konuştu:

"Ben Türkiye’de çok takım çalıştırmadım. Ben antrenörlüğe çok erken başladım. 32 yaşında başladım ama Ankaragücü’nü çalıştırdıktan sonra 3 sene ara verdim. Sonra Elazığ’a gittim. Samsun ve Mersin İdman Yurdu, akabinde de Gençlerbirliği ve Adana Demirspor. Şimdi Boluspor görünüyor ama ben orada çalışmadım. Sezon başlamadan yani istediklerimin olmayacağına kanaat getirince oradan ayrıldım. Ben Giresun’da devam edebilirdim kimse bana git demedi. Ayrılmadan 2 hafta önce açıklama yaptım. Ya buradaki düzeni bozacağım ya da umrumda değil gideceğim dedim. Ben kendim bıraktım gittim. Ben Adana Demirspor’da başladım tam olarak. Ben onları çalışmış gibi görmüyorum."

Türkiye’de birçok tecrübeli ve başarılı teknik direktörün takımları küme tutamadığını da hatırlatan Özat, "Bizim mizacımız biraz daha farklı, tanımayan insanın bizi sevme şansı yok. 81 milyona kendimizi tanıtma şansımız yok. Başarı başarısızlık tabela demek değildir. Tercihtir, bazen çok mutlu olacağın yer vardır gidersin alt liglerde de çalışırsın. Ben Fenerbahçe ile UEFA Şampiyonlar Ligi’nde devam etmek varken Bundesliga 2’ye gittim. Kimse bana git demedi. Bazen inandıklarınızı yapmanız lazım. Bugün inandığım bir proje olsun ben gidip alttanda başlarım ya da nasip olur Süper Lig’den de başlarım. Bugün el vurduğunuz kapıda yarın el pençe durmayacağınızın garantisi yok. O yüzden büyük konuşmamak lazım." ifadelerini kullandı.

"Ölene kadar Aziz Yıldırımcıyım"

Ümit Özat, ölene kadar eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın yanında olacağını söyledi.

Kimseden bir beklentisi bulunmadığının altını çizen Özat, "Ben burnum yere düşse eğilip almam. Benim mevcut yönetimle bu tarz bir ilişkim yok. Buna ihtiyacım da yok. Ben 50 kere söyledim. Ben ölene kadar Aziz Yıldırımcıyım. Hiçbir zamanda bunu inkar etmedim. Bunu bir kere daha söyliyeyim. Öyle art niyetli insanlar varki bu konuda konuşan. Sanki Aziz Yıldırım başkan adayı ya da federasyon başkanlığına aday. Sanki ben onun yanına yanaşmışım da beklentim varmış. Ben Aziz Yıldırım’ı en zor zamanında destekledim." diye konuştu.

Eski Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum döneminde gönderilmek istediğini ve buna o dönemki başkan Yıldırım’ın ısrarla karşı çıktığını unutmadığını aktaran Özat, "O kaptanlık bandını koluma takan Aziz Yıldırım’dır. Oğuz Çetin ile beraber benim Fenerbahçe’de oynamama vesile olan ve 100. yıl kaptanlığında bana en büyük onuru yaşamama vesile olan insandır. Ben çok merak ediyorum bugün Ali Koç’un yanında olanlar yarın başkanlığı bırakınca nerede olacaklar çok merak ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Fenerbahçe’nin transfer politikası yanlış"

Ümit Özat, Fenerbahçe’nin son yıllarda yanlış transfer politikası izlediğini ifade etti.

Özat, 39 yaşındaki kaptan Emre Belözoğlu’nun hala takımın en iyi futbolcularından biri olmasının transfer politikasının yanlışlığını ifade ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"32 yaşında gönderdiğiniz adam 7 yıl sonra dönüp hala Fenerbahçe’nin en iyileri arasında yer alıyorsa, Fenerbahçe’nin yaptığı transferlerde problem var demektir. Diyebilirlerki eski yönetim gönderdi, sen de vardın o yönetimde. Belki de yoktun önemli değil. O yönetim gönderdi ben alırım diye bir şey yok. Sen Emre’den sportif direktör, menajer, teknik adam, antrenör olarak faydalan ama 32 yaşında gönderdiğin bir adamdan 7 sene sonra teknik olarak performans beklemen futbol aklına aykırı, adama gülerler. Bu aldığın adam da hala diğer aldıklarından daha iyiyse demek ki diğer aldıklarında bir problem var. Bu doğru transfer yapılmadığını gösteriyor.

"Ayna gibi olmak lazım, ayna yanlış göstermez"

Genç teknik adam, herkesin hatalarını kabul etmesi gerektiğini belirtti.

Hiçbir kulüpte oyuncunun liderlik vasfının teknik direktörün önüne geçmemesi gerektiğini dile getiren Özat, "Oyuncunun liderliği teknik adamın liderliğinin önüne geçerse o takımdan bir şey olmaz. Hadi çıksın bir oyuncu Fatih Terim’in önüne geçsin. Çalıştırdığım hiçbir takımda bir oyuncu lider olarak benim önüme geçemez. Çok yeteneklidir performansı vardır önüme geçebilir, bu da onun hakkıdır. Ama lider olarak benim kararlarımın önüne geçemez. Bir kulüpte bu her kulüp için geçerli bir oyuncunun liderlik vasfı teknik adamın önüne çıkıyorsa o takımdan bir şey olmaz." şeklinde görüş belirtti.

Eski başkan Aziz Yıldırım ile sürekli görüştüklerini ifade eden Özat, şunları aktardı:

"Ben kişiler üzerine konuşmuyorum. Bugün Fenerbahçe Başkanı Ali Koç değil Aziz Yıldırım ya da Ali Şen de olsa 6. ise aynı şeyleri söylerim. Ben makama saygı duyarım. Ayna gibi olmak lazım, ayna yanlış göstermez. Başarı varsa başarıyı, başarısızlık varsa başarısızlığı gösterir. Dolayısıyla sen 2 senelik başarısızlığı hala geçmiş yönetime borca bağlıyorsan biraz da aynaya bakmak lazım."