Ümitcan Uygun davasında 'SIM kart' gelişmesi

Ümitcan Uygun davasında 'SIM kart' gelişmesi

Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan ve dava dosyasına giren iletişim tespit tutanağına göre Uygun, SIM kartlarını değiştirdikten sonra Hankulu'nun adını telefon rehberinden sildi.

Esra Hankulu'nun Ankara'nın Mamak ilçesindeki evinde ölü bulunmasıyla ilgili dava dosyasına giren iletişim tespit tutanağında, olay gecesi sanık Ümitcan Uygun'a ait cep telefonu ile Hankulu'nun telefonunun SIM kartlarının değiştirildiği, daha sonra Uygun'un, Hankulu'nun adını telefon rehberinden sildiği tespitine yer verildi.

Hankulu'nun ölümüne ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava dosyasına, Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan iletişim tespit tutanağı girdi.

Tutanağa göre, olay gecesi sanık Uygun'a ait cep telefonu ile Hankulu'nun telefonunun SIM kartları değiştirildi.

SIM kartlarının, Uygun'un "uyuduk" dediği saat 04.53 sıralarında değiştirildiği, sanık Ümitcan Uygun'un, daha sonra Esra Hankulu'nun adını telefon rehberinden sildiği tespit edildi.

Uygun, sabah saat 10.15 sıralarında avukatının telefonu ile uyandığını, evden çıkarken Hankulu'nun kendisini uğurladığını savunmuş, ölüm haberini de diğer sanıkların kendisini araması sonucu öğrendiğini iddia etmişti.

Ancak iletişim tespit tutanağına göre Uygun, diğer sanıklar evde uyurken saat 12.19'dan 14.00'e kadar 5 kez Hankulu'nun telefonunu aradı ancak telefona cevap veren olmadı.

"Benim telefonum üst modeldi"

Yine iletişim tespit tutanağında yer alan bilgilere göre Uygun, olay gecesi SIM kartları değiştirilmeden önce sosyal medya hesabından ölümüyle ilgili soruşturma devam eden Aleyna Çakır'ın fotoğraflarına baktı.

Uygun ayrıca 182 hastane randevu hattı ile uyuşturucu bağımlılığı konusunda hizmet veren 192 hattına ilişkin aramaları da telefonunun arama geçmişinden sildi.

Uygun'un olay sonrası yakalanmadan önce telefonunun arama motoruna, "Ümitcan Uygun son dakika" yazarak arama yaptığı da belirlendi.

Ne olmuştu?

Esra Hankulu (25), Mamak ilçesi Akdere semtindeki evinde, 3 Ağustos 2021'de ölü bulunmuş, olay gecesi Hankulu ile aynı evde kalan Ümitcan Uygun, Furkan G. ve Dilan C. gözaltına alınmıştı.

Kamuoyunda "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen'in ölümüyle ilgili soruşturmada da adı geçen Ümitcan Uygun, "kasten öldürme" suçundan tutuklanırken, Furkan G. ile Dilan C, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, künt kafa travması sonrası meydana gelen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlenen Hankulu'nun ölümüyle ilgili hazırlanan iddianamede, Ümitcan Uygun hakkında "kendisini savunamayacak durumdaki kişiyi kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Hankulu'nun cep telefonunu sakladıkları öne sürülen Furkan G. ve Dilan C. hakkında ise "suç delillerini gizlemek" suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Esasa ilişkin mütalaa

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasında savunmalarını yapan sanıkların tamamı suçlamaları kabul etmedi.

Mahkeme, sanık avukatlarının yeniden adli tıp kurumundan rapor alınması yönündeki taleplerini reddederek, toplanacak başka bir delil ve dinlenecek tanık kalmadığını bildirerek, savcıya mütalaası için söz verdi.

Celse arasında mütalaasını sunan savcı, Esra Hankulu'nun, 3 Ağustos 2021'de, sanıkların tamamı evdeyken, künt kafa travmasına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirdiğini belirtti.

Cumhuriyet Savcısı, sanık Uygun'un, Hankulu'nun başına cebir uyguladığını, ardından sanığın cesede yatakta bulunduğu pozisyonu vererek evden ayrıldığını belirtti.

Mütalaada, sanık Uygun için "kastan öldürmek" suçundan müebbet, tutuksuz sanıklara da "suç delillerini gizlemek" suçundan 5"er yıla kadar hapis cezası istendi.

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem