‘Yabancı öğrenci kontenjanı’ skandalı büyüyor: Kendi öğrencilerimize ihanet

‘Yabancı öğrenci kontenjanı’ skandalı büyüyor: Kendi öğrencilerimize ihanet

Eski Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar’ın rektörlüğündeki Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yabancı öğrenci kontenjanı 41 kat artırıldı.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nin (DEÜ), yabancı öğrenci kontenjan sayısını artırmasına yönelik tartışmalar sürüyor.

DEÜ, 2021-2022 sezonu için yabancı uyruklu öğrenci kabulü kontenjan sayısını 10 bin 115 olarak açıkladı. Yabancı uyruklulara lisans bölümleri için 6 bin 225, ön lisans için ise 3 bin 890 kişilik kontenjan açılırken; öğrenciler istedikleri bölüme 2 bin 800 TL ile 54 bin TL arasında değişen ücretlerle girebilecek. CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, konuyu Meclis gündemine taşıyarak, DEÜ’nün bu kararla rant elde ettiğinin altını çizdi. Purçu, “Bu resmen kendi öğrencilerimize ihanet” değerlendirmesini yaptı. CHP İzmir Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan ise “Bundan en fazla Suriyeliler yararlanacak. Yararlanmalarında belki bir mahsur yok lakin Suriyelilere verilen imkanlar neden Türk vatandaşına verilmiyor” dedi.

ARAPÇA İLAHİYAT İÇİN 330 KİŞİLİK KONTENJAN

Üniversiteden yayınlanan broşürde yer alan bilgilere göre hukuk fakültesine 250, yüzde 30 Arapça eğitimli ilahiyat fakültesine ise 330 kişilik kontenjan verildiği görüldü. 70 kontenjan verilen tıp fakültesine giriş için ise 54 bin TL fiyat belirlenmesi dikkat çekti.

“DEÜ RANT ELDE EDİYOR”

Özcan Purçu, konuyu Milli Eğitim Bakanı Mehmet Özer’in yanıtlaması istemiyle hazırladığı soru önergesi ile TBMM gündemine taşıdı. Üniversitenin yabancı uyruklu öğrenci kontenjanının bir yılda yüzde 1 buçuktan yüzde 47’ye çıktığını belirten Purçu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“YÖK’ün son yayımladığı verilere göre 2019-2020 öğretim yılında üniversitenin toplam öğrenci sayısı 65 bin 234’ken, burada eğitim alan yabancı uyruklu öğrenci sayısı sadece 992’ydi.

DEÜ tarafından açıklanan kontenjan ve yıllık öğrenim ücretleri tablosunda, ücretlerin 2 yıllık bölümler için 2 bin 800 ile 4 bin 600 TL, eğitim, fen ve edebiyat fakülteleri 5 bin ile 7 bin 300 TL mühendislik ve hukuk fakülteleri 7 bin 300 ile 14 bin 500 TL, tıp fakültesinin ise 54 bin 500 TL olduğu bilinmektedir. Kontenjanının yarısını yabancı uyruklu öğrencilere ücretli eğitim üzerinden açan devlet üniversitesi DEÜ, bunun üzerinden rant elde ediyor.

“İKTİDAR, ÜNİVERSİTELERİ PARTİLİ REKTÖRLERİN OYUNCAĞI YAPTI”

Yabancı uyruklu öğrencilerin göstermelik kolay bir sınava tabi tutulduğunu” öne süren Purçu şöyle devam etti:

“Öğrencilerimiz zorluk seviyesi oldukça yüksek TYT ve AYT sınavlarına girerek alın teri döktüler. Her şey ortadayken sırf kendisi veya ailesi Türkiye’ye dışarıdan geldiği için bir yabancı öğrencinin yıllık 5-10 bin lira ücret ödeyerek hiçbir efor sarf etmeden, YÖS gibi göstermelik bir sınavla ellerini kollarını sallayarak bu bölümlere girebilmesi kabul edilemez. Bu durum başlı başına eğitimde fırsat eşitliği ilkesine aykırı bir durumdur. Bu resmen kendi öğrencimize yapılmış kabul edilemez bir ihanettir. İlim yuvası olan değerli üniversitelerimizi partili rektörlerin oyuncağı yapan iktidarın karşısında T.C. vatandaşı olan öğrencilerimizin haklarını sonuna kadar savunacağız.”

CHP İzmir Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan da partisinin üniversite örgütünün gündemi getirdiği kontenjanlara tepki gösterdi. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Kotan, şunları söyledi:

“Üniversitelerde, amfilerde, sınıflarda yaklaşık 500-600 kişilik gruplardan bahsediyoruz. Bu üniversitenin hem eğitim kalitesini düşürüyor hem de bizim arkadaşlarımız açısından adaletsizlik olmuş oluyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nin üniversiteler arasında çok fazla borca sahip olduğunu görüyoruz ve aklımıza ‘Üniversiteler bir rant kaynağına mı dönüştürülüyor?’ sorusu geliyor.

Ülkemizin parsel parsel satıldığı bugünlerde üniversitelerin eğitimin ranta, para kaynağı olarak aksettirilmesi bizim için tepki gösterilmesi gereken bir durum. Ülkemize Suriyelilerin, Afganların geldiğini ve yoğun yaşadığını görüyoruz. Bu yabancı uyruklu kavramı her ne kadar Alman’ı, İngiliz’i kapsasa da bundan en fazla Suriyeliler yararlanacak. Yararlanmalarında belki bir mahsur yok lakin Suriyelilere verilen imkanlar neden Türk vatandaşına verilmiyor. Neden Türk vatandaşındansa Suriyeli bir adım öne geçiyor. Bu inanılmaz.”

 

 

Eğitim