Yeni çıkan kitaplar / 23 Nisan 2018

Yeni çıkan kitaplar / 23 Nisan 2018

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:[email protected]-----ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.Editörlerimizin...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-073.png

Leyla Civil
SARI ÇİZMELER
Siyah Beyaz Yayınları 

Kapitalizmle birlikte insan paranın egemenliğine girmiş, zengin olma ve rahat yaşama hırsı insani değerlerin içinin boşalmasına yol açmış, insan daha fazla kar elde etmek için insanlığından vazgeçmiştir. Birey, insanı insanlıktan çıkaran bu sistemde sürgün hayatı mı yaşayacaktır? Yoksa o kapıları yıkıp geçecek midir? İşte Civil'in öykülerinde bu sömürü düzenine karşı mücadele veren, yılgınlığa kapılmayan sıradan insanları görürüz. Onlar sistemin dayatmaları karşısında onurlu bir biçimde dimdik ayakta dururlar.

Leyla Civil kapitalizmin parçaladığı yaşamlara ışıldağını tutuyor. Öyle bir nokta yakalıyor ki, orada yalnızca gerçek var. Diyalektik bir yöntemle yazdığı öyküleri okuduğunuzda sizler de kendinizden bir parça bulacaksınız...

Sonra da yüzünüzü güneşe dönüp kendi kendinize belki de şöyle diyeceksiniz... İnsanın iki yüzü vardır... Birisi karanlık... Öteki aydınlık... İşte kitabın kapağını kapattığınızda aydınlık bir yüz size gelip merhaba diyecek... Adı İnsan...

96 s.İstanbul 2018

2-403.jpg

George Bataille
GÖZÜN ÖYKÜSÜ
Çeviren:Yaşar Avunç
Sel Yayıncılık

Georges Bataille'ın Lord Auch müstear adıyla 1928 yılında el altından yayınladığı Gözün Öyküsü, 20. yüzyıl edebiyat tarihinin en aykırı metinlerinden biridir. Sayısız değerlendirmeye konu olmuş, edebiyat eleştirisinden felsefeye, psikanalizden sinemaya farklı disiplinlerce ele alınmış bu metin, Battaile'ın estetik anlayışının dışavurumudur: Romaneskten ve psikolojik yorumlamadan arınmış kısa roman.

Çağrışımların büyüleyiciliğiyle ivme kazanan, provokatif hamleleriyle güçlenen ve sinemaya da uyarlanan bu erotika acının, şiddetin, ölümün ve cinselliğin kutsallığının iç içe geçtiği estetik, esrik ve “uygunsuz'' bir başyapıt.

86 s. İstanbul 2018

3-005.jpeg

Gretchen A Cultural
ÇİRKİNLİĞİN KÜLTÜREL TARİHİ
Çeviren:Ayşe Müge Çavdar
Sel Yayıncılık

Çirkinlik son yıllarda televizyon programlarından oyuncaklara edebiyattan müziğe pek çok alanda, belki güzellikten bile çok ilgi görüyor. Gretchen E. Henderson'ın sözleriyle: “Filozofları meşgul edip öfkelendiren, insanlık haliyle ve içinde yaşayıp etkileşimde bulunduğumuz dünyayla ilgili sorunları çetrefilleştiren çirkinlik, uzun zamandır estetiğe ve zevklere meydan okuyor.''

Şiir, roman, müzik eleştirisi gibi farklı alanlarda ödüllü çalışmalara imza atan araştırmacı Henderson, daha önce de çeşitli yönleriyle incelemelere konu olmuş bu kadim kavramı alışılmışın dışında bir yaklaşımla çirkin bireyler, çirkin gruplar ve çirkin duyular üzerinden işliyor.

Çirkinliğin Kültürel Tarihi, bu kavramın çağlar içinde farklı kültürlerde kazandığı anlamları sosyal, politik, sanatsal, ekonomik yönleriyle ve bütün boyutlarıyla ele alan iddialı bir çalışma.

238 s. İstanbul 2018

4-197.jpg

Oscar Wilde
TARİHSEL ELEŞTİRİNİN DOĞUŞU
Çeviren: Batuhan Taş
Alakarga Sanat Yayınları

Yunan yazmalarını karanlığa gömen ilahiler silindi; yeni bir yönetimin ışıltısı dünyaya saçıldı; cismani güçler yeni bir yaşam gücüyle hız kazandığında ve gözler, geleneklerden daha net görmeye başlayıp zihinler kendinden gizleneni kavramaya başladığında ortaçağcılığın buhranlı denizinden sevinç dolu yeniyetmeliğin tüm görkemiyle insanoğlunun özgür ruhu yükseldi.

Tarihsel Eleştirinin Doğuşu, bugün hâlâ hayranlıkla okuduğumuz Oscar Wilde'ninbir gençlik çalışması…

Wilde, Tukididis, Polibios gibi Yunan tarihçilerinin mirasından hareketle insanın dogmalarına karşı zafer kazandığı aydınlanmayı onurlandırıyor ve tarihçilerin ve edebiyatçıların aklın rehberliğinde neler yapabileceklerini gösteriyor. Düşünceler dizimizinyeni mücevheri…

105 s. İstanbul 2018

5-117.jpg

Emir Ali Türkmen
BEHİCE BORAN KİTABI
Dipnot Yayınları 

Behice Boran, insanlığın büyük hayali için çıktığı “Bir Uzun Yürüyüş''te, o “uzun ve kahırlı yol''da çektiği büyük sıkıntılara ses çıkarmadan, sızlanmadan, en kötü mahrumiyet koşullarında bile büyük bir direnç sergileyip mücadele etti; “sosyalizm'' idealinin teorik çerçevesini kurma çabasından hiç geri durmadı. Sosyalizm ve Türkiye'nin çeşitli sorunları üzerine fikirlerini eserlerinde sağlam bir metodoloji kullanarak açıkladı.

Bir kadın olarak hep ilkleri gerçekleştirdi: ilk kadın sosyolog, ilk sosyalist kadın milletvekili, ilk kadın siyasi parti başkanı… oldu.

Bu kitapta, Behice Boran'ın düşünce sistematiğini, siyasi mücadelesini, ülke ve dünyada gerçekleşen güncel olaylara ilişkin yorumlarını içeren ve politik yaşamının izleğini derli toplu olarak aktaran yazılarından oluşan bir derleme sunuluyor. Ayrıca Boran ve onun düşüncesi üzerine değişik perspektiflerden kaleme alınmış yazılara yer veriliyor.

Behice Boran'ı farklı yönleriyle sosyalist, bilim insanı/akademisyen, barışsever, kadın, siyasetçi ele alan bu metinler hem Boran'ın Türkiye siyasi eylem ve düşünce tarihindeki önemini vurguluyor hem de eleştirel analizlerle ufuk açıcı okumalara olanak sağlıyor.

548 s. İstanbul 2018

6-098.jpg

Haydar Ergülen
SONRADAN GÖRME
Kırmızı Kedi Yayınevi

“Sinemaya gittim, eski bir dostun kapısını çalar gibi. Onları gördüm, onlarla birlikte yaşlandım ve buna nedense üzülmedim. İnsan yaşlandığına sevinir mi? Belki yalnızca onlarda şiddeti görmediğim, yaşamadığım için sevindim. (…) Film, hayattan daha güzel diyemem, ama zaman zaman hayatın yerine, hatta önüne geçebiliyor. Yine de ben belirsizlik yerine klasik de olsa duyguların eskisi gibi yaşandığı hayatları sürmeyi, filmleri görmeyi arzuluyorum, sonu mutlu da bitse, mutsuz da!''

Haydar Ergülen “Sonradan Gördüğü'' sinemaya yönelik yazılarında Yusuf Atılgan'ın “Sinemadan çıkmış insan''ını hatırlatıyor. “Gördüğü film ona birşeyler yapmış'', sinemanın şiirine, şiirsel yönetmenlerine kapılıp kalemi eline almış…

226 s. İstanbul 2018

7-086.jpg

Derleyenler:Özlem Belkıs, Duygu Kankaytsın
SANATIN GÖLGEDEKİ KADINLARI
Ayrıntı Yayınları

Sanatın Gölgedeki Kadınları, 1850-1950 yılları arasında etkinlik göstermiş, pek çok iyi iş ortaya koymuş, yine de edebiyat ve sanatta eril tarihin dışında bırakılmış kadınlara odaklanıyor. Halide Edip'den Emine Semiye'ye, Afife Jale'den Macide Tanır'a, Ayşe Zekiye'den Mebrure Alevok'a, İhsan Raif'ten Mihri Müşfik'e, Sabiha Bozcalı'dan Sabiha Bengütaş'a, Güzin Duran'dan Muazzez Aruoba'ya kadar pek çok kadın bu kitapta bir araya geliyor, anılıyor ve müthiş bir enerjiyle tartışılıyor.

Kadınların tarihi incelenirken amaç, onları var olan eril tarihin içinde “olmaları gereken'' yere iliştirmek ya da yazılı tarihin boşluklarını doldurmak değil, kadınların üretimlerine, yaratıcılıklarına, güçlükleri aşmada geliştirdikleri stratejilere daha yakından bakmak, kadınların geçmiş deneyimlerini bugünün pratikleri içinde yeniden üretmek, görünür kılmak...

Kadınların deneyimleri her durumda güçlenmek için eşsiz birer ilham kaynağı. Bu deneyimleri düşünerek, hayal ederek ve anlayarak, şimdiye taşımanın zamanı...

480 s. İstanbul 2018

8-072.jpg

Fakir Baykurt
BİR TÖS VARDI
Literatür Yayıncılık

Bir yaşam bu, özyaşam...

Anımsayacaksınız, 1965–71 yılları arasında bir TÖS vardı. Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın kısa adı böyleydi. Okulların “Uyu uyu yat uyu!'' diye derse başlamasına karşı çıkıyor, “Uyan Alim, uyan Gülüm!'' denilmesini istiyordu.

Bu kadar değildi elbet; öğretmenler adına eğitimin yönetimine katılıp onu yurdun ve halkın yararına çevirmek çabasındaydı.

TÖS, 1961 Anayasasına göre kurulmuştu; o anayasa 1971'de askersel darbeyle kaldırılınca TÖS uzun yargılamadan geçerek aklandığı halde, öbür kamu personel sendikalarıyla birlikte kapatıldı.

Yurdumuzun ovasından, dağından yalımlar gibi geçen TÖS'ün güzel öyküsü içinde yer aldım. O nedenle özyaşam kitaplarım arasına onun öyküsünü de kattım. Emdiğim sütün, yediğim ekmeğin karşılığıdır bu; görevimdir.

Fakir Baykurt Duisburg

28.1.1995

624 s. İstanbul 2018

9-053.jpg

Maksim Gorkiy
LÜZUMSUZ ADAMIN HAYATI
Çeviren:Levent Özübek 
Yazılama Yayınları

Rus Edebiyatı'nda önemli bir yer tutan “lüzumsuz adam'' karakterlerinden biri: Yevsey Klimkov. Yıl 1905. Kanlı Pazar ve Çarlık rejiminin ortasında her şeyden habersiz, çelimsiz vücuduyla yola koyuluyor.

Yevsey Klimkov'un ajanlar arası bir yaşama düşüp kendisini onlardan biri olarak bulmasının hikâyesini okuyacağız kitapta. Diğer lüzumsuz adam karakterlerinden sınıfsal açıdan ve konumlanışı itibariyle başka bir yerde duran Yevsey Klimkov, sürüklendiği yer üzerinden iç huzursuzluğun baş göstermesinin izlerini sürdürecek bize. 

276 s. İstanbul 2018

10-042.jpg

Ricardo Piglia
SON OKUR
Çeviren:Pınar Savaş
Delidolu Yayınları 

“Borges'in, yüzünü bir kitaba yapıştırdığı ve sayfalardaki harflerin ne olduğunu sökmeye çalıştığı bir fotoğrafı vardır. Yazar Meksika Caddesi'ndeki Ulusal Kütüphane'nin yüksek tavanlı galerilerinden birindedir; çömelmiş ve bakışlarını açık sayfaya dikmiştir. O, tanıdığımız en inatçı okurlardan biridir. Görme yetisini okurken kaybettiğini hayal edebiliriz; yine de her şeye rağmen devam etmeye çalışır. Son okurun ilk imgesi bu olabilir: Hayatını okuyarak geçiren, lambanın ışığında gözlerini kör eden bir adam. "Ben şimdi gözlerimin artık göremediği sayfaların okuruyum.''

212 s. İstanbul 2018

11-003.png

Zihni Çetin
ÖLÜMÜ PAYLAŞTILAR
Bir ihtilalci, bir devrimci, bir fedai
E Yayınları

1968 Türkiyesi ve 1968 gençliğinin önde gelen isimleriyle ilgili, dönemin en aktif kişilerinden biri olan Zihni Çetiner'in anıları.

Zihni Çetin sunuşunda şöyle diyor;

“…Burada adı geçenler olayları yönlendiren ve karar verenlerdir. Her dönemin olaylarının birçok kahramanı vardır.Ama asıl kahramanlar yaptıklarıyla övünbmeyen. ''ben bunları vicdanımın ve inançlarımın sonucu olarak yaptım’ diyenlerdir. Adsız, şansız üzerlerine düşeni yapanlardır. Ne mutlu onlara…''

384 s. İstanbul 2018

12-026.jpg

Peter Linebaugh
LONDRA İDAMLARI
18. yy’da Suç ve Sivil Toplum
Çeviren:Çiğdem Demir
Otonom Yayıncılık

“Bu kitap, suç ile ücret biçimi arasındaki ilişkiyle ilgilidir'' der Linebaugh. Kapitalizmin yükselişini ve emekle sermaye arasındaki mübadele ilişkisinin kuruluşunu, emeğin “ortak olan''dan mülksüzleştirilmesinin tarihi üzerinden okur. Emek gücünün yeniden üretiminin belirleyici unsuru olan cadı avları, çitlemelerin doğurduğu aylakların ve serserilerin kapatılması ve 18. yy.'da ücret biçimini dönüştüren idamlar, “işçi sınıfının oluşumu''nun zora dayalı tarihini anlatır. Linebaugh'un yoğunlaştığı 18. yy. sınıf mücadelesinin “merkezinde,'' kapitalizmden önceki ücret biçimlerinin yasa dışı ilan edilerek suç sayılması ve ölçüsü emek zaman olan ücret biçiminin kuruluşu vardır.

Ücretin parasallaştırılmasına ve bunu düzenleyen özel mülkiyet hukukuna meydan okuyan kadınlar ve erkekler darağaçlarına gönderilir. Emek zamana dayalı ücretin reddi “suç,'' cezası ise “idam''dır. İdamlara karşı direnişinde emeğin, hayatı için verdiği savaş, özgürlüğü için verdiği savaşla aynı şeydir ve bu savaşta tek silahı kendi emeğinin kudretidir. Kapatılmaktan ve ücretin boyunduruğundan firar ederken, o yine emeğinin ustalığına, elbirliğine dayalı yaratıcılığına ve özgürlük tutkusuna güvenir. Ücretli emek olmayı ya da ücret karşılığı çalışmayı reddettiğimiz için darağaçlarında belki yine de öldük. Peki bugün ücret karşılığında her gün, her an işyerlerinde kendimizden vazgeçerken ve pervaneler misali paranın ışığına koşup ömrümüzü tüketirken gerçekten yaşıyor sayılır mıyız?...

560 s. İstanbul 2015

banner-045.jpg

ABC Kitap