• Yeni Çıkanlar | 16 Mart 2020

    ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni Çıkanlar/Editörün Seçtikleri/Haftanın Kitabı” listelerini oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

    YENİ ÇIKANLAR

     

    Jean-Claude Grumberg

    YÜKLERİN EN DEĞERLİSİ

    Çeviren: Aysel Bora

    Yapı Kredi Yayınları

    Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar kocaman bir ormanda yoksul bir oduncu adam ile yoksul karısı yaşarmış. Hayır hayır hayır hayır, içiniz rahat olsun, Parmak Çocuk değil bu. Hiç ilgisi yok. Sizler gibi ben de o gülünç hikâyeden nefret ederim. Besleyemedikleri için çocuklarını terk eden analar babalar nerede, ne zaman görülmüş? Geçelim…

    Her neyse, bu kocaman ormanda büyük bir açlık ve büyük bir soğuk hüküm sürermiş. Özellikle de kışları. Yazları ormanın üzerine kavurucu bir sıcaklık çöküp o şiddetli soğuğu kovar, püskürtürmüş. Buna karşılık açlık, özellikle bu ormanın etrafının dünya savaşıyla kasılıp kavrulduğu o zamanlarda açlık hiç eksilmeyen bir şeymiş.

    Dünya savaşı, evet evet evet evet evet.

    Yazar ve senarist Jean-Claude Grumberg’in kaleminden büyüsünü yitirmiş bir dünyada yaşayan insanlar için hüzünlü bir masal. Belki de gerçeğin ta kendisi.

     

    64 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

     

    Jack London

    GÜNEY DENİZİ HİKAYELERİ

    Çeviren: Fatih Yiğitler

    Can Yayınları

    Büyük serüvenlerin büyük yazarı Jack London, bizi yüzyıl öncesinin dalgalı denizlerine götürüyor. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Pasifik bölgesindeki değişik ada topluluklarında ve teknelerde geçen Güney Denizi Hikâyeleri’nin çoğunluğu yazarın görgü tanığı olduğu gerçek olaylardan esinlenmiş. Kişisel deneyimlere dayanan anlatıların gücüyle aktarılan bu hikâyeler, sömürgeler çağındaki Pasifik ülkelerini, emperyalizmle egzotik ortamın arasındaki ilişkiyi ve bölgenin zorlu tropikal koşullarını irdeliyor.

    Sömürgecilerin, kaçırılıp köle olarak satılan Güney Denizi adalılarına taktıkları adla karatavuklar, topraklarını işgal eden tamahkâr ve dolandırıcı Batılı tacirlerle başa çıkmak zorundaydılar. İlk bakışta adalardaki yerli halkın kurban, yabancıların da zorba olduğu bu coğrafyada, ezilen adalılar sonunda zorbalığa isyan edip efendilerini öldürmeye, mallarını çalmaya kalkınca işler tersine dönmüştü. Hiçbir şey ve hiç kimse ne tam siyah ne de tam beyazdı; Güney Pasifik bölgesinin tartışılmaz gerçeğiydi bu.

    “Onun kadar maceraperest ve eylem adamı pek az yazar vardır… Kısa hikâyelerindeki mükemmellik neredeyse unutuldu.”

    432 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

     

    Randi Hutter Epstein

    HORMONLARIN GÜCÜ

    Hayatımızın Hemen Her Şeyi Kontrol Eden Salgıların Tarihi

    Çeviren: Aysun Babacan

    Metis Yayınları

    Hormonlar nasıl keşfedildi? Bu keşif tıp tarihi için neden bir dönüm noktasıydı? Öncesinde hormon bozuklukları olan insanlar neler yaşıyordu? Hormonları kontrol ederek bedenlerimize hükmetme çabalarımız ne gibi zaferler ve hüsranlarla sonuçlandı? Cinsiyet hormonları hakkında öğrendiklerimiz, cinsel kimliklerimize dair görüşlerimizi nasıl değiştirdi? Son araştırmalar ileri yaştaki erkek ve kadınların rağbet ettiği hormon takviye ve tedavileri hakkında ne diyor?

    Tıp yazarı Randi Hutter Epstein bu kitapta, ergenlikten cinselliğe, metabolizmadan davranışlara, ruh hallerinden uykuya ve bağışıklık sistemine kadar hayatımızın birçok kritik veçhesini yöneten hormonların tarihini inceliyor. Endokrinolojinin doğuşundan günümüze kadar uzanan heyecan verici bir hikâye bu.

    İçinde neler yok ki: hormonların yeni yeni keşfedildiği zamanlarda mezarlardan ceset çalarak salgı bezlerini inceleyen doktorlar; gençleştirme vaatlerine inanarak vazektomi yaptıran yaşlı erkekler; muğlak cinsel organlarla doğan ve ailelere danışılmaksızın ameliyat edilerek doktorlarca bir cinsiyet “dayatılan” bebekler; çocuklarının boyunu uzatabilmek için morglardan ve patoloji laboratuvarlarından yüzlerce hipofiz bezi toplamayı göze alan çaresiz ebeveynler; yılmadan çalışarak “imkânsızı” başaran biliminsanları; tıbbın gelişmesiyle birlikte nihayet ait olduklarını hissettikleri cinsiyete geçebilen insanlar…

    Hormonların tarihi aynı zamanda keşiflerin, yanlış adımların, azmin ve umudun da hikâyesidir, diyor Epstein. Hormonların Gücü, hem temel bilimi hem de onu şekillendiren insanları birlikte ele alarak, bizi biz yapan şeyin hikâyesini anlatıyor.

    296 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Florence Rochefort

    FEMİNİZMLER TARİHİ

    Çeviren: Özlem Altun

    Sel Yayıncılık

    Feminizmler Tarihi on sekizinci yüzyılda Batı’da gerçekleşen devrimler ve kitlesel hareketlerle adım adım gelişerek serpilip büyüyen ve son noktada gücünü küresel boyutta ilan eden feminizme can veren hareketleri dini siyasal ve kültürel odaklar üzerinden keşfe çıkıyor.

    Kadınların hak özgürlük ve eşitlik talepleriyle biçimlenen özgül deneyimleri kadar sömürge karşıtı hareketle siyahilerin mücadelesiyle seçme hakkı ve eşit ücret talebiyle dayanışma halinde dört bir yandan sürgün veren çeşitli feminizmlerin tarihsel mirası serimleniyor.

    Florence Rochefort öfkelerini tutkularını ve inançlarını yeniden şekillendirerek evlerden sokaklara şehir merkezlerine üniversitele re hayatın her alanında özgürleşmeye ve savaşmaya devam eden; patriyarkal emek sömürüsüne cinsiyetçi söylemlere ve önyargılara göz açtırmamaya kararlı kadınların müşterek hikâyesini anlatıyor.

    108 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Jane Austen

    EVLİLİK

    Çeviren: Berrak Göçer

    Can Yayınları

    Edebiyat tarihinin en sevilen romanlarına imza atan Jane Austen, dört kült romanından derlenen bu metinlerde, 19. yüzyıl İngiltere’sinde evliliğe neden bu denli önem atfedildiği sorusuna yanıtlar arıyor. İronik yaklaşımıyla, İngiliz toplumunun evlilik merakını, ailelerin, soyluların ve evlendirilmek istenen gençlerin bakışından evlilik “müessese”sini ele alıyor. Flörtler, entrikalar arasında dünyanın pek çok yerinde geleneklerin kadına biçtiği en iyi gelecek projesi “evlilik”le, kadınların aşklarını seçme hakkı arasındaki gerilimi mizah, zekâ ve sevecenlikle yansıtırken, bir yandan da genelde toplum doğrularıyla özelde ise sınıf farklılıkları ve kadının konumlanışıyla incelikli bir şekilde dalga geçen yazar, dönemin yaygın birçok geleneğini eleştirmekten de geri durmuyor.

     

    96 s.

    İstanbul 2020

     

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Paulina Flores

    NE REZALET

    Çeviren: Zeynep Çelikel

    Notos Kitap

    Şilili genç yazar Paulina Flores “Ne Rezalet” öyküsüyle Roberto Bolaño Öykü Ödülü’ne değer görüldü. Öykülerini topladığı aynı adlı kitabı Ne Rezalet’te aile, dostluk ve ten ilişkilerinden sarsıcı kesitler sunuyor. Doksanların Şili’sinden sosyal medya çağına uzanan bu dokuz öykü travmatik anılar, beklenmedik utançlar ve kabullenilmiş mutluluklarla örülü. İşsizlik ve geçim sıkıntıları, sıradanlık bunalımları, anne baba kompleksleri, tavsayan arkadaşlıklar, ters giden yakınlaşmalar, kötü kahramanlar… Flores’in kalemiyle eziklik hissi insan olmaya dair köklerini bularak ihtişam kazanıyor.

    “Paulina Flores karakterlerine kenardan eşlik ediyor, onları binbir açıdan mercek altına alıyor. Ama onları tüketmiyor, sınıflandırmalara sokmuyor, çünkü karakterlerinin ete kemiğe bürünmesini istiyor, buna ihtiyaç duyuyor. Ne Rezalet uyuşmazlıkların gelgitli ritmine hayat veren, yenik düşmekten çok yenilgileri paylaşma arzusunun önem kazandığı muhteşem bir kitap.”

    – Alejandro Zambra

    236 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

     

    Leonica Elena Mantu

    BİR HRİSTİYAN NASIL MÜSLÜMAN YAPILAMAZ?

    Emre Yayınları

     

    Bu kitabı yazdığım dönemde bir kişiden beni gerçekten yaralayacak bir söz duymuştum:

    “Yabancılar bu ülkede Müslüman oluyorlar, ancak nasıl olduklarını çok iyi biliyoruz. Müslümanlık ile hiçbir alakaları yok!..”

    Bizlerin mi Müslümanlık ile alakası yok?… Sizler doğmuş ve büyümüş olduğunuz bu coğrafyada doğuştan itibaren aileniz ve çevrenizden gelen bilgi ve yaşayışlar olarak bu duruma alışarak ilerliyorsunuz. Ancak bizler tamamen hayatımızı değiştirmek zorunda kalıyoruz.

    Doğru yapılmayan anlatımlar ve yaklaşımlar dine bakış açısını zorlaştırabilir.

    İşte bu gibi yanlışların yapılmaması için bu kitabı kaleme alıyor

     

    128 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ