Balyoz kumpası mağduruna tazminat şoku

Balyoz kumpası mağduruna tazminat şoku

İstinaf Mahkemesi, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Balyoz sanıklarından emekli Kurmay Albay Hasan Nurgören'e verdiği 800 bin TL'lik manevi tazminat davasına ilişkin kararını kaldırdı. İstinaf Mahkemesi, Nurgören'e 120 bin...

İstinaf Mahkemesi, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Balyoz sanıklarından emekli Kurmay Albay Hasan Nurgören'e verdiği 800 bin TL'lik manevi tazminat davasına ilişkin kararını kaldırdı. İstinaf Mahkemesi, Nurgören'e 120 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Balyoz davasından 14 Şubat 2011 tarihinde Balyoz davasından tutuklandıktan sonra 9 Ekim 2013 tarihinde tahliye olan Emekli Kurmay Albay Hasan Nurgören, beraat ettikten sonra İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak, İstanbul Muhakemat Müdürlüğü aleyhine 136 bin 175 lira maddi, 2 milyon lira da manevi tazminat davası açtı. Davaya bakan İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi, Nurgörün'in tazminat talebini 1 Kasım 2016 tarihli duruşmada karara bağladı.

Maddi kaybı olmadığı gerekçesi ile Nurgören'in 136 bin 175 liralık maddi tazminat talebini reddeden İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 milyon liralık manevi tazminat talebini de kısmen kabul etti. Davalı İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'nün davacı Nurgören'e 800 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmeden mahkeme, bu paraya, tutuklama tarihi olan 14 Şubat 2011 tarihinde itibaren yasal faiz işletilmesine karar verdi.


Taraflar bu kararı İstinaf Mahkemesi'ne taşıdı. İstinaf Mahkemesi, tarafların talebini duruşmalı karara bağlama kararı alarak bugüne duruşma günü verdi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nde bugün görülen duruşmaya, davacı Hasan Nurgören ve Avukatı İlkay Sezer katılırken, İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'ne temsilen kimse duruşmaya gelmedi.

Duruşmada söz alan Hasan Nurgörün, 2011 yılında Erzincan Muhabere Alay Komutanlığı'nda görevliyken tutuklandığını belirterek, "32 ay haksız yere tutuklu kaldım. Ben teğmenlikten itibaren sınıf birincisi olarak Kurmay Albaylığa kadar çıktım. Bu başarıdan dolayı alay komutanı olarak görevlendirildim. TSK'da alay komutanı olarak görev yapanların yüzde 100'e yakını generalliğe terfi eder. Eğer bu kumpas olmasaydı 2011 yılında generalliğe terfi edecektim. Ailece bu konuda mağdur olduk. Mağduriyetlerin maddi olarak telafi edilmesi mümkün değildir. Ben tahliye olduktan sonra tekrar göreve döndüm. 2 yıl çalıştım, ancak aradan süre de geçtiği için rütbe ve makam olarak bu mağduriyetlerin giderilemeyeceğini anladım. Sonra emekli oldum. Bu nedenle dilekçemiz doğrultusunda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ederim" dedi.

Müvekkili Nurgörün ile aynı dönemde orduda bulunduğunu söyleyen Avukat İlkay Sezer, "Kendisini 17 yaşından beri tanırım. Kendisi onuru, haysiyeti ve şerefi için orduda görev yapmış, çok başarılı olduğu için malum kumpaslar sonucu tutuklanmıştır. Şayet tutuklanmasaydı şu an tümgenerallik rütbesinde olacaktı. Dilekçemiz doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz" dedi.

Esas hakkındaki mütalaasını veren duruşma savcısı Osman Öztürk, yasal şartları oluşmadığı gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak bir tutarda da manevi tazminata hükmedilmesini talep etti.
Kısa bir ara veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi Başkanı Hasan Dicle, yerel mahkemece davacıya verilen 800 bin TL manevi tazminata ilişkin hükmü kaldırdıklarını açıkladı.

Yerel mahkemenin kararını kaldıran 19. Ceza Dairesi, zararı oluşmadığı gerekçesi ile davacının maddi tazminat talebini reddetti. 19. Ceza Dairesi oy birliği ile, davalı İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'nün davacıya 120 bin TL tazminat ödemesine hükmetti. 
Davaya ilişkin tutar 40 bin TL'nin altında olduğu için, tarafların bu kararı Yargıtay'a taşıma hakları bulunuyor.

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem