Cumhurbaşkanı’nın torununun kafasında votka şişesi kırdılar

Cumhurbaşkanı’nın torununun kafasında votka şişesi kırdılar

Orhan Kürşad’ın yanağında yedi dikiş, burnunda kesik oluştu, sol gözünün kılcal damarları patladı. İki arkadaşı da çeşitli yerlerinden yaralandı.Saldırı üzerine Kıbrıs’ta yayınlanan Afrika Gazetesi Yayın Yönetmeni...

Orhan Kürşad’ın yanağında yedi dikiş, burnunda kesik oluştu, sol gözünün kılcal damarları patladı. İki arkadaşı da çeşitli yerlerinden yaralandı.

Saldırı üzerine Kıbrıs’ta yayınlanan Afrika Gazetesi Yayın Yönetmeni Şener Levent ağır bir yazı kaleme aldı. “Garantörünüz köpek mi?'' başlıklı yazısında Şener Levent, Orhan Kürşad’ın başında votka şişesi kırıldığını belirtti.

''HARP ÇIKARDI HERHALDE’

İşte o yazı:

Rauf Denktaş’ın sevgili torunu güneyde böyle bir saldırıya uğramış olsaydı, ne olurdu kim bilir…
Harp çıkardı herhalde…
Meşhur koromuz Rumların ağzından girer, burnundan çıkardı…
Demediğini bırakmazdı…
“Rumlarla asla birlikte yaşayamayız'' nakaratına bal sürülürdü…
Ama Orhan arkadaşlarıyla birlikte güneyde değil, kuzeyde saldırıya uğradı…
Lefkoşa’nın orta yerinde…
Arasta’da…
Çok feci şekilde dövüldü…
Yüzünde şişe kırıldı…
Yere düşünce başı tekmelendi…
Yüzüne dikiş attı doktorlar…
Ölümden döndü…
Dedesi Rauf Denktaş,
-Giden Türk, gelen Türk, demişti…
Bunu yapanlar giden Türkler değildi…
Gelen Türkler…
Bu saldırı güneyde yapılmış olsaydı, güvenlik ve garanti nağmeleri de tavan yapardı…
Ve müzakere masasına kadar taşınırdı…
Türk askeri olmazsa kendinizi güvenlikte saymazsınız baylar değil mi?
Rum sizi döverse Türk askeri sizi kurtaracak!
Ya kuzeyde kim kurtaracak yüzünüzde şişe kıranlardan?
Bakışınızı beğenmedi diye sizi hastanelik edecek olanlardan…
Trafikte kırmızı ışıkta durdunuz diye kafası kızanlardan…
Kim kurtaracak sizi?
***
Bakın, bunu yapan Rumlar değil diye çıt çıkmıyor kimseden…
Biz bunlarla birlikte yaşayamayız diyen yok…
Bunlara karşı da garantörlük isteriz diyen hiç yok…
İşte Türk askeri burada…
Hem de kırk bin kişilik bir ordu…
Ama yine de güvenlikte hissetmiyorsunuz kendinizi değil mi?
Bunun için çok sıcak yaz gecelerinde bile ne kadar bunalsanız da pencerelerinizi açamıyorsunuz…
Pencereniz açık uyuyamıyorsunuz…
Kapınıza çifte kilit…
Bir de sürgü…
Surlariçinden arabanızla geçerken bile camlarınızı kapatıyorsunuz…
Güvenliğinizin olmadığının farkındasınız siz de…
Türk Türke yaşıyoruz burada…
Aramızda Rum yok…
Ama siz güvenlikte değilsiniz…
Rauf Denktaş ne demişti bir zamanlar:
-Herkes evine bir köpek alsın!
Demek güvenlik için Türk askerinin yeterli olmadığını anlamıştı o da…
Polis de yetersizdi, asker de…
Bunun için köpek lazımdı…
Garantörümüz köpek!
Can güvenliğimizin biricik bekçisi!
***
Kıbrıslı milliyetçiliği der bu yazdıklarımıza bazıları…
Irkçılık yapıyorsunuz der…
Ne ırkçılığı, ne milliyetçiliği…
Kriminal olaylarımızın 1974’ten sonra neden bu kadar tırmandığını anlatın o halde bana…
Bir zamanlar burada normal bir cezaevimiz bile yoktu…
Karakoldaki hücreler yeter de artardı bile…
Şimdilerde ise üçyüz kişilik cezaevine kimseyi sığdıramıyoruz…
Yeni cezaevi yapıyoruz…
Gidin sayın bakalım, cezaevimizde kaç Kıbrıslıtürk ve kaç dıştan gelen var…
“Kıbrıslı milliyetçiliği'' gibi yakıştırmalarla bu gerçeğin üstünü örtemezsiniz…
***
Ah zavallı toplum ah…
Hep güneyden gelecek tehlikeyi hesaplıyor da kuzeyden gelen tehlikeye hiç bakmıyor…
Üstelik bu tehlike gittikçe büyüyor…
“Ya Allah bismillah, Allahü ekber'' nidalarıyla büyüyor…
Bugüne kadar yaşadıklarımızın beş beterini yaşayacağız daha…
Göbekten bağlı olduğumuz Türkiye karanlıklara doğru yol alırken, biz aydınlıkta mı kalacağız sanırsınız?
Bunca nüfus boşuna mı taşındı?
Bunca cami boşuna mı yapıldı?
Bilimi söküp atan ve yerine dini koyanlardan kimseye hayır gelmedi bugüne kadar da bize mi hayır gelecek?
***
Nerdesiniz efendiler…
Milli liderinizin torunu böyle bir saldırıya uğradı da hiç mi sesiniz çıkmaz?
Bu suskunluk ne?
Siz yalnız Ruma karşı mı ses çıkarmayı bilirsiniz?
Türk Türke yaparsa mübah…
Rum Türke yaparsa günah…
Öyle mi?
Ruma karşı garantör mü istersiniz?
Ya sizi gelen Türklerden kim koruyacak?
Köpek mi?
Eğer emniyetteyseniz, o halde o sıcak yaz gecelerinde bile neden sürgülersiniz kapınızı?
Neden kapatırsınız pencerelerinizi…
Garantörünüz köpekler mi?

Önceki ve Sonraki Haberler
Dünya