Danıştay Başkanı Zeki Yiğit: Benzer davalarda farklı kararlar verilmesi yargıya güveni azaltmakta

Danıştay Başkanı Zeki Yiğit: Benzer davalarda farklı kararlar verilmesi yargıya güveni azaltmakta

"Benzer davalarda farklı yargı kararları verilmesi, yargıya olan güveni azaltmakta, hukuki güvenlik ilkesini zedelemekte, toplumsal yaşamda belirsizlik ve eşitsizlik oluşturmaktadır.''

Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Erzurum'da düzenlenen 'Bölge İdare Mahkemeleri İçtihat Paylaşımı ve Değerlendirme Toplantısı'nda  "Benzer davalarda farklı yargı kararları verilmesi, yargıya olan güveni azaltmakta, hukuki güvenlik ilkesini zedelemekte, toplumsal yaşamda belirsizlik ve eşitsizlik oluşturmaktadır" dedi.

Danıştay ile Bölge İdare Mahkemeleri arasında iletişim ve iş birliğinin güçlendirilmesi, Danıştay içtihatlarının bilinirliğinin sağlanması, farklı bölge idare mahkemeleri arasındaki olası içtihat farklılıklarının azaltılması ve söz konusu mahkemelerdeki ihtisaslaşmada etkinlik ve verimliliğin sağlanması amacıyla Erzurum'da toplantı düzenlendi. Palandöken Kayak Merkezi'ndeki bir otelde düzenlenen toplantıya Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Danıştay Genel Sekreteri Kemal Açıkgöz, Danıştay 9'uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, 10'uncu Daire Başkanı Yılmaz Akçil, Danıştay üyeleri ile tetkik hakimleri; Adana, Ankara, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Konya, Samsun Bölge İdare Mahkemeleri'nde görevli daire başkanları katıldı.

"Danıştay ile bölge idare mahkemeleri arasında hukuki yorum farkından kaynaklanan içtihat farklılıklarının ortaya çıktığı bir gerçek"

'Bölge İdare Mahkemeleri İçtihat Paylaşımı ve Değerlendirme Toplantısı’nın yanı sıra 'Tam Yargı Davaları' ile 'Damga Vergisi ve Harçlar Kanunu'ndan Doğan Uyuşmazlıklar' konularında sunum, istişare ve değerlendirmeler yapılacak toplantının açılışına katılan Danıştay Başkanı Yiğit, Türk yargısı açısından en önemli reformlardan biri olan 3 dereceli yargılama sistemine geçişin istinaf mahkemelerinin 20 Temmuz 2016’da faaliyete geçmesiyle gerçekleştiğini söyledi. Aradan geçen 6 yıllık sürenin, istinaf mahkemelerinin ve istinaf kanun yolunun olumlu ve olumsuz yönlerinin, eksikliklerinin ve ihtiyaçlarının değerlendirilmesi bakımından yeterli bir süre olduğunu belirten Yiğit, şöyle devam etti:

"İstinaf mahkemelerinin, yargılamanın makul sürede tamamlanması ve adil yargılanma hakkının gerçekleşmesi hedeflerine ulaşılmasına katkı sağladığı açıktır. Böylece, etkin yargılama ve adalete hızlı erişim hususunda toplumsal beklentinin karşılanması yolunda önemli mesafe kat edilmiştir. Öte yandan, üç dereceli yargı sistemimizde, kimi kararların istinaf aşamasında, kimi kararların temyiz aşamasında kesinleşmesi, ülke genelinde birden çok bölge idare mahkemesinin bulunması gibi sebeplerle Danıştay ile bölge idare mahkemeleri arasında ve bölge idare mahkemelerinin kendi aralarında hukuki yorum farkından kaynaklanan içtihat farklılıklarının da ortaya çıktığı bir gerçektir. Benzer davalarda farklı yargı kararları verilmesi, yargıya olan güveni azaltmakta, hukuki güvenlik ilkesini zedelemekte, toplumsal yaşamda belirsizlik ve eşitsizlik oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre; yeterli gerekçeyle desteklenmeyen içtihat farklılıkların bulunması hukuki güvenlik ve adil yargılanma hakları bağlamında hak ihlali teşkil edebilmektedir."

Hukuki güvenlik ve adil yargılanma hakları, dolayısıyla da hukuk devleti ilkesi bağlamında ciddi bir sorun teşkil eden içtihat aykırılıklarını önleyici yöntemlerin geliştirilmesi, içtihat birliğinin ve istikrarının korunması o yargı düzeninin başındaki yüksek mahkemenin başlıca görevi olduğunu kaydeden Yiğit, "Anayasamızın 155'inci maddesine göre Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Danıştay’ın, son inceleme mercii olmasının tabii sonucu olarak, tüm idari yargı mercileri arasındaki içtihat birliğinin sağlanması görevi bulunduğu da açıktır. İçtihat aykırılıklarına karşı geliştirilen yöntemler; önleyici yöntemler ve giderici yöntemler olarak ikiye ayrılabilir. Önleyici yöntemler, içtihat aykırılıklarının ortaya çıkmasını engelleme amacı güderken, giderici yöntemler; aykırılıkların doğmasından sonra ortadan kaldırılması amacını gütmektedir. Hukuk düzenimizde, içtihat aykırılıklarının giderilmesi amacına matuf olarak Danıştay’a bazı görevlerin verildiği ve hukuki müesseselerin geliştirildiği görülmektedir. İçtihatların birleştirilmesi müessesesi, Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu'nun içtihat aykırılığının giderilmesi için Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarına başvuru yapması bunların en önemlileridir. Diğer yandan, içtihat aykırılıklarının doğmasını önleyici yöntemler mevzuatımızda yer almamaktadır. Bu eksikliğin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla Danıştay içtüzüğünde değişiklik yapılarak, içtihat aykırılıklarının önlenmesi için daire ve kurullar ile bölge idare mahkemeleri arasında düzenli değerlendirme toplantıları yapılmasını temin etmek Danıştay’ın görevleri arasında sayılmıştır. İçtihat aykırılıklarının, genel olarak hukuki yorum farklılığı niteliğinde olduğu dikkate alındığında hukuki yorum yetkisine sahip yargı mensuplarının ve yargı organlarının bir araya gelmeleri, aralarında iletişim ve iş birliğinin artırılması, karşılıklı olarak içtihatların paylaşılması ve değerlendirilmesi ve Danıştay içtihatlarının tüm idari yargı mensupları tarafından bilinirliğinin sağlanmasının içtihat aykırılıklarının önlenmesi için etkili bir yöntem olduğunu düşünmekteyiz. Nitekim, aynı amaca matuf olarak, insan hakları eylem planında da istinaf kanun yolunda, aynı konulardaki karar farklılıklarını gidermek amacıyla yüksek mahkemelerin ilgili dairelerinin de katılımıyla düzenli toplantılar yapılması öngörülmüştür."

Erzurum'da 22 Mayıs'a kadar yapılacak toplantılarda, tam yargı davaları ile damga vergisi mevzuatı ve harçlar mevzuatı kapsamındaki içtihat aykırılıklarının ele alınmasının planlandığını belirten Yiğit, "Tam yargı davalarının çözümlenmesinde mevzuattan ziyade yargı içtihatlarının belirleyici olduğu, hızla değişen ve gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin yeni uyuşmazlıklar doğurması nedeniyle damga vergisi ve harçlarla ilgili uyuşmazlıkların da hızla değiştiği ve farklılaştığı gözetildiğinde bu konulardaki içtihat aykırılıklarının önlenmesi önemli hale gelmiştir. Her bir toplantı için öncelikle, Danıştay'ın ilgili dairelerinin ve bölge idare mahkemelerinin görüşleri alınarak içtihat birliğinin sağlanması açısından sorun teşkil ettiği görülen veya ileride sorun teşkil edebileceği öngörülen hususlar tespit edilmiştir. Bu hususlar, Danıştay'ın ilgili dairelerinin başkan ve üyeleri ile bölge idare mahkemeleri bünyesindeki ilgili tüm daire başkanlarının ve üyelerinin katılımı ile 2 ayrı çalışma grubunda ele alınacak ve değerlendirilecektir. İlgili tüm idari yargı mercii ve mensuplarının katılımıyla yapılacak bu toplantıların içtihat aykırılıklarının giderilmesi bakımından iyi bir istişare zemini teşkil etmesini ummaktayız" diye konuştu.

Erzurum Valisi Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen ve Erzurum Bölge İdaresi Mahkemesi Başkanı Fuat Küçük'ün de konuştuğu toplantı daha sonra basına kapalı devam etti. 

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika