Darbeler kıyaslaması

Darbeler kıyaslaması

Prof.Dr.Coşkun ÖzdemirNagehan Alçı, Cem Küçük gibi iktidar yandaşları benzer bir taktikle tartışmayı bugünün karanlığından gerilere darbeler ortamına çekiyorlar. Bugün utanmazca yapılanları, 330 akademisyenin üniversiteden...

Prof.Dr.Coşkun Özdemir

Nagehan Alçı, Cem Küçük gibi iktidar yandaşları benzer bir taktikle tartışmayı bugünün karanlığından gerilere darbeler ortamına çekiyorlar. Bugün utanmazca yapılanları, 330 akademisyenin üniversiteden ihracını savunacak yüzleri yok. Gelsin darbeler. Ama asker olmayanların sivillerin politikacıların darbelerini görmezden geliyorlar. 27 mayısı kötüleyip Madanoğlu'nu yerden yere vuruken DP'nin ve  Adnan Menderes'in memleketi vicdansızca bölen politikalarını, Vatan Cephesi adiliğini ihmal ediyorlar.

27 mayısla yıkılan bu iktidar demokrasiye daha başlarken en ağır darbeyi vurmuştur. Bu yüzden darbeleri hiçbir zaman onaylamayan yurtseverler ordunun darbesini Demokrat Parti iktidarının darbesine tercih etmiştir. Bu darbenin ardından hiçbir iktidar halka emeğe çağdaşlığa değer veren öncelik veren bir politika izlememiş, hiç birisi Atatürk'ün akıl ve bilim mirasına sadık kalmamıştır.

Halkın yeterli bir eğitim görmesi aydınlanması, birey olabilmesi bilinçlenmesi kasıtlı bir şekilde engellenmiştir. İktidarı daima sağcı, karşıdevrimci iktidarların kazanmasının açıklaması budur. 15 yıldan beri iktidarda bulunan AKP, kendisinden önceki hiçbir iktidarla kıyaslanmayacak sayısız darbenin sorumlusu ve uygulayıcısıdır.

Yargıya ve eğitime vurulan darbe korkunçtur. Adeta ortaçağa dönüş gibidir. Yandaşlar ısrarla cumhuriyeti yok etmek hedefini dile getirmekte, parantezi kapatmak, ilan arasına son vermekten söz etmektedirler. Hatta first lady "90 yıllık enkazı kaldırdıklarını" açıkça ifade etmektedir.

Üniversitelerimizde her türlü müziği günah sayan, örtünmeyen kadınların fuhuşu davet ettiğini ileri süren profesörler AKP iktidarında ortaya çıkmıştır.

İnanılmaz bir olay saray sofrasında oturan bir konuk tarihçi "Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı, saltanat ve hilafet devam ederdi" diyebilmiş ve hiçbir tepki ve kınamaya maruz kalmamıştır.

Özetle 1923'de kurulan cumhuriyetimize bütün dünyada ilgi ve takdirle anılan devrimlerimize iktidarlar, politikacılar, ağalar, tarikatlar, feodalite tarafından sayısız darbe vurulmuş neredeyse cumhuriyetin yıkılması ve karşı devrimciler tarafından bunun kutlanacağı günler yaklaşmıştır.

Cumhurbaşkanı cumhuriyetimizi geriye götürmek isteyenler karşılarında beni bulurlar demektedir ama bu iktidar Feto ihanetini anlamak şöyle dursun onun la işbirliği yapmış ve bu iktidarın hazırladığı ortamda yüzbinlerce Fetocu yetişmiş ve bir darbeye cüret etmiştir.

Nagehan hanım, Cem bey ve benzeri yandaş yazar ve düşünürler şu yakın tarihimizi güvenilir kalemini satmamış hümanist yurtsever insanları okuyarak öğrenmelidirler. Darbe darbe diye tutturmak karşı devrim ihanetlerini ortadan kaldırmaz. Çok sayıdaki yurtsever yazarlardan 90 yaşını aşmış iki bilge insan tavsiye edeceğim size. Lütfen aydınlanmak için onları okuyun. Doğan Kuban ve Hıfzı Topuz. Eğer iyi niyetli iseniz emin olun doğru düşünmeye başlayacaksınız.

ABC Kritik