• Kadın cinayetleri

    Şilili kadınlar harikaydı. Büyük bir uyum içinde ve olaysız,bir engelle karşılaşmadan muhteşem bir gösteri yaptılar. Sanırım bütün dünyanın barışçı insanları onları hayranlıkla izlemiştir. Bu gösteride bir yıl içinde 41 kadının öldürüldüğünü öğrendik. Düşünün buna karşılık bizdeki sayı 409’dur. Bizim kadınlarımız da benzer bir gösteri yapmak istediler ama polis şiddeti ile karşılaştılar. Ne kadar kolay öldürüyor bizim erkeklerimiz. Öldürmek için birkaç bıçak yeterli iken 28 bıçak saplıyorlar. Döverek öldürenler var. Sigara tüketiminde ve cep telefonu kullanımında dünya birincileri arasında yer alıyoruz. Ama kadın cinayetlerinde bence rakibimiz yok. Son yıllardaki artış %1400’e varmış. Geçimsizlik anlaşmazlık var kuşkusuz. Ama bir anlayış, bir hoş görü yok bizim erkeklerimizde. Kadını istediği gibi kullanabileceği malı zannediyor. Bakın sevgili okuyucular geri kalmış bir ülkeyiz. Çağdaşlığı yakalayamadık. Ne kadar çok yolsuzluk, ne kadar çok suç işleyen var bu ülkede. Çocuklara cinsel tacizler 250 ton kaçak içki yapanlar, define arıyoruz diye zemini kültür varlıkları ile birlikte tahrip edenler ve daha neler. Ben hayli psikoloji, psikiyatri, psikopatoloji okumuş bir hekim olarak şunu söylemeye cüret ediyorum: Bizim ülkemizde suç işleyen ve yıllarca hapiste yatanların küçümsenemeyecek bir bölümü bu hasta, bu iyice sağlıksız toplumun kurbanlarıdırlar. Bakın bu ülkenin iyi düşünen sorumluluk duygusu taşıyan insanları neler söylüyor, neler yazıyor? Onlardan bazı alıntılar yapacağım…

    Korkunç bir ülkede yaşıyoruz. Şeytana pabucunu ters giydiren şahane bir ülke. İnsanı deli divane eden, kahreden, çılgına çeviren, şaşkına döndüren, hayattan bezdiren, zıvanadan çıkaran, isyan ettiren bir ülke” (Zeynep Oral)

    Bu denli şiddetin sıradanlaştığı,eşitsizliğin derinleştiği ve kanıksandığı bir ortamda bir şey yapmak zorundayız… İnsani ve vicdani sorumluluğumuz bunu gerektiriyor. Alper Taşdelen (Çankaya Belediye Bş.)

    Dünya nimetlerinden bir diğerine göre daha büyük pay almak uğruna mütemadiyen birbiri ile savaşan ahlak yoksunu bir insanlığın parçasıyız. (Mine Söğüt)

    Kör cehalet demokratik aydınlanmacı bir eğitime izin vermez. (E.Kongar)

    Türkiye’deki din anlayışı yukarıda sözünü ettiğim mektupta yazıldığı gibi darül harp ve cihat’a yer verir. Bu da aydınlanmadan insan haklarından yoksun bırakılmış milyonlar için tehlikeli bir zihniyettir. Bu zihniyetle barışa ve hümanizme varılamaz. Sayın Cumhurbaşkanı İslam bize değil biz islama uyacağız buyuruyor. Bu ifade laikliğe aykırıdır ve eğitim yoksunu toplumda bu çeşit İslami duyarlık geliştikçe tehlike artacaktır.

    Bu ülkede 4 milyon insan işsiz,bin lira altında emekli maaşı alan emekliler var.3.5 milyon insanımız elektrik faturasını ödeyemiyor, milyonlarca haciz dosyası.Binlerce öğretmen maaşını alamıyor.Utanç verici şeyler bunlar 5 milyon Suriyeli ülkenin demografik yapısını değiştirip, 56 milyar dolara mal oluyor.Böyle bir ülkeyi yönetenler ise ümmet ve Osmanlı rüyası görüyor. Suç ortakları da yeni parti kuruyor..Anlayan bilenlerin intihar olarak nitelendirdiği İstanbul Kanalı açmak sevdasındalar.Yurtseverlere büyük çok büyük sorumluluk düşüyor.