'Kontrollü Kaos' mümkün mü?

'Kontrollü Kaos' mümkün mü?

Berk YükselÖncelikle kaostan başlayalım; “Khaos’tu hepsinden önce var olan...'' diye başlar anlatılar.Kaos, kargaşa ya da düzensizlik durumu kısaca... Yunan mitolojisinde ilk tanrı olan Khaos, Düzen'den ya da öteki adıyla Evren'den...

Berk Yüksel

Öncelikle kaostan başlayalım; “Khaos’tu hepsinden önce var olan...'' diye başlar anlatılar.

Kaos, kargaşa ya da düzensizlik durumu kısaca... Yunan mitolojisinde ilk tanrı olan Khaos, Düzen'den ya da öteki adıyla Evren'den önce gelmiştir. Platon şöyle yazar: “Khaos'u yaratan ve babası olan İlk Tanrı Kronos, var olan şeyleri düzene koymuş, onlara biçim vermiş, ama onları yaratmamıştır.'' Sonra da Khaos Toprak Ana-Gaia ve Erebus'u yarattır ve yaratım silsilesi devam eder gider...

Peki, ya “Ordo Ab Chao''?

Kaostan düzen çıkarmak kolay iş değildir. Hemen akla “Ordo Ab Chao'' Latince mottosu gelebilir. Lakin burada anlatılmak istenen çok farklıdır. Evrenin ahenginde bizlerin kaos olarak gördüğü şeylerde bile aslında bir denge ve düzen vardır diye açıklanabilir. Hayat da düzensizlikten gelen bir düzenle var olmuştur.

Toplumsal düzeni şahsi menfaatler uğruna manipüle edip, bu noktada bir kaos yaratıp, bunu kontrollü bir biçimde başararak nemalanmayı beklemek ise günümüzde adeta ateş ile oynamaktır...

Kontrollü Kaos da Ne?

''Controlled Chaos’ son yılların siyasi literatürüne, Steven Mann tarafından getirilmiş bir kavramdır. “''Kontrollü Kaos’ bir ülkede yaratılan kaos ortamının bir biçimde yok edilmesi sonucu iktidarı ele geçirmesi ya da var olan iktidarını sağlamlaştırması olarak tanımlanabilir.'' Halkın anlayacağı biçimde şöyle de açıklanabilir: Kaos ortamı yarat, insanları bezdir, ölümü onlara göster, sıtmaya razı et ve sonra istediğin düzeni rahatça kur...

Kontrollü kaos kutuplaştırma ile yapılır. Bir ülkede kutuplar iyice ayrıştı ise; söylemler keskinleşiyorsa bunun sonu hiç de hayırlı olmayacaktır. Faşizmin ayak sesleri “Görüşünü açıkla, kimdensin?'' nidaları ile duyulur.

Egemen yapılar geniş kitleyi oradan oraya sürüklediği için nispeten daha azınlık olan yetkin yapının sinirlenip, vurup kırmasını, sokaklara dökülmesini dört gözle bekler. Geçmişteki benzer olaylar tekrar olsun diye adeta dua eder.

Amaç, kendi aralarında birbirlerini yerlerken, yeni bir ortak düşman yaratmak ya da sittin senedir düşman gösterdiklerini yine pişirip onlara sunmaktır. Böylece saflar yine sıklaşacak, mantık rafa kalkacak ve basit aidiyetler ve kör inanç her yönü kaplayacaktır. Bundan nemalanan egemen güçler ise ellerini ovuşturarak izleyeceklerdir. Eğer sonuçlardan memnun değilsen kutuplaştırmak istersin...

Şamar Oğlanı Merkez Medya

Egemen yapılar bir ülkede nefes aldırmayacak baskılar yapıyorlarsa, zaman içersinde merkez medya denen yapı “Tırışka Medya'' haline gelir. Şamar oğlanı olur. Önüne gelenin, canı sıkılanın iki tane şaplak attığı, kimseye yaranamayan karaktersiz, pis bir yapı haline gelir. Omurgasızlık genel olur, haber niteliği taşıyan şeyler gizlenir, otosansür zirve yapar ve rezillikler diz boyu olur. Yayın ilkesi falan bu durumda hakgetiredir.

Her devrin adamı merkez medya kendi duruşundaki saçmalığı gayet bilir ancak eli kolu bağlıdır. Sadece gazetecilik yapmadıkları için boyunları öne eğik, el pençe divan dururlar. Korku onlar için dağları her daim bekler...

Kontrolü Mümkün müdür?

Kontrollü Kaos’u bir topluma uygulamak için egemenlerin gözünün dönmesi gereklidir. Geri kalmış, gelişmemiş ülkelerde, kitleleri bu şekilde birbirine düşman etmek Pandora’nın kutusunu açmaktır ve bu sefer ilk “umut'' kutudan çıkıp terk-i diyar edecektir. Sonuçları vahim olacak olan bu stratejiyi ancak aklını tamamen kaybetmiş ve duvara toslamaya ramak kalmış yapılar tercih edecektir.

Safları sıklaştırmak için yalan en önemli araç olarak kullanılır. Medya gücünü elinde vahşice bulunduran yapılar giderek daha aykırı ve uç bir dille bir diğeri gördüğüne abanır. Amaç tektir, saflar sıklaşsın. Yeni toplumsal olaylar yaratma düşüncesi ve isteği bile vardır. İç savaş tehditleri, suikast söylemleri bulunabilecek her türlü argüman itina ile kullanılır.

Toplumsal yapısı sağlam ülkelerde bu oyun belki fazla zarar vermeden atlatılabilecekken, çalı çırpılardan oluşan ülkelerde kontrollü kaos imkansızdır. Yakılan ateş dört bir yanı saracak ve herkesi içine alacaktır...

Tarih boyunca bazı yöneticiler bu yöntemi kullanmışlardır. Temel olarak iki yöntem dile getirilir: İlki “Çobanı devre dışı bırak, sürü dağılır''; ikincisi ise: “Kendi kaosunu yarat''.

Kaos Yönetilebilir mi?

Gelişmemiş ülkelerde kaosu yönetememe ihtimalin çok yüksektir. Kaosu yaratmak kolay, yönetmek ise zordur. Kaosun kendisi yapı olarak pek de öngörülebilir değildir. Kaos, determinist bir süreçtir. Determinizmi (Belirlenimcilik) kısaca “evrende bir düzen vardır ve nedenler-sonuçlar bu düzen içerisinde işler'' şeklinde açılayabiliriz. Aşırı hassas olan bu kaos yönetimini kontrol edeyim derken daha büyük bir kaosa sürüklenmek içten bile değildir.

Endişeyle, büyük bir korkuya kapılırsa hegemon yapılar; ancak bu durumda elinde tuttuğu gücü kaybetmemek adına vahşileşip her şeyi yapabilir. İşte bu noktada “Kontrollü bir kaos planı'' azgınlaşmış güççe masanın üzerine gelebilir ve kontrol edilebilir bir kaos istenir...

Tehlike Var mı?

Bu çağda gelişmiş hiçbir ülkede kontrol edilebilir bir kaosun yaratılma lüksü yoktur. Zira artık kontrol edilemeyecektir. Denenebilir, lakin toplumlar da bir öğrenme sürecinden geçtikleri için oyun masası daha kurulmadan oyun bozulur.

Peki, denenebilir mi? Kendini herkesten daha akıllı zanneden bir yapı varsa denenebilir. Korkutma, yıldırma aslında bir sonun da habercisidir. Susturmak, toplumun üzerine abanmak hegemon yapıların miadlarını doldurduklarının en temel belirtisidir.

Kontrollü kaostan ekmek yiyenlere artık ekmek mekmek yoktur...

Harç bitmiştir yapı paydostur...

Kutuplaştırma oyunları kutsallar, aidiyetler üzerinden oynansa da;

El açılmış, kartlar masaya çoktan dökülmüştür...

Aynı teraneler ile aynı sonuçları defalarca beklemek, insanların aklına hakaret etmek demektir...

Kontrollü kaosu hala arzulayanlar varsa dünyada; ya yol yakınken vazgeçeceklerdir...

Ya da mankafalarsa şanslarını deneyip kaosun içinde eriyip gideceklerdir...

Önceki ve Sonraki Haberler
ABC Kritik