Murat Ağırel yazdı: Bu paraları gariban vatandaş ödeyecek

Murat Ağırel yazdı: Bu paraları gariban vatandaş ödeyecek

''Sayıştay'ın raporlarını okudukça sunulan bilgiler karşısında şaşırıyorum''

Kamunun parasının nereye, nasıl harcandığının peşindeyim biliyorsunuz.

Bu bazen bir belediye, bazen bakanlık oluyor.

Şimdi ise günlerdir kamu bankalarına çalışıyorum.

Sayıştay'ın raporlarını okudukça sunulan bilgiler karşısında şaşırıyorum.

O kadar büyük paralar o kadar kolay dağıtılıyor ki gazeteciliği geçtim, normal bir vatandaş olarak benim aklım almıyor.

Sahte belgelerle çekilen krediler, suç duyuruları ve bunun karşılığında Hazine'nin yüklendiği ödenmeyen paralar milyarlarca lira.

Anlatayım…

Vakıfbank mesela…

2019 yılında 270 milyar TL gerçekleşen nakdi krediler, 2020 yılında 414,4 milyara yükselmiş. Teminat karşılığında verilen gayri nakdi krediler ise 101,2 milyar TL olarak gerçekleşmiş.

Buna karşılık bankanın takibe düşen kredileri, bir önceki yıla göre yüzde 9,09 oranında artmış. Bu kredilerin 36,4 milyar TL olarak gerçekleştiği rapora yansımış.

Yakın izlemedeki kredilerin yaklaşık yüzde 95,9'u da kurumsal, ticari ve KOBİ kredilerinden oluşan ticari kredilere ait tutarlar.

KOBİ'ler demişken… Kredi Garanti Fonu'nu duydunuz. Kısa adı KGF. KOBİ'lere destek vermek, yatırımlarının ve işletmelerinin finansmanında banka kredisi kullanmalarını mümkün hale getirmek için kefalet sağlamak amacıyla kurulmuş.

Bankalar, KGF ile protokol imzalıyor ve bu kapsamda kredi kullandırıyor. Bir nevi devlet kefil oluyor. Vakıfbank bu kapsamda krediler dağıtmış. Kredi kullanıp takibe düşen firmalar olmuş. Tabii bunun için KGF'nin kapısını çalmış. Sen kefil oldun ver parayı diye.

KGF incelemiş tabii bunları. 65 firmaya kullandırılan 66.4 milyon TL tutarındaki krediyi ödemiyor diyerek reddetmiş. Bu firmaların kullanmış olduğu kredilerin karşılığı olarak bir kısmının maddi teminatı bulunmakta ama büyük bir çoğunluğunda maddi teminat yok.

KGF bunun sebebini de açıklamış. Neler yok ki…

- SGK borç bildirimi yazısı ve temin edilen evrakların eksik ve sahte olması,

- Firmadan alınan vergi borcu olmadığına ilişkin belgenin kredi verilmeden önceki 90 günlük süreyi kapsamaması,

- Kredi verilme tarihinde vergi ve/veya SGK prim borcunun bulunması,

- Kefalet süresi içinde tazmin talebinde bulunulmaması,

Şuraya geleceğim… Bankaya gittiniz, size kredi verirler mi? Düşük maaşınız ya da üzerinize mal bulunmadığı gerekçesiyle ödemeyeceğinizi düşünerek sürekli ret kararı alırsınız. Ama milyonlarca liralık kredi istediğinizde sahte belge ve SGK borç bildirimleri yapar bir de üzerine eksik evrak götürseniz bile size hemen parayı çıkartırlar!

Devam edelim…

Sayıştay raporundan öğreniyoruz ki ortaya çıkan sahte evrak ve raporlardan sonra, banka iç denetim birimince söz konusu kredilere ilişkin inceleme yapılmış. Apar topar ilgili firmalar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ama para çoktan gitmiş tabii.

Bakın 2020 yıl sonu itibarıyla, çeşitli tarihlerde KGF kefaletiyle kullandırılan ve takibe düşen 3 bin 792 müşteri var. Bunlardan yukarıda belirtildiği üzere 65 firmaya kullandırılmış 66.4 milyon TL kredinin, 60.2 milyon TL'lik kısmının tazmin talebi reddedilmiş.

Peki, kabul edilen kısım ne kadar dersiniz?

2 bin 537 müşteriye kullandırılmış 1.5 milyar TL kredinin kefalet oranına göre 1.2 milyar TL'lik kısmının tazmin talebi kabul edilmiş. Daha 990 milyon TL'lik kısmının tazmin süreci ise devam ediyor.

KGF kredileri 2020 yılında bir önceki yıla göre 45.5 milyar TL artarak 63.5 milyar TL tutarına ulaşmış. Ve büyük bir kısmında maddi teminat bulunmadığına dikkat çekilmiş.

Bitmedi…

Bir kamu bankasında "İvme Finansman Paketi" diye bir şey var. Banka çıkardığı genelge ile yerli üretim yapma imkânı bulunan ve yüksek ihracat potansiyeli bulunan ürün ve sektörlerin desteklenmesi için kredi dağıtmış. Görünür amaç ithalat bağımlılığını azaltmak ve istihdam artışına imkân sağlamak.

Kredi paketi yürürlükte olduğu süre içerisinde 2 bin 536 müşteriye toplam 13.2 milyar TL kredi kullandırılmış.

Verilen krediler de genellikle üretimde kullanılacak makinelere yönelik gerçekleşmiş. Fakat Sayıştay bakın rapora ne yazmış:

"İlgili düzenlemede yerli muadili bulunmayan makineler için firmaların bu durumu teşvik edeceğini belirtmesine rağmen yapılan incelemede kanıtlayıcı belgelerin müşterinin beyanından ibaret olduğu görülmüştür."

Amiyane tabirle bankaya gidip sadece "benim fabrikam var makine almak istiyorum" diyene kredi vermişler, hem de toplamda 13.2 milyar lira…

Yandı gülüm keten helva.

Bu kadar rakamı vermemin bir sebebi var.

Bu paraları ben, sen, esnaf, bakkal, işçi, memur vatandaş ödeyecek demek.

Nuri Bilge Ceylan'ın dediğini biraz değiştirelim: Ah benim yalnız ve güzel ülkemin gariban vatandaşı…

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem