Onur Yürüyüşü'nde gözaltına alınan 373 kişi şiddete maruz kaldıklarını söyledi

Onur Yürüyüşü'nde gözaltına alınan 373 kişi şiddete maruz kaldıklarını söyledi

18 yaş altı çocukların da olduğu 373 kişi işkence ve kötü muamele ile gözaltına alındı

İstanbul Beyoğlu'nda hafta sonu yapılan Onur Yürüyüşü'nde 373 kişi gözaltına alındı, gözaltına alınanlar şiddete maruz kaldıklarını anlattı.

Onur Haftası kapsamında Pazar günü İstanbul Beyoğlu'nda yapılan Onur Yürüyüşü'nde yüzlerce kişi gözaltına alındı. Eylemi takip eden gazeteciler ile gözaltılar için emniyete giden avukatlar da şiddet ve engellemelere maruz kaldı.

LGBTİ+ Onur Haftası kapsamında bu sene "Direniş" sloganıyla 30'uncusu İstanbul Beyoğlu'nda düzenlenen Onur Yürüyüşü, hafta sonu polis şiddeti ve ablukası altında gerçekleşti. Taksim ve çevresi ile bu istikamete giden yollar eylemden saatler önce kapatıldı, toplu ulaşım durduruldu. Polis, eylem için Sıraselviler ve Cihangir'de toplanan kalabalığa henüz yürüyüş başlamadan gözaltı işlemi uyguladı.

Avukatların verdiği bilgiye göre, aralarında 18 yaş altı çocukların da olduğu 373 kişi işkence ve kötü muamele ile gözaltına alındı.

"Şiddete maruz kalarak ters kelepçeyle gözaltına alındık"

Cihangir'de gözaltına alınan eylemcilerden Selin Top, serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını DW Türkçe'ye anlattı.

"Sadece ayakta duruyorduk. Herhangi bir uyarı olmaksızın bir anda polisin bize doğru koştuğunu gördük. Kendimizi bir anda ablukada bulduk ve çıkmak istediğimizi söyledik. Çünkü eylem daha başlamamıştı" diyen Top, polis çemberinin içerisinde kalanların darp edilerek ters kelepçeyle gözaltına alındığını ifade etti. Top, maruz kaldığı şiddeti de "Polis aracında enseme ve kafama yumruk atıldı. Kelepçeli bir arkadaşım ayağa kalktığında ona da tokat attılar ve bizi döverek yerimize oturttular" şeklinde aktardı.

Selin Top, ters kelepçe nedeniyle bileklerinin kanadığını, bunun üzerine polis memurlarından kelepçeyi çıkarmalarını istediğini ancak polislerin kelepçeyi nasıl çıkaracaklarını bilememeleri üzerine kasap bıçağıyla araca döndüklerini söyledi. Kasap bıçağıyla plastik kelepçeyi kesmeye çalışırlarken bileğinin kesildiğini anlatan Top, "Bir arkadaşım damarımın kesilmemesi elini araya koydu. Bileğimde şu an çeşitli kesikler var" şeklinde konuştu.

Top, darp raporu için Türkiye İnsan Hakları Vakfı'na başvuracak.

Feminist aktivist Hande Sakarya da uyarı yapmaksızın, yürüyüş bile başlamamışken gözaltına alınanlardan. "Ters kelepçeyle şiddete maruz kalarak gözaltına alındık. Bazı arkadaşlarımıza polisler gözaltı sırasında tekme attı, kafalarına vurdu. Hepimizin bilekleri taktıkları kelepçe nedeniyle yaralandı" diyen Sakarya, saatlerce havasız araçlarda bekletildiklerini, dışarı çıkmalarına izin verilmediğini ve avukatlarla görüştürülmediklerini dile getirdi.

"Usulsüz ve hukuka aykırı işlemler yürütüldü"

DW Türkçe'ye konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği'nden avukat Tuğba Yılmaz da avukatlar olarak Vatan Emniyet Müdürlüğü kapısında beklediklerini, gözaltına alınanların su ve yemek ihtiyaçlarının avukatlar tarafından temin edildiğini söyledi.

Avukat Yılmaz, "Dün gözaltına alınanlara her aşamada çok usulsüz ve hukuka aykırı işlemler yürütüldü. Polis şiddetinin eylemden itibaren çok yaygın olduğu bir gözaltıydı. Bizi emniyete almak istemediler, bir süredir karşılaşıyoruz bu uygulamayla. İçeriye girmeye çalışmamız bir saat kapıda tartışmamıza neden oldu" dedi.

Yılmaz, gözaltına alınan bazı eylemcilere polis kontrolünde sağlık muayenesi yapıldığını ve bu konu hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti.

Eylemi takip eden gazeteciler de polis şiddetine maruz kaldı. AFP fotomuhabiri Bülent Kılıç, ters kelepçeyle gözaltına alındı, bir süre sonra serbest bırakıldı. Gözaltıları görüntülemek isteyen gazeteciler polis tarafından ablukaya alınarak engellendi.

Gözaltına alınan 373 kişinin tamamı Pazartesi sabahı itibari ile serbest bırakıldı.

"Birbirimizden aldığımız cesaret ve dayanışmayla buradayız"

Onur Yürüyüşü'ne katılanlar engellemelere rağmen Cihangir'de basın açıklamasını okudu. Açıklamada, Gezi Parkı eylemlerinden sonra homofobi, transfobi ve bifonin arttığı vurgulanarak "Her türlü fobiye karşı, erkek egemen devlet politikalarına karşı, heteroseksizme ve şiddete karşı yeniden direniş diyoruz" ifadeleri kullanıldı. Açıklama, "Göçmenleri hedef gösterenlerle, LGBTİ+'ları hedef gösteren aklın aynı olduğunu biliyoruz. Her yıl Haziran ayının son haftasında sokaklarda onurunu ve var oluşunu kutlayan LGBTİ+'lar olarak mücadelemizdeki ısrarımız, yarına duyduğumuz umut, birbirimizden aldığımız cesaret ve dayanışmayla buradayız" şeklinde devam etti.

Önceki ve Sonraki Haberler
LGBTİQ+