RTÜK'ten LGBTQ+ karşıtı reklama ‘kamu spotu’ kararı

RTÜK'ten LGBTQ+ karşıtı reklama ‘kamu spotu’ kararı

RTÜK, gericilerin LGBTQ+’lara karşı eylem hazırlığı yapan gericilerin reklam filmini, ‘kamu spotu’ olarak tavsiye edilmesini onayladı.

AKP iktidarının sansür aygıtı haline gelen Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) bugünkü toplantısında, 18 Eylül’de İstanbul Fatih’teki Saraçhane Parkı’nda LGBTQ+’lar aleyhine yapılacak gösterinin tanıtım filminin ‘‘kamu spotu’’ olarak televizyonlara tavsiye edilmesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Gericilerin oluşturduğu ‘‘Fikirde Birlik Ve Mücadele Platformu’’nun RTÜK’e yaptığı ‘‘kamu spotu’’ başvurusunu RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, geçtiğimiz Cuma günü kabul etmiş ve ‘‘nefret söylemi’’ içeren etkinliğe çağrı filmini kurumun ‘‘kamu spotları’’ havuzuna yerleştirilmesini sağlamıştı.

Şahin’in RTÜK’ün yönetim kurulu toplantısına dahi gerek duymadan bu kamu spotunu havuza koyduğunu 9 Eylül’de kamuoyuyla paylaşan RTÜK üyesi İlhan Taşçı, Kamu Spotları Yönergesi’nin ihlal edildiğine dair görüşünü yineledi.

RTÜK BAŞKANI GERİCİLERİN FİLMİNİ ‘KAMU YARARI’ OLARAK GÖRDÜ!

VOA Türkçe’den Hilmi Hacaloğlu’nun haberine göre; Taşçı, ‘‘RTÜK Başkanı, LGBTQ+’lar aleyhindeki kamu spotunu kurula getirmeden Cuma günü sisteme soktu. Kamu Spotları Yönergesi açık. Üst kurulun bir spotu tavsiye etmesi gerekiyor. Tabii burada istisnai bir yetki yönergede başkana veriliyor. ‘İvedi olarak yayınlanmasında kamu yararının bulunduğu durumlarda kamu spotları Üst Kurul Başkanı tarafından da tavsiye edilebilir’ deniyor. Peki burada ivedilik var mı? Kamu yararı var mı? Yasa koyucunun iyi niyetli düzenlemesi suistimal edildi. Örneğin, pandeminin en yoğun olduğu dönemlerde Sağlık Bakanı’nın bizzat isteği ile hazırlanan bazı spotlar ki bunun sayısı da beşi geçmez, Başkan tarafından ivedilikli devreye sokuldu. Bu bir ivedilik gerektiriyordu. Zaten biz de ilk kurul toplantısında onayladık. Ama bunlar toplumun tamamını ilgilendiren konulardı’’ dedi.

“BEDAVA PROPAGANDA”

İlhan Taşçı, videonun nefret suçu içerdiğini, LGBTQ+’ları hedef haline getirdiğini bunun kamu spotu olarak yayınlanmasının doğru olmadığını da dile getirdi.

Taşçı, ‘‘Şimdi buna bu izni verdikten sonra yarın bir başka dernek, ‘laiklik elden gidiyor’ diye miting düzenlese, bunun kamu spotunu da sisteme girecek misin? Bırakın konuşmayı üzerinde veya tartışmayı, Başkan o kamu spotunu kurulun gündemine bile almaz. Bir istisnayı keyfi bir şekilde uygularsanız, yarın seçim döneminde siyasi faaliyet içeren konuları belli bir kamuflajla kamu spotu haline dönüştürmek de mümkün olur. Bu da toplumu bütünüyle ilgilendirmeyen bir konuda bedava propagandanın önünü açmak anlamına gelecek. Bu spot Darüşşafaka ya da Sağlık Bakanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü’nün toplumu ilgilendiren kamu spotlarından biri değil ki. Yarın LGBTQ+ aleyhtarı hatta onları hedef haline getiren bu kamu spotu sonrası o kesime ya da o kesimden bazı kişilere karşı olumsuz bir durum olsa bunun sorumluluğunu RTÜK Başkanı üstelenecek mi?’’ diye konuştu.

RTÜK BAŞKANI ‘BİR GÜNCELLEME’ İSTEDİ

RTÜK, bütün kamu spotu videolarını yayınladığı Youtube sayfasına, ‘‘Fikirde Birlik Ve Mücadele Platformu’’nun kamu spotu haline getirilen LGBTQ+ aleyhtarı videoyu henüz koymadı. Düne kadar ‘‘Kamu Spotu’’ havuzunda yer alan video da bugün kaldırıldı. RTÜK Başkanı’nın kamu spotu ile ilgili Fikirde Birlik Ve Mücadele Platformu’ndan bir güncelleme istediği belirtiliyor.

“RTÜK BELLİ BİR KESME DÜŞMANLIK YAPAN EYLEMİ DESTEKLİYOR”

RTÜK Başkanı’nın, ardından da oy çokluğuyla RTÜK yönetiminin onayladığı karara Türkiye Gazeteciler Sendikası da tepkili. Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, RTÜK’ün toplumun bir kesimini düşmanlaştıran bir faaliyete ‘‘kamu spotu’’ desteği vermiş olmasını yanlış buluyor.

Durmuş, ‘‘RTÜK özerk bir kurum. Bunun da ötesinde RTÜK beli bir kesimi değil Türkiye’nin bütününde televizyon ve radyoların meslek etiğine uygunluğunu denetleyen bir kurum. Belli bir kesimi ötekileştiren, onlara karşı düşmanlığı destekleyen bir eylemi destekliyor olması kesinlikle kabul edilebilir bir tutum değil. LGBTQ+ aleyhtarı bir kamu spotunun televizyon kanallarında yayınlanmasın önünü açması ise düpedüz bir çelişki. Ben televizyon kanallarını RTÜK’ten gelecek baskıyı göğüslemeye ve toplumu bu şekilde ayrıştıran bir yayının parçası olmamaya davet ediyorum’’ dedi.

GERİCİLERİN FİLMİNDE NELER VAR?

Fikirde Birlik Ve Mücadele Platformu tarafından hazırlanan ‘‘kamu spotu’’ henüz ulusal çapta yayın yapan kanallarda gösterilmiş değil. Platform ile birlikte Yesevi Alperenler Derneği’nin de genel başkanı olan Kürşat Mican sosyal medya hesaplarında tartışılan ‘‘kamu spotu’’nu yayınladı.

Daha önce yapılan LGBTQ+ gösterilerinden fotoğrafların yer aldığı videoda, ‘‘Tüm dünyayı ve ülkemizi bir virüs gibi saran LGBTİ dayatmalarına ve propagandalarına karşı ben de varım diyorsan; cinsiyetsizleştirmek, insan neslini azaltmak, aile grubunu yok etmek isteyen küresel ve emperyalist lobilere dur demek istiyorsan ailemizi, çocuklarımızı ve gelecek nesilleri korumak için büyük aile buluşmamıza sen de katıl’’ ifadeleri kullanılıyor.

“‘NEFRET SUÇLARI BENİM POLİTİKAMDIR’ DEMEK”

KAOS GL Derneği Medya ve İletişim Koordinatörü Yıldız Tar, bu videonun kamu spotu olarak yayınlanmasının LGBTQ+’lar hakkındaki linç çağrılarının bir devlet politikası olduğunu teyit etmek anlamına geldiğini söyledi.

Tar, ‘‘Uzun süredir LGBTQ+’lar hakkında sosyal medya linç çağrısı yapılıyor, hatta bu konuda kampanyalar düzenleniyordu. Pazar günkü eyleme çağrı yapan grup Ankara’da Hacıbayram Camisi’nde açıklama yaptı. Polis nefret söylemi kullanan bu gruba dokunmazken LGBTQ+’lar işkenceyle gözaltına alınıyordu. İçişleri Bakanı yetkisini aşarak, LGBTQ+’ları sürekli hedef gösteriyor. Bu kamu spotuyla devlet, ‘linç çağrıları, nefret suçlamaları benim politikamdır’ demiş oldu. Çok tehlikeli, çok tehditkar, korkunç bir aşamadayız. Çünkü LGBTQ+’lar bu ülkede mücadele edilmesi gereken, yok edilmesi gereken bir topluluk gibi yansıtılıyor. Üstelik bu tutumla, saldırıların azmettiricisi olduğunu da kabul ediyor. Çok vahim bir devlet itirafı aslında’’ dedi.

LGBTQ+’LARA YASAK GERCİLERE SERBEST

KAOS GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen ise, RTÜK’ün bu kararıyla uluslararası hukuk ve uluslararası kurumların kararlarıyla ters düştüğünü vurguladı.

Dikmen, ‘‘RTÜK’ün aslında Avrupa Konseyi standartlarına göre nefret söylemiyle mücadelede medya araçlarını da etkin şekilde kullanması gerekiyor. Medyadaki haber dili nefreti özendirmeyecek şekilde maddi olarak desteklenmeli Konsey’e göre. RTÜK’ün de bu bağlamda düzenleyici kurum olarak nefret söylemini önleyecek önlem alması gerekli. Ama tam sorumluluğuna aykırı bir şekilde nefret söylemini yaygınlaştıracak bir karar alıp, icra etti. Bu tamamen hukuka aykırı. Türkiye’de LGBTQ+’ların Onur Yürüyüşü düzenlemesi yasak, piknik yapması polis zoruyla engelleniyor. Ama bu grup nefret söylemini yaygınlaştıran bir eylemi yapabiliyor. Burada siyasi bir tasarruf var. Bu uluslararası yükümlülüklere de aykırı’’ dedi.