Ali Kaya Soysal

Ali Kaya Soysal

Sergen Yalçın, Beşiktaş teknik direktörü oldu...

Yıl 1988, turizm çok zamanımı aldığı için antrenör hobby mi Sariyer' in şirin kasabası Kilyos' ta sürdürüyorum, İstanbul 2, amatör küme.. Şampiyonluğa oynuyoruz ,komşumuz Yenimahalle ile yarışıyoruz..

Bir gün, 4,5 yıl önce Şeref Stadında "özkaynak düzeninde" başımızda olan Hamdi Serpil Tüzün aradı beni. Emirgan ev telefonumdan.. Ve aynen şunları söyledi:

" Kaya hoca, bizim Sergen Kilyos' tan Fulya ya 3 aktarmayla geliyor, zorlanıyor çocuk, sence de uygunsa haftada 2 kez seninle antrenmana çıksın, iki kez de bana gelsin, zaten bir de maç oynayacak.. Anlaştık...

Zaten, Sergen Kilyos'un çocuğu, babası Özer Yalçın da o dönemde yardımcım ama benden birkaç yaş büyüktü galiba.. Kilyos'un arka saflarında 30'a 60 doğal çim bir alanımız vardı..

Müthiş bir yetenekti.. 16 yaşındaydı, O'nu antrenmanlarımda izlerken keyif alıyordum, ama O pek farkında değildi sanıyorum.. Kilyos tan minibüse binip Sarıyer İETT durağına gidip Beşiktaş otobüsüne biniyor ve oradan Fulya ya aktarma yapıyordu, yani toplam 2.5 saat, dönüşte aynısı..

Bu tempo bir yıl sürdü, git gel Konya, pardon, Kilyos 6 saat..

Bu arada, bir isimi anmalıyım..

Geçmiş yıllarda kaybettiğimiz eski Vefa'lı Abdülmetin Kocaoğlu..

Bizim özkaynak düzeninde yaş gruplarının hocaları vardı, Sergen in antrenörüde Abdülmetin Hoca idi, tabi patron Serpil Hoca doğal olarak..

Aradan bir sezon geçti, A takımının başına İngiliz Gordon Milne geçti ve Serpil Hoca'nın tavsiyesiyle Sergen ilk profesyonel maçına Gençlerbirliği karşısında şans buldu.. Ardından İnönü de Fenerbahçe maçına ilk onbirde çıktığında kapalı tribünde Serpil Hamdi, Abdülmetin Hoca ve ben gözyaşlarıyla karışık gururla izlemişti.

Bu bağlamda Serpil Hoca yıllardır Bağlarbaşı'nda ağır Alzheimer, Abdül Hoca' yı da geçen yıl kaybettik..

Sergen Sergen olduysa onlara, biraz tuz bana ve Gordon'a borçlu...

Ama , asıl kendi yeteneğine borçlu, hem de hiç futbola değer vermeyen aynen eski Yusuf Tunaoğlu gibi..

Bu uzun girişten sonra dün akşamki 19,03 e döneceğim..

20 bin taraftarın önünde bir gösteri yapıldı ve Sergen takımın yeni teknik direktörü oldu..

Bundan sonraki satırlarım Beşiktaş camiasının pek hoşuna gitmeyecek, Başkan ve yönetim ne yazık ki taraftar popilizmi yaparak en kolay yolu seçtiler, belkide başka çareleri yoktu..

Geçmiş Fikret Orman yönetiminin bıraktığı mali enkaz, yanlış transferler, ve Abdullah Avcı hatalı kararları kulüp üstündeki kara bulutları bu şekilde dağıtma yöntemine yol açtı, eminim...

Çebi Başkanın da başka çaresi kalmadı...

Şimdi finaldeki çarpıcı cümlelerime geliyorum...

Sergen in 47 yaşı önemli değil, bence , yeterli tecrübe benim için..

Ancak , en uzun çalıştığı kulüp Alanya Spor..22 hafta, hiçbir takımı bitirmemiş sezon sonuna kadar...

Bugünkü İnönü, pardon Vodafon Show unda Sergen' i alkışlayanların yarısından fazlasının onun oynadığı dönemi hatırladıklarını sanmıyorum.. Hatta 7-8 hafta saha sonuçları kötü giderse aynı Sergen' i yuhalayacaklarından eminim.. Umarım olmaz..

Ancak, benim bildiğim Sergen bu akşam karşılandığı atmosferde sözleri samimiydi: "hayatımda hiç bu kadar heyecanlanmadım..." dedi.

Doğrudur...

Fakat, silah , fuhuş ve uyuşturucu dan sonra dünyanın en büyük endüstirisi olan futbolda bu tip duygusallıklara yer kalmadı diye düşünüyorum Sergen kardeşim...

Jet Fadıl' ın Siirt' inde top oynarken bunu anlamış olduğunu sanıyorum..

Her şeye rağmen, hoş geldin camiana ..

Başarılar diliyorum...

Özellikle ülkemizin pis ortamında....

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR