Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz

Dış Uzay

                                 “Cesaretle, kimsenin daha önce gitmediği yerlere gideceğiz”.

Uzay, insanlar için pek dostça olmayan bir yer değildir çünkü evren; radyasyon, soğuk, boşluk ve mahrumiyet demektir. Ancak, uzay hakkında bildiğimiz her şey değişiyor. Önümüzdeki 10 yılda, yeni sistemler ve teknolojiler ile uzaya gitmek çok daha kolay olacak. Uzaya gidiş masraflarının azalması ve imkânların artması, yeni gelişen teknolojiler ile birlikte bu sektörde pek çok şirketin ortaya çıkmasına yol açıyor. Devletler ve şirketler için bir zamanlar masal olan gelişmeler şimdi gerçeğe dönüşüyor. Dünya, tarihte görülmedik en büyük madencilik yarışını dış uzayda yaşamaya hazırlanıyor. Uzay gittikçe hem kalabalık hem de rekabet ve çekişme alanı haline geliyor. Öte yandan, son savaşlar gösteriyor ki uzayı kabiliyetlerinizi kullanamazsınız rakibinize üstünlük sağlayamaz, büyük güç olamazsınız. Ukrayna’nın Rusya karşısında direncini sağlayan ana faktör, ABD’nin uzay kontrolü ve kabiliyetlerindeki üstünlüğüdür. Sırada uzayda savaş var; ABD ve Çin, kendi müttefikleri ile geleceğin uzay savaşına hazırlanıyorlar. 1967 yılındaki Dış Uzay Anlaşması’na göre; “Uzay, ancak tüm insanlığın yararına olacak şekilde kullanılabilir ve hiçbir devletin özel mülkiyeti olamaz” ama bu kural çoktan beridir göz ardı ediliyor. Daha önce size uzaya dayalı kabiliyetler ile küresel gözetleme ve izlemenin nasıl yapıldığını anlatmıştım. Bu makalede, Dış Uzay ile ilgili bilimsel, ekonomik ve askeri boyutta geleceğin resmini çizmeye çalışacağız. Tabii Türkiye’nin uzay çalışmaları ile ilgili söyleyeceklerimiz de olacak.

Ukrayna Savaşı ve Ruslar

24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Ukrayna’ya Rus müdahalesi, uzay kabiliyetleri konusunda Moskova’nın hem yetersizliğini ortaya koydu hem de savaşın sonucuna etki ediyor. Savaşta kullanılan uzay kabiliyetleri ile ilgili gözlemler aşağıdaki gibi özetlenebilir.

(1) ABD’nin en eskisi IKONOS olmak üzere dünya üzerinde alçak yörüngede 10 km.-100 km. arası irtifada dağılmış pek çok ticari uydusu var. Bunlar dünya etrafında belirli aralıklarla dönüyor ve sürekli resim çekiyorlar. Daha üzerlerinde Infrared (kızıl ötesi) özelliğine sahip Elektromanyetik SAR Uyduları var. En yakında ise uçakların üzerinde kübik uydular. Tüm uydular milimetrik resim çekiyorlar. Bu resimler optik değil, elektro-manyetik olarak çekildiğinde çok yüksek çözünürlüklü. Rusların tüm hareketleri ve birlik konumları takip ediliyor. Yapılan analiz ile sahada tedbir alınıyor, ya da derhal taktik hedefleme ile vuruluyorlar.

(2) ABD, Rusların uzay kabiliyetlerini jamming (karıştırma) ve transponder kullanarak işlemez hale getirdi. Böylece Rusların uzay ve hava unsurları arasındaki bilgi alış verişi kör edildi. Bu yüzden, hem komuta-kontrol hem de hava gücü sistemleri büyük ölçüde işe yaramaz hale geldi. Ruslar, aşağıdaki teknolojilere sahip değiller.

- Yarı iletken,

- Çip ve

- Süper bilgisayar.

Yarı-iletken teknolojisi edinmek için Çinliler ile görüşmeye başladılar.

Kriptosuz görüşme yaptıklarından Rusların tüm telsiz görüşmeleri dinleniyor, haberleşmeleri takip ediliyor..

(3) Amerikalılar lazer silahını geliştirmiş olmakla birlikte henüz uzay sahasına getirmediler. Odessa açıklarında vurulan gemiler, alçak irtifadan füzelerle vuruldu. Muhtemelen radara yakalanmayan bir denizaltıdan atıldı. Rus radarları, 200-300 m.nin altından giden nesneleri tespit edemiyor. ABD’nin Ukrayna’ya verdiği silahların büyük bölümü ülkeye yeni geliyor değil önceki makalemde açıkladığım gibi 2014 yılı sonrasında pek çok silah gizli olarak getirildi ve depolandı. Rus istihbaratı füze sevkiyatının farkına varamadı, yanlış hesap yaptı. Rus askeri gücü bir eridikçe nükleer silah tehdidi yapıyor çünkü çok hassas konumdalar.

Dış Uzay’ın Geleceği

Dünya, tarihte görülmedik en büyük madencilik yarışını dış uzayda yaşamaya hazırlanıyor. Uzaya gidiş masraflarının azalması ve imkânların artması, yeni gelişen teknolojiler ile birlikte bu sektörde pek çok şirketin ortaya çıkmasına yol açıyor.

Uzay kaynakları jeostratejik olarak üç şekilde kullanılabilir; bilimsel, ticari ve askeri.

- Bilimsel olarak uzay kaynakları örnek toplamak yanında insanlı veya robotlu keşifler için kullanılabilir.

- Ticari olarak, madencilik ve kaynakların işlenmesi ile yolculukları uzatacak yakıt sağlanabilir. Dünyada bulunmayan veya az bulunan maddelerin ticareti yapılabilir.

- Askeri alanda dış uzayın silahlanması özellikle uydu-savar silahlar için önemlidir. Uzaydan sağlanan yakıt ve madenler, yeni askeri teknolojilerde kullanılabilir.

Uzay çalışmaları ekonomik alanda bize özellikle ulaştırma, bilgi, enerji ve üretim sektörlerinde çok şey vaat ediyor. Örneğin, Güneş enerjisi mühendisliği ile sınırsız temiz enerjiye kavuşabiliriz. Dördüncü Sanayi Devrimi’nin anahtarı olan “Büyük Veri”den sonra Beşinci Sanayi Devrimi’nin temeli “Uzay” olacak. SpaceX’in Starlink internet hizmeti ve Blue Origin’in uzay turizmi gibi uzaya taşınan yeni ticari girişimler ortaya çıkıyor.

Ukrayna Savaşı’nın karanlık bulutları küresel kutuplaşmaya yol açarken, bir yandan, eskiden masal olan anlatılar, gerçek olmaya başlıyor. Önümüzdeki 10 yılda uzay yarışının temelinde, bilimsel ve Ay’ın kutup bölgelerinde su çıkarma siteleri kurulması olacak. Mevcut çalışmalar Ay’ın kutup bölgesindeki kraterlerde, hiç Güneş görmemiş büyük su rezervleri bulunduğunu gösteriyor. Bu da Ay’ın su kaynakları üzerine bir çatışma ihtimalini ortaya çıkarıyor. Taraflar; ABD ve onun Artemis Anlaşmaları ortakları ile Sino-Rus ittifakı. Bu rekabet, gezegenlerdeki çeşitli araştırma ve madencilik istasyonları etrafında oluşan askeri garnizonlardaki muharip birlikler ve savunma silahlarını gerektirebilir.

Uzay ve Türkiye

Türkiye’nin uzay ve uydu konularına ilgisi ileri ülkelere kıyasla oldukça geç başlamıştır. Uzay alanında en kritik konu uzaya erişimdir. Uzay çalışmaları belirli yeteneklere göre kategorilere ayrılmıştır. Bu kategoriler; Ay'a İnsanlı Uçuş, Uzay İstasyonu, İnsanlı Uzay Uçuşu, Fırlatma Yeteneği, Dünya Dışı Yönetimler ve Yapay Uydular.

Türkiye, bunların sonuncusunda var ama bu da büyük ölçüde yerli değil. Türkiye’nin önemli bir grup olan Uydu Fırlatan ülkeler grubu içinde de yok. Türkiye'nin 5 aktif haberleşme uydusu ile birlikte toplam 8 uydusu var. Türkiye, uzayda haberleşme uydusu bulunduran 30 ülkeden biri. Ancak, Türkiye’nin uzay kabiliyetlerinde yerlilik oranı sıfır düzeyinde.

Türk GPS’i ve teknolojik üstünlüğe sahip yerli uzaya dayalı kabiliyetler olmadan Rusya gibi büyük bir güçle muhtemel bir savaşta düşmana üstün gelmemiz mümkün değildir. Bu kabiliyetlerde ABD ve NATO’ya bağımlıyız.

Makalenin devamı ve geniş versiyonu için;
https://www.academia.edu/79666226/Dış_Uzay

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR