Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz

El Kaide ve IŞİD’a ne oldu?

Ortadoğu’dan Orta Asya’ya hatta Afrika’ya kadar Batı ittifakı (CIA, M16 ve MOSSAD) kendi eli ile eğittiği ve donattığı İslamcıları, Terörizme Karşı Küresel Savaş’ta kullanmaktadır. ABD’nin terörle mücadelesi Uzun Savaş’tan tüm dünyanın başını belaya sokacak şekilde gittikçe genişledi ve Sonsuz Savaş’a dönüştü. Küresel terörü temsil eden El Kaide ve IŞİD, madalyonun bir yüzü ise diğer yüzü ABD’dir. İkisi de savaşı ve şiddeti yani öldürmeyi çok seviyor, birbirlerinden besleniyorlar. Denizlerle çevrili olduğu için başka kıtalarda oynadığı tehlikeli oyunlar, Amerikan halkını güçlü bir şekilde vurmadığından, ABD yönetimi halkını ülke içinde polisiye tedbirler ile uyutuyor. Terörden istifade eden felaket kapitalizmi daha çok kazanıyor, Amerikan istihbaratı özel hayatımıza daha çok giriyor. İstihbarat örgütleri güç ve etki sağlayacağız diye özgürlüklerimizi yok etmeye devam ediyor. Batılıların Ortadoğu’da hiçbir meşru rolü yok ve terörizme daha fazla ortam sağlayarak, bölgeyi gittikçe daha kötü hale getirdiler. Barış ve demokrasi gibi inandığımız masum değerler gittikçe anlamını yitirdi. IŞİD (Arapça söylenişi ile DAEŞ) ya da yeni adı ile İslam Devleti (IS) hala ABD’nin Suriye ve Irak’ta asker bulundurma yani toprak işgal etme nedeni. Afganistan’da ise 2011 yılında öldürülen Usame Bin Ladin’in yerini alan Ayman Zewahiri, 31 Ağustos 2022 sabahı bir drone saldırısı ile öldürüldü. Bu makalede Zewahiri sonrası El Kaide’de beklenen gelişmelere odaklanacağız. Ama önce şu soruları cevaplayacağız;

El Kaide ve IŞİD’i gerçekte kim kurdu?
9/11 Saldırıları Amerikan istihbarat hatası mıydı?
Suriye ve Irak’ta IŞİD ve (El Kaide uzantısı) El Nusra ile hangi oyun oynandı?
Küresel terörün bugünkü boyutları nerelere ulaştı?
ABD ve Batılı müttefiklerinin küresel terörden beklentisi nedir?

11 Eylül 2001 saldırıları ile ilgili şüpheler

Bir grup genç Suudi Arap, 11 Eylül 2001 sabahı ABD havaalanı güvenliğini geçerek dört uçak kaçırmıştı hem de hiçbir devlet veya güvenlik teşkilatının desteği olmadan. Bulutsuz bir havada yapılan bu saldırılar dünya tarihini değiştirdi. Kaçırılan iki uçak Dünya Ticaret Merkezi’nin dev İkiz Kuleleri’ni yerle bir ederken, bir uçak ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) vurdu. Yolcularla çatışma yaşanan diğer bir uçak ise yere çakıldı. O gün yaklaşık 3 bin kişi öldü. Ana vatanına tarihinde yapılan bu en büyük saldırı, ABD’nin 20 yıllık “terörle mücadele” dönemini başlattı. ABD hükümeti soruşturmaya başlamadan önce acele kanıtları ortadan kaldırdı. Üç binanın çöküş nedeni uçak darbesinden çok kontrollü bir patlama ile çöküşe benziyordu. Kasım 2003’deki Reuters haberine göre 9/11 saldırılarından iki ay önce 1 Temmuz 2001’de Usame Bin Ladin, Dubai’deki Amerikan Hastanesinde diyaliz tedavisi görüyordu. 10 Eylül 2001 günü yani saldırılardan bir gün önce Usame Bin Ladin, Rawalpindi’deki Pakistan Ordusuna bağlı hastanede diyaliz tedavisi görüyordu ve saldırı günü hala hastaneydi. .

İşin içinde koordinasyon sağlayan Pakistan İstihbarat Servisi de (ISI) vardı. 9/11 saldırılarında Suudi teröristler kadar Pakistan istihbaratı da önemli rol oynadı. ISI başkanı General Mahmud Ahmad, saldırganların lideri Muhammed Atta’ya 100.000 dolar gönderdiği tespit edildi. ABD senatörleri Bob Graham ve Porter Goss, Ağustos 2001 sonunda İslamabad’ta General Mahmud Ahmad toplantı yaptılar. 4 Eylül’de ise General Mahmud Ahmad, Washington’da CIA Direktörü George Tenet ile bir araya geldi. Görüştüğü kişiler arasında o dönemde Dış İlişkiler Komitesi Başkanı senatör Joseph Biden de vardı.

12-13 Eylül’de ABD, Usama Bin Ladin’in teslim edilmesi için General Mahmud Ahmad ile görüşmelere başladı. 11 Eylül sabahı Bob Graham, Porter Goss ve John Kyle (ABD Kongresi’nin Pakistan delegasyonu), General Mahmud Ahmad Capitol Hill’de kahvaltı yapıyordu. Artık yeni gündem terörle mücadelede işbirliği olacaktı. 12 ve 13 Eylül’de Dışişleri Bakan Yardımcısı ile görüşen General Mahmud Ahmad, artık kendi finanse ettiği saldırı sonrası Usame Bin Ladin ile ABD için mücadele edecekti.

El Kaide lideri Zewahi’nin öldürülmesi

Usame Bin Ladin, 2 Mayıs 2011’de Pakistan-Abbottabad’ta Amerikan deniz piyadeleri özel timi (SEAL) tarafından öldürülmüştü. Gerçekte ne olduğu CIA’nın gizli dosyalarında ama SEAL timindekilerden ikisi Taliban tarafından Ağustos 2011’de düşürülen helikopterde öldü, diğer bir kaçı ise sözde eğitim kazalarında öldü. Bin Ladin zaten ölümcül hastaydı ve 2011 yılındaki suikasttan önce ölmüştü. Obama’nın yalan söylemesinin nedeni yaklaşan 2012 seçimleri ve Ortadoğu’da terörle savaşa azalan destekti.

Ladin’in yerini alan, onun akıl hocası, kitap kurdu ve gözlüklü Dr. Ayman El Zewahiri ise Temmuz 2022’de öldürüldü. Eski bir Mısırlı göz cerrahı olan 71 yaşındaki Zewahiri, 11 yıllık liderliği süresince kaydettiği video mesajları ile militanlarına Batıya ve müttefiklerine saldırma çağrısı yaptı. Uzun zaman öncesinden beri El Kaide’den kopan daha şiddet yanlısı genç cihatçılar, daha sonra Irak ve Şam İslam Devleti yani IŞİD’in kurucuları oldular. Onlara göre El Kaide liderliği daha çok konuşuyordu ama onlar yani IŞİD eylem yapıyordu.

1998’de Afrika’da ABD büyükelçiliklerinin bombalanmasından sorumlu tutulan Zewahiri, o dönemden beri saklanıyordu. O zamandan beri Afganistan ile Pakistan arasında bir sığınıkta saklanan Zewahiri’nin 2022 baharında Kabil’e geldiği söyleniyor. Bilinen gerçek, Zewahiri Kabil’de Taliban yönetimine yakın bir yerde emniyetli bir evde yaşamaya başlamıştı.

Zewahiri, Afganistan’a operasyonel bir amaçla gelmemişti. El Kaide zaten dış operasyonel kabiliyetini büyük ölçüde kaybetmişti ve Doha Anlaşması nedeni ile dikkatli olan Taliban ile de arasını bozmak istemiyordu. 2020 yılında yapılan ABD-Taliban (Doha) Anlaşması’na göre, Taliban El Kaide dâhil hiçbir terör örgütünün kendi kontrol ettiği topraklarda faaliyet göstermesine izin vermeyecekti.

ABD kaynaklarına göre aylardır süren planlama sonucunda Zewahiri, ailesi ile kaldığı emniyetli evinin balkonunda iken bir drone’dan atılan iki füze ile vuruldu. 31 Temmuz 2022 Pazar sabahı yapılan saldırı sonrası sokakta yaşayanlar evin boş olduğunu söylerken, ABD istihbaratı ise Taliban’ı Zewahiri’nin izlerini silmekle suçladı. Saldırı yapılan ev Kabil’deki eski ABD büyükelçiliği binasına 2 km. uzakta olduğu söyleniyor. Her ne kadar ABD “vurduk”, Taliban da “farkındayız” dese de ortada ceset yok. Taliban, ABD’nin drone saldırılarını “saldırganlık” olarak tanımlıyor.

Pakistan ile ABD’nin arası uzun zamandır kötü. Geçmişte Pakistan, El Kaide konusunda ABD’ye istihbarat sağlıyordu ve bu drone saldırıları için de kullanılıyordu. Ama Pakistan, hep Taliban’ı destekledi, Ağustos 2021’de Kabil’i ele geçirmesi Pakistan istihbaratı (ISI) kutlamaya dönüştü. Pakistan başbakanı İmran Han, Taliban’ı tebrik etti. Ama Pakistan ekonomisi çok kötü durumda ve ABD’den finansal yardım peşinde.

Zewahiri’nin önceki yardımcısı Ebu Khayr Al Masri, 2017’de Suriye’de bir ABD drone’u ile öldürüldü. Masri’nin yerini alan ise Ağustos 2020’de bir İsrail ajanı tarafından İran’da öldürüldü. Bin Ladin’in oğlu Hamza ise 2019 yılında Afganistan-Pakistan sınırında öldürülmüştü.

El Kaide’nin yeni lideri ve stratejisi üzerine

Bin Ladin Suudi, Zewahiri Mısırlı idi ve üst düzey liderlerin tamamına yakını Arap. Suriye’nin kuzeybatısında (İdlib) hala güçlü bir varlığı devam ediyor. Zewahiri’nin ölmesi ile birlikte El Kaide yeni lideri ile yeniden canlanmak için yeni bir strateji seçebilir. El Zewahiri’nin öldürülmesi kesinlikle örgütün de tehdit olmaktan çıktığı anlamına gelmiyor. Taliban içindeki radikal cihatçıların El Kaide ile bağlarını kesme niyeti yok. Şimdi El Kaide, Afganistan’da tekrar iktidarı ele geçiren dostu Taliban ile birlikte varlığını yeniden kurmak istiyor.

Zewahiri’nin yerini alabilecek adaylar içinde Mısırlı El Kaide operatörü Saif el-Adel ismi öne çıkıyor. Adel, 1980’ler sonu ve 1990’lar başında Afganistan’daki El Kaide eğitim kamplarını yönetti. 1993’de Dünya Ticaret Merkezi’ne bomba koyan Remzi Yusuf, ondan patlayıcı eğitimi almıştı. ABD’nin 2001 yılında Afganistan’a operasyona başlaması ile Sudan’dan İran’a gitti ve uzun süredir burada saklanıyor.

Diğer bir El Kaide yeni emir adayı Zewahiri’nin damadı Fas asıllı Abd-el Rahman al-Magrebi. Tıpkı Adel gibi o da İran’da yaşıyor ve El Kaide’nin propaganda kolu olan el-Sahab’ın başı. Sünni El Kaide’ye Şii İran’ın sığınak sağlamasının nedeni ABD’ye karşı vasıta olarak görmesi.

Makalenin devamı ve geniş versiyonu için;

https://www.academia.edu/87254257/El_Kaide_ve_IŞİDa_ne_oldu

Önceki ve Sonraki Yazılar