Prof. Dr. Sait Yılmaz
Prof. Dr. Sait Yılmaz - Yazar

Para Güvenliği

Bütün ülkelerin insanları, hükümetleri ve ekonomileri
çokuluslu bankaların ve şirketlerin ihtiyaçlarına hizmet eder.”
Zbigniew Brzezinski

Tarih boyunca insan ihtiyaçlarının ve ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine paralel olarak paranın şekli de değişmiştir. Takas sistemi, mal para, tartı para, madeni para, temsili para gibi aşamalardan geçerek; 20. yüzyılda kâğıt para formuyla sonuçlanan süreçte yeni bir aşamanın ayak sesleri duyuluyor. Ticari bankaların oluşturduğu kaydi para, EFT, kredi kartları, internet bankacılığı, mobil bankacılık gibi uygulamalarla başlayan elektronik para formu daha ileri bir dönüşüm sürecine girdi. Günümüzde kart tabanlı işlemlerden, yazılım (internet) tabanlı işlemlere doğru bir geçiş söz konusu; paranın yeni biçimi; dijital para. Bu anlamda para sistemi içerisinde giderek yaygınlık kazanan üç farklı dijital para şeklinden bahsedilebilir; kripto paralar, sabit coinler ve merkez bankası dijital paraları. Birkaç yıl veya aylar içinde, banknotlara veya banka hesaplarına ihtiyaç duymadan insanların cep telefonlarındaki mobil uygulamalarla taşıyacakları dijital cüzdanlar şeklinde yolunu bulacak, merkez bankaları tarafından çıkarılacak dijital para birimlerinin geniş bir biçimde dolaşıma girmesiyle karşı karşıya kalacağız.
Paraya ile ilgili buraya kadar söylediklerimiz, resmi söylem ve akademik açıklamalar. Bizim işimiz ise bunun arkasında ne var, neler oluyor? Hatta bilinen sömürü düzeninin hangi aşamasındayız, para ile ilgili olacaklar neyin parçası? Şu anda siz paranızın değerini kaybetmesinden, yapılan zamlara rağmen satın-alma gücünüzün sürekli azalmasından, mali varlıklarınızın erimesinden, çocuklarınızın sizden daha iyi bir hayat yaşama umudu olmamasından şikâyetçisiniz ama oyun çok daha büyük. Modern dünya tarihinde daha önce görülmemiş bir dönemden geçiyoruz. İnsanlık tarihinin çok önemli bir evresindeyiz. Ulusal ekonomiler için gelir, iş, üretim, ticaret, altyapı ve sosyal hizmetler gibi çözümler gittikçe anlamsız hale geliyor. Kaynak olmadığı sürece ekonomiyi istikrara kavuşturma tedbirleri, nafile bir tur olmaktan öteye gidemiyor. 2008 küresel finans krizi, finansal yapıya ve kurumlarına olan güveni sarstı. İnsanlar, risklerinin yüksek, herkesi kapsamadığı ve onu yönetmenin yüksek maliyetli olduğu ortaya çıkan finansal sisteme alternatif arama yoluna gittiler. İçinde bulunduğumuz dönemin kararları üç adresten geliyor; Wall Street, Dünya Ekonomik Forumu ve milyarderlerin vakıfları. 
Dünya Ekonomik Forumu (DEF), dünyanın 1000 büyük şirketi ile geleceği şekillendirmek için bir platform oluşturuyor. Bu sadece küresel elitin bir uzantısı ve şirketlerin bir araya getirildiği bir ağ (network). Bu ağın dışında kalanlar (yerliler, fakirler, Asyalı ve Afrikalılar, çiftçiler, engelliler vs.) sıradan insanlar kabul ediliyor. Bu konular kamuoyunun önüne pek çıkarılmıyor ve çok az kişi bilgi sahibi. Çünkü ortada adına küresel sermaye dediğimiz ve bizim gibi çevre ülkelerde de şubeleri olan geniş bir çıkar ağı var. 2010 yılındaki Rockefeller Raporu’nu yeniden hatırlatalım. “Karantina Adımı” senaryosu ile neler öngörülüyordu, sıralayalım;

  • Kitlesel aşı programı,
  • Aşı yolu ile nüfus azaltması (ve diğer yöntemler; kıtlığı artırmak, yapay iklim değişikliği, GMO’lu ürünler, 5G ve diğerleri)
  • Dijital kimlik,
  • Dijital para (nakit paranın kalkması),
  • 5G’nin kitlesel nüfus kontrolü için kullanılması, dijital banka hesapları, nesnelerin internetini da bu tür amaçlar için kullanılması.

Özet olarak, DEF’in gündeminde küresel bir elitin kontrol edeceği, yeni bir dünya, gezegen yaratmak var. Tehlikeli kavşaklardayız. DEF’in Büyük Başlangıcı, dünyanın bir tür teknokratik feodalizme gitmesi demek. Ülkeler borç yükü altında eziliyor ve onları avlamak için Dünya Ekonomik Forumu pusuda bekliyor. Ulus devletlerin yağmalandığı bir dönemdeyiz. Kapitalizm bu hali ile 10-15 sene saha idare edebilir. Sonrası dünya savaşı ve tek dünya devleti. David Rockefeller’in sözleri ile “Dünya şimdi daha karmaşık ve dünya hükümetine hazırlanıyor. Entelektüel elitin ve dünya bankerlerinin ulusüstü egemenliği, tabii ki geçmiş yüzyılların ulusal sistemlerine tercih edilecektir.” Dijital para, küresel kontrolün diğer bir aracı olabilir. ABD gibi Çin ve Rusya da kripto para ile ilgilenmekteler. Dijital kimlik, nano-çipi taşıyan aşı ile birlikte yeni bir dijital finansal sistem getirebilir. Yani nüfus kontrolü projesi tek dünya düzeni için yeni ekonomi modeli çalışmaları ile birlikte yürüyor. Bu makalede, paranın serüveninden başlayarak, dijital ve sanal paranın ne anlama geldiğini, küresel mali sömürü düzeninin nasıl çalıştığını, para ve gıda ile ilgili gelişmelerin insanlık için ne anlama geldiğini anlatacağız. 

Kripto Para & Sanal Para

Kripto varlıkları ele alacak olursak, Bitcoin ve benzerlerinin temsil ettiği bu kripto varlıklar yüksek fiyatlarına rağmen, son derece değişken ve yüksek riskli, bu da onları paranın hayati işlevlerinden biri olan bir değer deposu olmaktan mahrum ediyor. Aynı şekilde dolar gibi dolaşımdaki eşdeğer bir para birimine bağlamadan kendisini bir hesap birimi olarak kullanmayı da güçleştiriyor. Bir para birimine bağlanması ise bir takas aracı olarak yaygın kullanımını sorgulanabilir hale getiriyor.
Bir kripto paranın sahipliği, kriptografik tekniklerle sadece sahibince ispat edilebilir. Para, sadece sahibinin emriyle el değiştirebilir. Kripto para temelde bir elektronik paradır. Kripto para; değerli olduğuna inanıldığı ve taklit edilemediği için, kayıtlı olduğu muhasebe defterlerin güvenliğinin, kırılması neredeyse imkansız şifrelerle, yani kripto tekniklerle sağlandığı, parayı basan kurumun keyfi uygulamalarla ya da kazayla değerini düşürme ihtimali az olduğu için değerlidir. Elektronik paraya şu sebeplerden “sanal para” da denir.
Kripto paralar bir çeşit dijital döviz, alternatif döviz veya sanal dövizdir. Kripto varlıklar, merkezi elektronik para ve merkezi bankacılık sistemlerin aksine tümüyle merkeziyetsizlerdir. Her bir kripto para biriminin merkeziyetsizliği, genel işlem veri tabanı olan dağıtık muhasebe defteri (ledger) olarak işlev gören bir blok zincirinden (Blockchain) gelmektedir. 
Sabit para birimleri, geleneksel varlıklar ve para birimleri rezervine sahip olmakla kripto varlıklardan ayrılır. Sabit coinler; bir itibari parayı, başka bir varlığı (kripto varlıklar dahil) veya varlık sepetini dayanak alarak çıkarılan dijital paralardır. Ağırlıklı olarak merkez bankası parası ile desteklenecek şekilde çıkarılmaları nedeniyle daha istikrarlı bir görünüme sahipler. Volatiliteyi azaltmak üzere tasarlanan bu paraların istikrarı, bunları destekleyen rezerv varlıkların kalitesine bağlıdır. Bağlı bulundukları paraların (varlıkların) itibarına göre, hem ulusal hem de uluslararası ödemelerde kullanılmaya daha elverişli araçlar olarak değerlendirilirler. 

Kripto Para Güvenliği

CoinMarketCap’in verilerine göre Bitcoin, Ethereum, XRP, Bitcoin Cash başta olmak üzere 21.058'ün üzerinde kripto para bulunmaktadır. Kripto para dijital cüzdanlarda saklanır. Aslında saklanan şey, paranın kayıtlardaki sahibinin sadece kendisinin bileceği, akılda tutulmaya uygun olmayan şifrelerdir. 
En büyük eleştiri, merkezsiz kripto paranın aslında garantisi olmadığı, bir balon gibi patlayacağı yönündedir. Kripto paraların bankaların birçok işlevini devralma tehdidi söz konusudur, örneğin geleneksel bankalarda günler süren pahalı havale işlemleri kripto para kullanarak neredeyse bedava ve anında gerçekleşen bir işlem haline gelebilir. 
Kripto paralar merkezi herhangi bir otorite tarafından kontrol edilmez fakat dijital paranın arkasında merkezi yapılar vardır. Dijital paralar ile yapılan işlemler gizli tutulmaz fakat kripto para işlemlerinde kimlik bilgilerine gerek yoktur. Kripto para hakkında çok az ülkede düzenlemeler yapılır. Dijital paralar hakkında ise birçok ülkede yasal düzenlemeler yapılmış ve yapılmaya da devam etmektedir. Dijital paranın değeri istikrarlı ekonomilerde çok fazla değişmez. Kripto para ise ülkelerin ekonomilerinden ve dünya olaylarından etkilenerek değerini belirler. 
Dünyanın en büyük iki kripto para borsası Coinbase ve Binance, ABD ve Çin menşeilidir, sonra Japonya geliyor. 14 Nisan’da halka açılan, ABD'nin en büyük kripto para borsası Coinbase, dünyanın en geniş kripto para ödeme ağı BitPay ile çalışıyor. ABD’nin Coinbase’i 100 milyar dolar kadar fiyatlandı. 
Dijital paralar, 2022 yılı içinde 2 trilyon dolardan fazla kaybettirdi. Sadece Kasım 2022’de değer kaybı %21 oldu. Büyük şirketler, kripto para konusunda iyimser değil. Tesla, artık kripto para ile ödeme kabul etmeyecek. Facebook (Meta), kripto varlıklarını sattı. Ancak, kripto parayı yasal kullanıma sokan El Salvador, Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkeler de var. Bitcoin’i yasal statüye sokan ülkeler arasında Paraguay, Venezuela, Ukrayna, Rusya ve Arjantin var. 

Dijital Para

Merkez Bankası Dijital Paraları (CBDC), kripto paraların ve sabit coinlerin geleneksel ödeme sistemlerine rakip olmalarının doğurabileceği istikrarsızlık kaygıları nedeniyle gündeme geldi. Merkez bankaları, kripto paraların ve sabit coinlerin geleneksel ödeme sistemlerine rakip olmalarının doğurabileceği istikrarsızlık kaygıları nedeniyle, alternatif araçlar üzerinde çalışmalara başladılar ve CBDC gündeme geldi. Fiziksel olmayan CBDC’ler, elektronik ortamlarda üretilen ve kullanılan paralardır. İtibari paranın dijital versiyonu olarak görülebilirler. Doğrudan yasal bir ödeme aracı olarak bu para, alışverişlerde ve her türlü ödeme işleminde elektronik cüzdanlar üzerinden banknot gibi kullanılabiliyor. İşlemler dijital ortamda para otoritelerinin gözetim ve denetimi altında gerçekleştiriliyor. Bu paraların da ağırlıklı şekilde blockchain teknolojisine dayalı olarak çıkarılacakları öngörülüyor. 
Kripto paraların oluşturduğu baskı ve CBDC’lerin potansiyel faydaları dikkate alınarak birçok ülkede merkez bankaları konuyla ilgili araştırmalar yürütmeye; bazı ülkeler fiziksel paraların yanı sıra CBDC ihracı için hazırlıklar yapmaya başladı; birkaç ülkede bu paralar işlem görme aşamasına geldi. 
15 Kasım 2022 tarihinde ABD Federal Merkez Bankası (FED), ortaklık ilişkisi olan birkaç büyük ticari banka ile Merkez Bankası Dijital Para kullanımını test etmek için 12 haftalık bir eğitim programı ilan etti. Amaç, ortak bir dijital para platformu şebekesinin teknik kullanılabilirliği, hukuki geçerliliği ve iş dünyasına uygunluğu yönünden test etmekti. Pilot program, banka depozitolarını temsil etmek için dijital “jetonlar” kullanacak. Program, bankaların ortak bilgi bankası üzerinden ödemeleri hızlandırmak için dijital dolarları nasıl kullandığını test edecek. Pilot programın içinde olan bankalar BNY Mellon, Citi, HSBC, Mastercard, PNC Bank, TD Bank, Truist, US Bank ve Wells Fargo. Küresel finans mesaj sistem sağlayıcı SWIFT de katılımcılar arasında. Henüz dijital paranın kullanılması ile ilgili bir karar yok ama pilot program ile bu düşünce geliştirilecek.
Türkiye dâhil birçok ülkede merkez bankaları konuyla ilgili araştırmalarını sürdürüyor; sistemin nasıl kurulup, işletileceği, altyapı sorunlarının nasıl giderileceği gibi konular üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Kripto paraların dünya üzerinde hızla gelişmesi üzerine T.C. Merkez Bankası, Dijital Türk Lirası’nın oluşturulması ve geliştirilmesi için yeni bir platform kurduğunu açıkladı. Kurulan platformun adı ise Dijital Türk Lirası İş Birliği Platformu olarak belirlendi.

Para Güvenliği

Dijital paralar, ulusal paraya bir alternatif değil, “ayna” olabilir. CBDC ise merkez bankası tarafından piyasaya sürülen, kripto paraya benzeyen, dijital jetonlardır. Atlantik Konseyi’ne göre, küresel GDP’nin %95’ini temsil eden 114 ülke CBDC’yi keşfetmeye çalışıyor. 2023 itibarı ile 11 ülke halen tam olarak dijital paraya geçti, 20 ülke ise dijital parayı pilot olarak kullanarak önemli adımlar attı. 
Kripto paralar, ne bir rezerv ne de hükümet, özel banka veya güvenilir bir şirket tarafından desteklenmektedir. Columbia Üniversitesi’nden Todd Baker’a göre; kripto, amaçsız bir paradır. İyi çalışan bir ekonomi; kuvvetli bir döviz, sabit enflasyon ve döviz kuru, itibarlı kurumlar, alternatif bir paraya ihtiyaç duymaz. Daha az istikrarlı ekonomiler, sabit bir şekilde Avro veya doları seçer. 
Devletlerin son yıllarda başvurduğu diğer bir yöntem ise ‘tersine para aklama’dır.  Parayı yasal olmayan işlerde kullanmak için paranın yasal kaynağını gizlemek üzere yapılır. Genellikle terörü finanse etmek için kullanılır. Yasal bir işe yatırılmış gözüken para dolaşımdan sonra örgütün eline geçer. Hesaplarda gözükmeyen, gizlenen bu finansal işlem ile vergi kaçırabilir, rüşvet verilebilir ya da birilerine örtülü maaş verilebilir. Bu yöntem, devletlerin örtülü yollardan ülkelerine para getirmeleri ve gölge bir ekonomi yaratmalarını da sağlar. “Para Aklama ve Terörizmin Finansmanı İle Mücadele Avrasya Grubu (EAG)” raporuna göre bu alanda; Rusya Federasyonu, Ukrayna, Türkiye, Sırbistan, Kırgızistan, Özbekistan, Ermenistan ve Kazakistan dikkati çekmektedir. 
Belirli bir merkezi (kontrolü) olmayan Bitcoin gibi dijital paralar, illegal para kazanma, suç örgütlerine para aktarma, yolsuzluk için kullanılabilir. Geleneksel kripto paralar gibi Sabit Jetonlar da (NFTs) para aklamakta kullanılabilir. NFT ile üçüncü taraflara hayali satışlar yapılabilir. Diğer bir para aklama yöntemi on-line kumar siteleridir. Bu yolla paralar, daha sonra gerçek paraya dönüştürmek üzere sanal eşyalara veya sanal paralara çevrilebilir. 
Dijital paranın karanlık tarafı çok daha önemli. Devletin dijital paraya geçmesinin temelinde nakit para kavgası var. Nakit paranın devreden çıkması, devletin tüketici harcamalarını takip ve kontrolünü zorlaştırır. Merkez bankalarının negatif faiz oranları gibi manipülatif para politikaları izlemesini kolaylaştırır. Ortada nakit yoksa, en küçük para işlemleri bile hükümet tarafından izlenebilir. İçtiğiniz bir kahvenin parası bile artık sır değildir. Nitekim Çin, yeni başlattığı dijital yen pilot programı ile fiziksel para ile elde edemeyeceği bir kontrol imkânı sağladı. Hatta hükümet, insanların alış-veriş yapmasını durdurabilir ya da para kullanımına limitler getirebilir. Hatta Çin’de olduğu gibi, kişi harcamaları sosyal-kredi sistemine bağlanarak, beyaz listede olanlar ile kara listede olanlara farklı uygulamalar getirilebilir. 
Gelişmeler CBDC kullanımına geçişin çok yakın olduğunu gösteriyor. Risk, sistemin elektronik olması yani merkez bankaları dijital parayı takip ve kontrol edecek. Şimdiki paraya ilave olarak devlet tarafından izlenecek ve kullanımı programlanacak.  Ne demek istiyoruz? Dijital para yeni tür bir toplum mühendisliğinin aracı olacak;

  •     Sağlık; bazı kamu alanlarına girişiniz engellenecek.
  •     Enerji; kotanız doldu ise doğal gazınız ya da elektrikli aracınız çalışmayacak.
  •     Gıda; bu hafta çok yediniz, paranızı sadece bitkilere harcayabilirsiniz.
  •     Tasarruf; ay sonuna kadar harcamazsanız, ödeneğinizin kullanım süresi dolacak.
  •     Özgürlük; Muhalif görüşler paylaştığınız için algoritma size para cezası kesecek. (PayPal halen bu sisteme geçti).

Makalenin devamı ve geniş versiyonu için;
https://www.academia.edu/95905710/Para_Güvenliği
 

Toplam 3611 defa okunmuştur.

Prof. Dr. Sait Yılmaz diğer yazıları:

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.