Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz | Libya, Suriye, Irak ve PKK...

Şu anda Yemen, Suriye ve Libya’da çöl kumu içinde pek çok masum insan iç savaşta öldürülürken, bu ülkelerin halkları satılmış savaşçılar, ajanlar ve hainlerin insafına kalmış durumda. Bu insanlara; Allah için savaş, demokrasi, diktatörden kurtulma, özgürlük, egemenlik, kendi kaderini tayin hakkı yalanı söyleniyor. Bir ülkeden diğerine taşınan aynı tip savaşçılar, yerel işbirlikçiler ve arkasındaki devletler, bu ülkelerin topraklarını savaş alanına çevirmiş durumda. Paralı askerler, hackerlar, suikastçılar, intihar bombacıları güç peşindeki liderlerin istihbarat örgütleri ile iç içe. On yıllardır bu izleri takip ediyoruz. Yeni bir ülkede daha iç savaş ve aynı oyun başladığında kimse şaşırmayacak. Bu makalede Libya, Suriye ve Irak’ta planlanan yeni oyunlara ve bekleyen tehlikelere odaklanırken, PKK terör örgütünün durumunu da sorgulayacağız.

Libya’da bildiklerinizi unutun..

Suriye’de Türkiye’nin Rusya’dan uzaklaşması İdlib’teki çatışmalar öncesi başlamıştı. İşin içinde geçen yıl Berlin’de Libya için yaşanan anlaşmalıklar vardı. Türkiye’yi Rusya’nın elinden almak isteyen ABD bunu bir şekilde başardı. Ankara’nın Esat takıntısını bilen ABD, Suriye ve Libya’da ortak bir anlayış içinde gibi gözüküyor hatta işin içinde bilmediğimiz bazı gizli pazarlıklar da olabilir. Çünkü bazı şeyler hiçte mantıklı gelmiyor. ABD, Suriye ve Irak’taki Kürtleri birleştirme kılıfı içinde PKK’yı bohçalamak oyunu peşinde ve sanki Türkiye de buna razı olmuş gibi.

Libya’da Hafter’in askeri olarak işleri bir ay öncesine kadar iyi gidiyordu. Önce Ruslar, Hafter’e desteği kesti. BM ambargosu neticesi parasız kalan Hafter zor duruma düşünce askeri olarak durum kilitlendi. Üstelik Hafter, kanser hastası ve ömrü çok uzun değil. Başta Almanya ve İtalya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri (Fransa hariç) ve Rusya, Hafter ve Serrac’ın yerine Libya’nın başına ülkeyi bir arada tutacak yeni bir aday aramaya başladılar.

Ruslar bir ay süren bir saha çalışması ile yeni adayı buldu; Hafter tarafındaki Libya Temsilciler Meclisi (HOR) başkanı Akile Salih. Bu arada şunu not düşelim; her ne kadar Ankara, şimdiye kadar Serrac yönetimini BM’nin tanıdığı tek hükümet olarak lanse etse de, BM; Serrac hükümetini yürütme, HOR’u ise yasama organı olarak tanıyor. Salih’e gelince; aslında Hafter’in arkasındaki adamdı. Şimdi yeni bir formülle ortaya çıktı ve dedi ki; “Biz yanlış yaptık, yeni bir yapıda taraflar birleşmeli.” Salih’e göre; Libya Başkanlık Konseyi ve ortak hükümetin başındaki kişiler aynı taraftan olmamalı ve iki organda da taraflardan üyeler bulunmalı. Bunlar teşkil edildikten sonra Anayasa yapılmalı.

Salih’i ortaya çıkaran güçler bu düşünceleri hemen desteklediler. Gelinen aşamada Libya’da bayram sonrası gelişmeler bekleniyor.

Suriye’de yeni oyunlar...

Türkiye şu sıralar ABD ile birlikte Rusya’ya karşı pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor. Gelinen aşamada Türkiye ile Rusya arasında 5 Mart’ta yapılan sözleşmeye göre, Türkiye’ye İdlib’teki cihatçıları tasfiye için altı ay süre tanınmıştı. Türkiye İdlib’te cihatçılar ile ilgili henüz bir şey yapmış değil. Cihatçıların bir kısmının Libya’ya gönderilmesi Rusları kızdırdı. Araplar ve İran’dan destek alan Esat, İdlib bölgesine saldırmak ve cihatçıları kendisi temizlemek istiyor. Ruslar şimdilik izin vermedi ama durumdan çok rahatsız olsalar da Türkiye’nin sözünde durmasını bekliyorlar.

ABD’ye gelince, şu anda Suriye’de üç şey yapmak istiyor;

  1. Türkiye’nin derdinin rejimi dolayısıyla Esat’ı değiştirmek olduğunu bildiği için buna oynuyorlar; Ruslara karşı Suriye ve Libya’da sözde yanımızda duruyorlar.
  2.  İkinci oyun el koydukları Deyrizor’da topladıkları muhalif ve Irak’a kaçıp geri dönen Kürtleri ve Fırat’ın doğusundaki YPG/PKK unsurlarını bir arada Cenevre’de muhalif grupların içinde masaya oturtmak istiyorlar. Böylece Kürtleri Ruslar ve Esat’ın elinden alacağını hesaplıyorlar.
  3.  ABD, bir yandan, Irak’ın kuzeyindeki Barzani ile Suriye’deki YPG/PKK arasında bir ilişki kurma peşinde. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Suriye ve Irak’taki Barzani etkisindeki Kürt grupları, Suriye Kürt Ulusal Konseyi ENKS altında topluyor.

Neler olduğunu anlamamız için Fırat’ın doğusundaki gelişmeler ile ilgili biraz geriye gitmemiz gerekiyor.

ABD’nin yeni Kürt planı...

Şimdi ABD, Fırat’ın doğusundaki Kürtleri; sözde Türkiye’ye yakın olanlar, YPG/PKK’dan kalanlar ve Irak’tan dönenler ile birlikte paketleyip, Türkiye’nin tanıyacağı bir yapılanmaya sokmak istiyor. Barzani’nin grupları da Suriye tarafına katılınca sözde Ankara’nın tavrı yumuşayacak. Barzani de sözde bunlara ağabeylik yapacak. Ancak, göz olanı akıl olacağı görür; muhtemelen ABD, Suriye’nin kuzeyi ile Irak’ın kuzeyinin entegre olması için yeni bir oyun tezgahlıyor. Hem Kürtler birleşecek hem de Ankara’ya bak gördünüz mü PKK değil denecek. Ancak, Barzani ve PKK tarafı birbirine sempatik gelse de pratikte biri diğerinin işleri karıştırdığını düşünüyor. Neler olacak göreceğiz.

Muhtemelen Türk istihbaratı da bu işin içinde ya da onların bilgisi dâhilinde. Bunların hiçbiri Türkiye için hayırlı şeyler değil. Ama devlete kim nasıl bilgi veriyor, yönlendiriyor ise ABD bunda başarı sağlıyor. Asıl tehlike Suriye ve Irak arasındaki Kürt kuşağının Türkmen bölgesini yutması ve Türkiye’nin güneyini kapatması. Buna Türkmenler ilgili bölümde değineceğiz.

Ruslar ise Kürtleri ABD’nin elinden almak için Fırat’ın doğusunda devriye gezdiği yerlerde onları paralı asker yani kendi YPG/PKK’sı yapmaya çalışıyor. Ancak, Kürtler daha iyi maddi destek ve daha somut planları olduğu için ABD tarafını seçiyor.

Irak’ın kuzeyinde durum ve sahipsiz Türkmenler..

Bugün Irak’ta bir etnik grubun güçlü olması için iki şart var. Birincisi bir büyük devletin arkasında olması, ikincisi silahlı koruma gücünün olması. Arapların (S.Arabistan), Şiilerin (İran) ve Kürtlerin (ABD) hatta az miktardaki Hıristiyan azınlıkların arkasında güçlü destek var ama Türkmenlerin yok. Bu yüzden, Kürtler Bağdat’tan her istediğini almakta.

Türkmenler için ne yapılmalı? Irak Türkmenlerinin Türkiye’den istekleri şu şekilde sıralanabilir;

  1.  Kendi silahlı milis güçlerinin olması (Şu an sadece Kerkük bölgesinde sınırlı bir güç var ama resmiyeti yok).
  2.  Türkiye’nin açık siyasi desteği (Türkiye’nin Irak’a yönelik uzun vadeli ve net bir politikası yok).
  3.  Irak’ın parçalanması ya da federal bir ülke olması ihtimaline karşı Türkmen bölgesinin şimdiden kurulması.

ABD ve Suudiler Irak’ı bölmek istiyor..

PKK terör örgütü ne durumda?

Makalenin devamı ve geniş versiyonu için;

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR