Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz

Rus istihbaratı (razvedka) ve Putin..

“Vladimir, sen kazandın. Kazandın, her şeyi doğru yaptın.
Yeni dünya düzenini seninle kuracağız”.

         Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in psikolojisi hiç iyi değil. Büyük bir paranoya içinde ve durum kötüye gidiyor. Yıllar önce kendisi ile görüşen Almanya Başbakanı Angela Merkel, Putin için şöyle demişti; “Başka bir dünyada yaşıyor, sürekli ülkesinin komplolar ile karşı karşıya olduğundan bahsediyor.” Eski KGB çalışanı ve soğukkanlı bir katil olan Putin’in son iki aydaki açıklamalarına bir göz atalım;
  
         Putin, Ocak ayı sonunda katıldığı Dünya Ekonomik Forumu’nda Dünya Savaşı C Çağı’ndan bahsetti. Batının uzun zamandır oynadığı oyunların, herkesin herkesle savaştığı bir dünyaya bizi götürdüğünü iddia etti. Burada asıl saldırıya uğrayan ülkelerin Rusya ve Çin olduğunu söyledi. Çare olarak ‘çok taraflılığı’ savunuyor, yani Rusya’nın da küresel düzeyde söz sahibi olmasını, kendi oyununu oynamasını istiyor. Sonunda ağzındaki baklayı çıkarıyor; “Rusya’nın liderliğinde Büyük Yeniden Başlangıç”. Böylece Rusya, Dünya Savaşı C’de hayatta kalmamızı sağlayacakmış.

          Putin’in 17 Şubat’ta Duma’da yaptığı konuşma daha da ilginç; “(Türkleri kastederek) Barbarlar Doğu’dan geldiler ve Hıristiyan Ortodoks İmparatorluğu’nu yok ettiler. Ama biliyorsunuz ki Doğu’dan gelen barbarlardan önce Batı’dan gelen haçlılar imparatorluğu zayıflatmışlardı ve fethedilmesi için son bir darbe yeterliydi. Bunları hatırlamalı, unutmamalıyız.” Burada Batı tarafından zayıflatılmalarının sonucuna yani yok olabileceklerine dikkat çekiyor. Son darbeyi de gene bizden bekliyor olmalı.

          Ardından, 24 Şubat 2021 tarihinde iç güvenlikten sorumlu FSB yönetimi ile yaptığı toplantıda, Batı’nın ülkesinin istikrarını bozma teşebbüslerine karşı gayretlerini iki katına çıkarma görevi veriyor. Rusya, Ukrayna ve Gürcistan yanında Orta Asya ülkeleri konusunda oldukça endişeli. Batı’nın çevreleme stratejisinin son düğümlerini attığını düşünüyor.

          Rusya’dan ABD’ye kaçan oligark Mihail Hodorkovski’e göre, Putin’in yanında olabilmeniz için şunları söylemeniz gerekir; “Vladimir, sen kazandın. Kazandın, her şeyi doğru yaptın. Yeni dünya düzenini seninle kuracağız”.

          Putin’in paranoya içinde olmasının arkasında istihbaratçı geçmişi ve Sovyet döneminden beri devam eden Rus istihbaratının yanlış çalışma sistemi var. CIA’nın yanlış istihbarat üretmek için kurulmuş, mükemmel bir teşkilat olduğunu “ABD İstihbaratı” başlıklı kitabımda anlatmıştım. Rus istihbaratı ise bilimsellikten uzaktır ve komplo teorileri ile çalışır. Günlük hayatımızda çoğumuzun inandığı birçok dezenformasyon ya da manipülatif bilgi (Gladyo, Atlantikçiler, Amerikancı subaylar, NATO’ya hayır vb.) Rusların ürünüdür. Son 30 yılda Batıya giden pek çok eski KGB çalışanı çok önemli bilgiler verdiler. Rus istihbaratının bilinmeyen yüzünü bu yaz çıkacak yeni kitabımızda anlatacağız. Bu makalemizde ise Rus istihbaratının analiz hatalarına ve Rus liderliğini nasıl yanlış yönlendirdiğine odaklanacağız.

           Putin ve Rus İstihbaratı..
  
          Rusları anlamak için lideri iyi tanımak gereklidir. Kruşçev, Stalin’in şüphe etme hastası olduğunu, her yerde ve her şeyde düşman gördüğünü, herkesin çifte pazarlıklı ve casus olduğunu düşündüğünü söylemişti. Bu yüzden, Troçki, Tito, Siyonistler hakkında pek çok komplo teorisine inanmıştı. Stalin veya Sovyet sistemine düşman olmadığı halde pek çok kişi bu yüzden Gulag’a gönderildi. II. Dünya Savaşı sonuna doğru Batılı liderler, Stalin ile yaptıkları görüşmelerde onu bu tür düşüncelerden kurtaramamıştı. Dün olduğu gibi bugün de Rus liderliğini komplo teorilerinin dışında bir dünya görüşüne inandırmak mümkün değil. Rus istihbarat servislerinin saldırgan olduklarından şüphe yok ama iyi yönetildikleri şüphelidir. Bu sadece günlük kontrolleri için değil istihbaratı nasıl analiz ettikleri ve politikaya yansıttıkları, büyük bir stratejinin parçası haline getirdikleri ile de ilgilidir.
   

         Putin, 1975 yılından itibaren Sovyetler Birliği çökene kadar KGB’de çalıştı. 1998’de FSB’nin başına geçti. Başkan olduktan sonra FSB’ye daha çok sempati duyduğu kabul edilir. Moskova’nın kalbinde Vladimir Putin’in en sevdiği yer eski KGB’nin karargâhının olduğu Lubyanka’dır. Putin hala kendini KGB ajanı gibi görüyor. Rusya’da ondan başka kimse büyük karar alamaz, bu tür kararlar hepsi tek bir adama, Putin’e aittir. Putin ise başta ABD olmak üzere tüm dünyaya savaş açmıştır. Putin’in aklına komplo teorileri sokmak en çok FSB’nin işidir. 2012 yılından beri Putin artan derecede gittikçe düşündüğü şeylerin sorgulanmasına karşıdır. Bu etrafındaki halkanın küçülmesine, özgür düşüncelerin dışarıda kalmasına ve bazı eski müttefiklerin dışlanmasına yol açtı. Rus istihbaratı Ukrayna krizi ile birlikte Batıya karşı aktif tedbirlere yoğunlaştı. Taktik olarak etkili olsalar da stratejik olarak felaket durumdalar. Rusların saldırganlığı NATO’yu canlandırdı ve ilişkileri daha sıkı hale getirdi. Moskova’nın Avrupa’daki yumuşak gücü eridi, Rus imajı bitti. Rus istihbaratının saldırgan ve kötü yönetilen katkısı, Rus liderliğinin dünya algısını yanlış yöne ve fantezilere itti ve gerçek kurban Rus halkı olmaya devam ediyor.

          Günümüz Rus İstihbaratı..     

          Rus istihbarat ve güvenlik servisleri kendilerini sadece karar vericiler için istihbarat kaynağı olarak görmez, belirli politikaları savunur ve aynı zamanda doğrudan eylemde bulunur. Bu özellikle GRU için geçerlidir. İstihbarat servisleri kendilerini hep savaşta görür ve bu savaş zihniyeti içinde zorlayıcı yöntemler, aktif operasyonlar, fırsatları kullanmak esastır, uluslararası rezalet çıkarmak çok önemli değildir. Savaş zihniyetinin üç ana ilkesi vardır;
(1) Batı kaybediyorsa, biz kazanıyoruz. Soğuk Savaş döneminden kalma bu sıfır toplamlı anlayış SVR içindeki eski kafalardan gelmektedir.
(2) Rusya, tehlike içindedir. Bunun temelinde, Batının Rusya’daki rejimi değiştirmek için bozguncu faaliyetler içinde olduğu, Rusya’nın tarihi, dini ve sosyal kimliğini dikkate almadığı ve ABD’nin böylece küresel hegemonyasını sürdürmek istediği algısı vardır.
(3) Harekete geçmek, hareketsiz kalmaktan iyidir. Rus kurumlarının yoğun bürokrasisini aşmak ve pratik çözüme gitmek için gelişmiş bir anlayıştır.

      Rusya Federasyonu, Neo-KGB devlete dönüşürken, SVR de KGB 2.0 olma yoluna girdi. Propaganda ve dezenformasyon çalışmalarında kullanılan belgeler ve hikayeler SVR tarafından hazırlanır. Bu aktif tedbirlerin amacı Rus dış politikasını temiz göstermek, imajını düzeltmek, öte yandan ABD aleyhtarlığını artırmak ve iç karışıklık çıkarmaktır. SVR, vasıta temininde yurt dışında yaşayan Rus vatandaşlarını tercih eder. Bu kişi seçildiğinde genellikle yaşadığı yerde ziyaret edilir. Eğer ret ederse Rusya’da hakkında yasal soruşturma açılmakla tehdit edilir. Kişi reddetmeye devam ederse o zaman hakkında suçlar üretilir. SVR’ye göre çifte vatandaşlar değil sadece Rus vatandaşı olanlar ajanları olabilir. KGB dönemi ilk nesil ajanlarda Komünist olması aranırdı. İkinci nesilde ise Rusya sevgisi aranmaya başlandı. Yurt dışında yaşayanlar arasından Rusya’ya bağlılık hissine dikkat edilmektedir. Özel Bölüm tarafından Putin’in katılmaktan hoşlandığı düzenli göçmen konferansları düzenlenir.
Makalenin devamı ve geniş versiyonu için;
https://www.academia.edu/45413855/Rus_istihbaratı_razvedka_ve_Putin_

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR