Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz

RUSYA, YPG/PKK’NA KARTINA SARILDI

Moskova’da Rusya’nın gözetiminde yapılan anlaşma Cenevre’de Suriye Anayasası’nı görüşecek grupların içine YPG/PKK’nın da dâhil olmasını amaçlıyor. Anlaşmanın bir tarafında Suriye’de muhalefeti YPG/PKK’nın güdümündeki Suriye Demokratik Konseyi’ni temsil eden İlham Ahmed başkanlığında bir heyet var. Diğer tarafında ise Suriye’de muhalif gibi gözüken ama Esat yönetiminin bir partisi olan Halkın İradesi’ni temsil eden ve Kadri Cemil başkanlığında diğer bir heyet. İlk heyet 15 gün önce zaten Moskova’ya gitmişti.

Bu anlaşma devletler arası bir anlaşma olmadığından hukuki bir geçerliliği yok, sadece iki devlet dışı grubun mutabakatı, hatta bunlardan ilki bir terör örgütü. Öte yandan bu anlaşma, Kürtlere herhangi bir özerklik derecesi verilmesine karşı olan Esat’ın direncinin Ruslar tarafından kırıldığını gösteriyor. Ruslar ve Amerikalılar, son dönemde Suriye içindeki çeşitli grupları kontrol altına alma konusunda rekabet içindeler. Bu gruplara, Türkiye’nin kontrol ettiği bölgelerdeki Arap aşiretlerinin de dâhil edilmeye çalışıldığı görülüyor.

Malum, Amerikalılar da 15 gün önce Deyrizor bölgesindeki petrol yatakları için YPG/PKK’nin siyasi çerçevesi olan SDG ile bir anlaşma imzalamıştı. James Jeffrey’in Ankara’dan sonra Kandil’e de bir heyet gönderdiği biliniyor. Rusya’nın niyeti Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde Kürtlere bir şekilde özerklik vermek iken, ABD hala Suriye’den Kürtleri koparmak hatta Irak’ın Kuzeyi ile de birleştirerek, İran’ın kurduğu ekseni engellemek hatta savaş senaryosuna hazırlık yapmak istiyor.

Moskova’daki anlaşmaya dönecek olursak, Rusya, Suriye’deki muhalif grupları kontrol altına alarak, Esat ile işbirliğine davet ediyor. Bu bir anlamda Esat’a yönelik bir tehdit; “Kürtlere temsil hakkını vermezsen seni desteklemem” demek istiyor. Rusya, bir yandan Kürt kartını ABD’nin elinden almak için yeni bir hamle yapmışken asıl bu kartı Türkiye’ye karşı kullanmak peşinde. ABD ise her zaman olduğu gibi kendi planlarını uygularken, Türkiye’yi uyutma stratejisi izliyor.

Libya’da Serac hükümetinin Fransa ile yakınlaşması ve Türkiye’den izinsiz ateşkes ilan etmesi sahadaki tüm hesapları değiştirdi. Türkiye’nin Libya’da bulunan savaşçıları Suriye’ye ve özellikle İdlib’e nakletme olasılığına karşı son derece dikkatli olan Rusya, bu anlaşma ile Kürt ve Arap kartını bize karşı hazırlamaktadır. Rusya’nın İdlib’teki HTŞ unsurlarını tahliye etmesi için Türkiye’ye verdiği süre dün bitmişti.

Sonuç olarak, Rusya’nın desteği ile YPG/PKK temsilcileri de Cenevre’de temsil hakkı alacak ve Suriye’nin geleceğinde alabilecekleri en fazla özerklik haklarına sahip olmaya çalışacaklar. Türkiye’nin yapması gereken ise, yıllardır söylediğimiz, YPG’yi bizim gibi PKK ve bölücü terör örgütü olarak gören tek adres olan Esat rejimi ile bir an önce görüşerek, Suriye’nin geleceğinde ortak bir politika izlemektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar