Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz

Siyasi Savaş

Siyasi savaş” terimi ilk defa 1948 yılında, Sovyetler Birliği’ne karşı “çevreleme” stratejisinin mimarı da kabul edilen Amerikalı diplomat George Kennan tarafından kullanıldı. Amerikalıların Soğuk Savaş boyunca siyasi savaş’tan anladıkları rakipleri olan Sovyetler Birliği’ne karşı barış ve savaş arasındaki gri bölgelerde uygulanacak tedbirler idi. Amaç, ABD etkisini artırmak, Sovyetleri zayıflatmaktı. Kısaca, siyasi savaş, en başlarda daha çok istihbaratçıların işi ve bir Amerikan stratejisi idi. Bu ideolojik savaş Ruslar için ise devrimci gerilla savaşları dönemi idi. Bu savaşlar geniş bir jeopolitikte işleri kontrolden çıkarma ve sıcak bir savaşa yol açma tehlikesi gösterince 1970’lerde yumuşama (Detant) dönemi geldi. Ancak, Ruslar 1979’da Afganistan’a girerek sessizliği bozdular.

ABD, bir yandan Sovyetler Birliği’ne karşı Yeşil Kuşağı kurgularken, Varşova Paktı içindeki ülkelerin içine sızmak ve muhalifleri örgütlemek fikri ortaya çıktı. Böylece gizli kapaklı işlerin daha açık hale getirildiği “demokrasi projeleri”ne geçildi. Bu aslında medya, NGO ve Sivil Toplum Örgütleri ile kurgulanmış “yumuşak güç”e geçiş idi. Matadorların boğalara karşı kullandıkları taktik esas alınarak, Sovyetler Birliği içinde 22 yara açılmış ve sonunda kan kaybından çökmesi sağlanmıştı. 1990’larda bu kurgunun sayesinde Varşova Paktı’ndan ayrılan Doğu Avrupa ülkeleri Batı kampına kolaylıkla çekildi, Rusya Federasyonu’nun yağmalanmasına başlandı. Bu yağmaya dur diyen, Rusya’yı tekrar eski saldırgan haline sokan, Çar olma hevesindeki eski KGB tetikçisi Vladimir Putin oldu.

11 Eylül 2001 saldırıları sonrası başvurulan Afganistan ve Irak Savaşları Amerikalılarda “kalpleri ve düşünceleri” satın almak fikrini ortaya çıkardı çünkü sahadaki askeri başarı yeterli olmuyordu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Stratejik Angajman Merkezi kurmuştu. Silahlı Kuvvetler de bu işleri Stratejik İletişim adı altında yapıyordu. Sosyal medya imdada yetişti. 2003 yılında Rusya’nın etrafında renkli devrimlere başlandı. 2006 yılına gelindiğinde sırada temeli “kamu diplomasisi” olan “akıllı güç” vardı. Akıllı güç içinde; kamu diplomasisi, sosyal medya, işbirlikçi istihbarat, yumuşak güç ve nihayet askeri yöntemler bir araya getirilerek, Ortadoğu’da 2011 yılında Büyük Ortadoğu Projesi’ne geçildi. Ruslar ise demokrasi ve kapitalizm kültürleri olmadığı için eski Sovyet ülkelerinde bıraktıkları istihbarat yapılanmaları ile şantaj yaparak ülke liderlerini kontrolünde tutmaya çalıştı.

Bu makalede, İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD’nin dünya hegemonyasını üstlenmesinde dönüm noktası olan Ulusal Güvenlik Kanunu’nun kabul edildiği, Ulusal Güvenlik Konseyi ve CIA’nın kurulduğu 1947 yılından bugüne geçen 75 yılda Batı ve Doğu arasında yaşanan siyasi savaş içinde neler yaşandığını, rejim değiştirme yöntemlerini ve gelinen aşamayı ele alacağız. Makalenin sonunda Türkiye içinde söyleyeceklerimiz olacak.

ABD’nin Demokrasi Geliştirme İşleri

1984-1992 yılları arasında NED, Sovyet Bloku içinde buharlaşan 50,5 milyar dolar harcadı. Sovyetler Birliği çöktükten bir ay sonra 1991 yılı Ağustos’unda zaferin on yıllık bir “açık operasyon ağı” sonucunda geldiği açıklandı. Sovyetler Birliği’ni çözen Inter-Regional Deputies Group (IRG) oldu. IRG, 1989 yazında Boris Yeltsin ve Andrei Sakharov’un liderlik ettiği Halkın Temsilcileri Kongresi’nde kuruldu. IRG ve Yeltsin’in nüfuz ağı bu kurumun çatısı altındaki işbirliği ile gelişti. IRG, hem Gorbaçov hükümetini düşürecek hem de 1991’deki darbeyi bertaraf edecek bir çekirdek grup oluşturmuştu. IRG’nin temel stratejisi bir ağ organizasyonu içinde stratejik liderleri gerekli yerlere yerleştirmekti ve bu liderler darbe sonrası oluşan güç boşluğunu hemen dolduracaktı.

Renkli devrimler esnasında Batı, rejim değiştirme oyunu oynamış, sözde çalınmış seçimler üzerinden tetikleme yapılmıştı. Batı, demokrasiyi desteklemek için değil rejimi değiştirmek için yardım etti.

Arap Baharı’ndan sonra halen üç ülkede eş zamanlı olarak demokrasi geliştirme operasyonları sürüyor; Ukrayna, Venezuela ve Türkiye. Türkiye ile ilgili çalışmalar bu makalenin konusu değildir. ABD Dışişleri Bakanlığı, CIA, NED ve uzantısı NDI, Carnegie Endowment for International Peace gibi NGO’lar Ukrayna’da ön cephededir. Arka cephede ise Chatham House, Black Sea Trust for Regional Cooperation (BST), German Marshall Fund, NATO Bilgi ve Dokümantasyon Merkezi, ABD ve Polonya’nın Ukrayna Büyükelçiliği ile Ukrayna, Beyaz Rusya ve Moldova’ya hedef alan Horizon Capital Advisers LLC bulunmaktadır. George Soros, Ukrayna’daki bozguncu faaliyetleri için Uluslararası Rönesans Vakfı’nı kullanmaktadır.

Rusya’nın siyasi savaşı

Gürcistan (2008), Ukrayna (2014), Beyaz Rusya (2021), Kazakistan’da (2022) ülke içinde bir ayaklanma olduğunda Rus askerlerinin sınırda hazır beklediği anlaşıldı. Putin, ya önceden haber aldı ya da kendisi tezgâhı kurup, Batının üzerine attı. Kazak liderin başına öyle bir iş açıldı ki Rus askerlerini çağırmaya mecbur bırakıldı. Ruslar NATO’nun genişlemesine müsaade etmeyeceğiz jargonunu kendi etki bölgelerini genişletmek için kullanıyor, bu ülkelerin başında yoldan çıkmış gördükleri bu şekilde tekrar kendilerine bağlı hale getiriyorlar. Ermenistan’ın Batı yanlısı lideri de aynı yoldan Rusya’ya bağlı hale getirildi. Dağlık Karabağ’a Rus askeri girdi ve Güney Kafkasya’ya yerleşti. Ukrayna’dan Orta Asya’ya bölge ülkeleri ile ilgili Batı ve Rusya arasında bir siyasi savaş var. Stratejik satranç tahtasında Rusya sürekli konum kazanmak istiyor. Bu coğrafyada egemenlik Rusya’dan bağımsız olmak anlamına geliyor ve çok zor

Bir ülkenin aynı anda hem Rusya'ya komşu hem de özgür olması yasaktır. Rusya'nın komşusu güvende olmak için egemenliğinden vazgeçmeli, önemli kararların alınmasını varsa ulusal parlamentosuna değil Moskova'ya bırakmalıdır. Dolayısıyla söz konusu devletin hem Rusya'ya komşu olması hem de halkının iradesine saygılı ve ona göre hareket eden bir demokrasi olması yasaktır.

ABD’nin bugün de siyasi savaş stratejisi aynı; rejiminizin meşruluğunu sorgulamak, pazarlık yapmak, itibarsızlaştırmak, yaptırımlar uygulamak ve diğer örtülü tedbirler. Casusluk, şantaj ve kaba güçten başka bir şey bilmeyen Ruslar ise bugün Ukrayna’da büyük bir savaşı tetiklemenin kenarına geldiler. Türkiye, Soğuk Savaş’tan bugüne Batının rejim restorasyonu çalışmalarının en başarılı olduğu ülkelerden biri oldu. Öyle ki Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’nın dönüşümünden sonra Türkiye örneği, ABD içinde demokrasi projelerini savunanların en güçlü argümanlarından biri. Devletin içinden siyasi partilerimize, iş adamlarından sendikalara, üniversitelerden medyaya kemikleşmiş bir Batı kurgusu her yerimizi sarmış durumdadır. Bu kurgu, geçmişteki sağ-sol olaylarından, FETÖ yapılanmasına, bölücü terör örgütü sevdalılarına, mühendislerimizin öldürülmesine ve AB’cilere kadar Türkiye içindeki her türlü melanetin kaynağıdır. İşin ilginç yanı bu kurguyu deşifre etmek çok zor olmadığı halde üzerine ciddiyetle gidilmemektedir. Çözüm kendi milli kurumlarımıza ve sistemimize sahip çıkmakta ve demokrasi ile milli güvenlik arasındaki dengeyi kurmaktadır. Demokrasinin temeli; hukukun üstünlüğü, hoşgörü, çok seslilik ve kurumsallaşmadır. Ama devletimizin toprak bütünlüğü, ulus-devlet kimliği ve Atatürk’ün bu devletin kuruluşunda belirlediği temel ilkeler her şeyin üstündedir.

Makalenin geniş versiyonu için;

https://www.academia.edu/70050425/Siyasi_Savaş

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR