Prof. Dr. Sait Yılmaz

Prof. Dr. Sait Yılmaz

Ukrayna & Rusya Savaşı’ndan çıkarılacak dersler...

"Çıkamayacağın bir deliğe düştüğün zaman,
sürekli daha derine doğru gidersin.”

4 Şubat’ta başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı yaklaşık üçüncü ayını bitirmek üzere. Normal olarak bu savaştan çıkarılacak dersleri yazmak için savaşın sonunu ve belki de üzerinden onlarca sene geçmesini yani bazı sırların ortaya çıkmasını beklemek gerekir. Bununla beraber, gelinen aşamada da alınacak dersler ve beklenmemesi gereken acil tedbirler var. Mutlaka tüm ülkeler şu anda bu gelişmeleri izliyor, güvenlik politikalarını ve savunma planlarını yeni gelişmelere göre revize ediyorlar. 
Savaşın gidişatı bu aşamada üç sonuç gösteriyor;

(1) Stratejik seviyede, Batı zafere daha yakın ve NATO daha güçlü hale geliyor.
(2) Siyasi seviyede Batı artık Donbass bölgesine özerklik verilmesinin önünü açan Minsk Anlaşması’nın reddediyor.
(3) Harekat boyutunda, savaş muhtemelen uzun sürecek ve daha çok sivil ölecek. Savaşın daha kısa sürmesi, Ukrayna’nın karşı taarruz için yeterli güce sahip olmasına bağlı.

Savaşın sonunda kaybetse bile Putin kendi zaferini ilan edecek ama siyasi bir çözüm ve gerçek bir barış olmayacak, Batı yaptırımları Rusya’yı çökertene ya da rejim değişene kadar bitmeyecek.
Donbass’taki çatışmalar donma noktasına gelebilir yani Ruslar çıkmayacağı bir deliğe düşecek ve çatışmalar dursa da askerlerini çekemeyecekler çünkü bölge halkının önemli bir kesimi işgali kabullenmeyecek. 
Bu durumda, tekrar Doğu Avrupa cephesinde yeni bir askeri müdahalede bulunmayı göze almayan Rusya, Batı desteğinin daha az olduğu Orta Asya ve Türkiye üzerine yeni bir oyuna girişmeyi düşünebilir. Dersimize çalışma zamanı. Önce Batı’nın Ukrayna’daki savaşta zaman içinde oynadığı rolü değerlendirecek, sonra çıkarılacak derslere odaklanacağız.

Savaş planları
Batılı istihbarat servisleri daha önceki makalelerimizde yazdığımız gibi, savaş başladığında kararın ne zaman ve kimler tarafından verildiğini çözememişti ama Rusların savaş planları çoktan çalınmıştı.  
Rus Ordusunun harekat planı stratejik hedeflerin hızla ele geçirilmesi için iki kapsamlı harekat öngörüyordu;

(1) Askerden arındırma;
    - Ukrayna hava, hava savunma ve keşif vasıtalarının imha edilmesi.
    - Ukrayna komuta-kontrol ve istihbarat sistemleri ile lojistik güzergahlarının işlemez hale getirilmesi.
    - Daha çok ülkenin güneydoğusunda yığınaklanmış Ukrayna Ordusunu kuşatmak.
(2) Gönüllülerden arındırma (Ruslarin ifadesi ile “Nazilerden arındırma”);
Ukrayna’nın büyük şehirleri ve çeşitli tesislerinde görevli gönüllü taburlarını imha etmek.
2022 yılında Ukrayna Ordusu, Rus saldırısına karşı şu şekilde organize oldu;
- Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı; tank, ağır topçu ve füze vb. gibi unsurlardan oluşan 3 kolordu,
- İçişleri Bakanlığı’na bağlı 5 bölgesel komutanlık. Bu komutanlık şehir savaşları (Kiev, Kharkov, Herson, Maripul, Odessa vd.) için teşkil edilmişlerdi. 

İşgalin başlangıcında Rusya'nın hava kuvvetlerinde çok belirgin bir avantajı vardı. Sınıra gönderilen savaş uçaklarının sayısı Ukrayna'nın savaş uçaklarının üç katı kadardı. Ancak Ukrayna'nın savaş uçaklarına karşı yürüttüğü savunma etkili oldu. Batının uzaya dayalı kabiliyetler ve elektronik savaş konusunda Ukrayna’ya verdiği destek, Rusya'nın manevra ve ateş kabiliyetini kısıtladı.

Savaşta Batı’nın Ukrayna’ya verdiği destek
Kanaatimce Rusya’nın askeri harekâtının arkasındaki başarısızlığın asıl nedeni, ABD’nin uzaya dayalı sistemler ve elektronik savaş alanındaki üstünlüğüdür. Haberleşme ve yönlendirme sistemleri felç olmuş bir ordunun uçakları hedeflerini bulamaz, kör bir şekilde uçar. Bu avantajı düşmanına karşı kullanan ülke de rakibini savaş alanında kolayca avlar. Şu ana kadar Ukrayna’nın Batılıların sağladığı teknoloji ve operatörlerin desteğinde Rus ordusuna önemli zayiatlar verdiğini izliyoruz. Bu zafiyeti aşmak için Ruslar, Donbass’taki daha dar bir cephede kuvvet yoğunluğu oluşturarak, kolay bir zafer arıyorlar.
Öte yandan, her ne kadar NATO, Ukrayna’ya askeri yardım gönderse de Rusya ile doğrudan bir savaşı istememektedir. Savaşı uzatarak sahada Rus Ordusuna azami zararı verdirirken, uzun vadede en azından Rusya’da rejimin çökmesini hedeflemektedir.
NATO ve Rusya arasında bir savaş çıkmasını Putin de istemiyor ama buna kendisi karar verecek. Daha doğrusu bu, Rusların NATO’nun Ukrayna’ya verdiği desteğe nereye kadar tahammül edeceğine bağlı. 

NATO’nun Ukrayna’ya verdiği yardımı şu şekilde özetleyebiliriz;
(1) Stratejik istihbarat.
(2) Füze ve taktik hedefleme istihbaratı.
(3) Küçük kuvvet ve hedeflerin imha ve izole edilmesi.
(4) Ukrayna hava sahasının büyük bölümünde uçuşa yasak bölge uygulamasının desteklenmesi.
(5) Rus hedeflerine taarruz eden Ukrayna uçakları ve pilotlarına NATO hava alanlarını kullanmasına izin verilmesi.

Batının istihbarat desteği
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Willam Burns, “Yedi haftalık savaş sürecinde ABD istihbaratının kritik bir rol oynadığına işaret ederken, Putin'in geçmişte çok sık kullandığı yanlış anlatıları ve sahte bayrak operasyonlarını önlemek için, benzeri görülmemiş adımlar attık. Böylece Putin'in nedensiz ve vahşi saldırganlığının gerçeğini gizlemesini zorlaştırdık” değerlendirmesini yaptı.
ABD Savunma Bakanı Llyod Austin ise savaş halindeki Ukrayna kuvvetlerine istihbarat sağlamaya devam ettiklerini açıkladı. Rus ordusunun hareketleri ve yerleri ile ilgili bu istihbaratın 30 dk.-1 saat hazırlık süresinde gerçek zamanlıya yakın istihbarat olduğu belirtiliyor.
Makalenin devamı ve geniş versiyonu için;
https://www.academia.edu/79099974/Ukrayna_and_Rusya_Savaşından_çıkarılacak_dersler

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR