• Yeni Çıkanlar | 27 Ocak 2020

    ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı” listelerini oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

    YENİ ÇIKANLAR

    Patrio O Muerte

    COMANDANTE’NİN SON GÜNLERİ

    Çeviren: Bengi De Da Paixo

    Kafka Kitap

     

    2015 Tusquets Roman Ödülü

    “Barrera’nın berrak ve kışkırtıcı üslubu, insan kalbindeki çelişkileri anlatmak konusunda mutlak bir özgünlüğün damgasını taşıyor.”

    -J. A. Masoliver Rodenas

    “Koca bir ülkenin tüm arzularının, hüsranlarının, ıstıraplarının ve ümitlerinin röntgenini çekebilen büyük bir yazar.”

    -Ricardo Baixeras

    Emekli bir onkolog olan Miguel Sanabria, Chávez’e karşı ikircikli bir tutum içerisindedir. Ne eşi gibi azılı bir Chávez karşıtıdır ne de ağabeyi kadar ateşli bir Chávez taraftarı… Ama Comandante’nin sağlık durumunu aydınlatabilecek gizli video kayıtlarını saklamak ona düşmüştür.

    Gazeteci komşusu Fredy ise, Başkan üzerine bir kitap yazmak istemekte ancak bunun için, bir yolunu bulup Chávez’in tedavi gördüğü Küba’ya gitmesi gerekmektedir. Diğer yandan şehrin başka bir köşesinde oturan dokuz yaşındaki María’nın nevrotik annesi, şehirdeki şiddet salgını karşısında gitgide daha da paranoyaklaşmaktadır.

    Başkan’ın beklenen ölümü giderek yaklaşırken, aynı şehri paylaşan bu insanların kaderleri her geçen gün daha da iç içe geçecektir.

    Hugo Chávez’in ölümü arifesindeki Venezuela toplumunu ve devletini odağına alan Comandante’nin Son Günleri, karizmatik bir liderin bir ülke için ne anlama gelebileceğine, yaşam-ölüm diyalektiğinin politik söylemi nasıl yönlendirebileceğine ve ideallerin hayata geçirildikten sonra ne gibi bedelleri olabileceğine dair derinlikli bir anlatı.

     

    216 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Güneş Ayas

    MÜZİK SOSYOLOJİSİ

    Kuramsal Bir Giriş

    İthaki Yayınları

     

    Bir müziğin bir başka müzikle, eserin icracıyla, icracının dinleyiciyle, dinleyicinin çevresiyle ilişkisi nedir? Müzikal beğeni ve müzikte anlam nasıl ortaya çıkar? Bu ve benzeri sorular söz konusu olduğu zaman, müzik sosyolojisi bülbülü eti için öldürme riskini göze alan bir disiplin. Ancak nelerin hazmedilip hazmedilemeyeceğini gösteren bir reçete olarak değerlendirilmesi de mümkün.

    Müzik sosyolojisine yön veren temel kuram ve yaklaşımları ayrıntılarıyla, güncel eğilimleri de takip ederek sunan ve konuyla ilgili Türkçe literatürü eleştirel bir değerlendirmeye tâbi tutan elinizdeki çalışmanın hem alanında önemli bir boşluğu dolduracağını hem de müzikseverler tarafından ilgiyle okunacağını düşünüyoruz.

    “Sanatla sosyoloji arasında çoğu zaman mesafeli ve gergin bir ilişki gözlemlenebilir. Sanatseverler sosyologların sorgulayan, temellendirmeye çalışan ve sanat gibi ‘yüce’ bir faaliyeti ‘gökyüzünden yeryüzüne’ indiren eşitleyici yaklaşımından rahatsız olurlar. Bir an olsun dünya işlerinden kopup muhteşem bir müziğe kendini bırakmak varken, bu müziğin toplumsal bağlamı üzerine kafa yormaya ne lüzum vardır? Birçok müzisyenin, müzik tutkununun ve müzikoloğun gözünde müzik sosyolojisi ilginç, kimi zaman zekice gözlemler içeren ama özünde rahatsız edici bir şeydir. Müziğin daha iyi anlaşılmasına ve hissedilmesine hizmet etmediği gibi, müzik icra etme ve dinlemenin ‘irrasyonel’ alanında dolayımsız bir şekilde yaşanan hazzı da mahveder. Meseleye böyle bakanlar için müzik sosyolojisi, adeta sanata karşı saygısızlıkla eşanlamlıdır…”

    Konu başlıkları:

    Kutsal Sanat Miti ve Müzik Sosyolojisi
    Müzik ve Toplum İlişkisi: İndirgemeci Olmayan Bir Yaklaşım
    Müzikte Anlam: Sosyolojik Bir Perspektif
    Etnosentrizm, Oryantalist Söylemler ve Müzik
    Max Weber ve Müzik Sosyolojisinin Doğuşu
    “Yanlış ve “Doğru” Müzik: Adorno ve Müzik Sosyolojisi
    Müzik Beğenisi ve Beğeni Hiyerarşileri
    Popüler Müzik ve Sosyoloji
    Birlikte Yapılan Bir İş Olarak Müzik
    Müzik Gelenekleri: Süreklilik ve Değişim
    Türkiye’de Müzik Sosyolojisi.

     

    352 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    James Joyce

    SÜRGÜNLER

    Çeviren: Gül Yıldız

    Yitik Ülke Yayınları

    Sürgünler, edebiyatın aykırı kalemi James Joyce’tan insan ilişkilerine dair üstün bir yapıt. Joyce’un tek oyunu olan Sürgünler, yazarın kendi yaşamından da izler taşıyor. Oyun; insanı kadın-erkek ilişkileri, dostluk ve sevgi kavramları üzerine yeniden düşünmeye teşvik ederken, aşkın tanımını yeniden yapıyor.

    154 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Emil Michel Cioran

    PARÇALANMA

    Çeviren: Siren İdemen

    Metis Yayınları

     

    “Sabahtan öğlene kadar ‘insan bir girdaptır, insan bir girdaptır,’ diye tekrarlayıp durdum. Daha iyisini bulamıyorum, çok yazık!

    “Kuş pazarı. Şu pır pır eden küçücük bedenlerde ne biçim bir güç, ne biçim bir azim var! Bu hiçin içinde kök salıyor yaşam; bir parçacık maddeye can veren, ve zaten bizzat o maddeden çıkan ve onunla birlikte yok oluveren acıklı şey… Ama hayretim geçmiyor: Bu hummayı, bu kesintisiz dansı, bu temsili, yaşamın kendi kendisine sunduğu bu gösteriyi açıklayabilmek ne mümkün. Ne müthiş bir tiyatro şu nefes denen şey!”

     

    160 s.

    İstanbul 2020

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Mario Levrero

    BOŞ SÖZLER

    Çeviren: Başak Güntekin

    Nebula Kitap

     

    Eksantrik bir yazar, bir arkadaşının, elyazısı ile karakter özelliği arasında derin bir bağlantı olduğunu iddia eden teoriden yola çıkarak verdiği tavsiyeyle dikkatini yazdıklarının içeriğine değil yazımına vereceği bir çeşit kaligrafi egzersizine başlamaya karar verir. Bunun için günlük tutmaya başlayan yazar, ilk tahlilde harfleri okunaklı ve estetik bir şekilde çizebilmeye çalışır. Bu yolla, yani elyazısını geliştirerek, karakterini de geliştireceğini ummaktadır. Fakat içerikten bağımsız, sadece yazma eylemine odaklanarak yazabilmek ne derece mümkündür? Hiçbir şey hakkında, boş sözlerle yazmak sınırlandırıcı mı yoksa özgürleştirici bir deneyim mi olacaktır?

    Boş Sözler, Latin Amerika’nın okurları kadar yazarlarına da ilham olan Levrero’dan komik fakat özgün, düşünceli fakat oyuncu, kısa fakat akıldan hiç çıkmayan, kuramsal fakat samimi bir roman.

    “Boş Sözler’in her cümlesinde, tasasız bir bilgelikle çarpan bir kalp var, bana göre son zamanların en komik ve en etkili yazarlarından biri olan Mario Levrero’dan küçük bir başyapıt. Bu kitap hayatınızı ya da en azından elyazınızı değiştirebilir.”

    —Alejandro Zambra

    “Levrero, Kafka’nın ‘gündelik’ B yüzü, komik bir açıdan bakıldığında Camus’nün gölgesi.”

    —El Pais

    “Hepimiz onun çocuklarıyız.”

     

     

    128 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Eugene lonesco

    BEYAZ VE SİYAH

    Çeviren: Ayberk Erkay

    Yapı Kredi Yayınları

    Gergedanlar(1959), Sandalyeler(1952) ve Ders(1951) gibi oyunlarıyla absürd tiyatronun en önemli figürlerinden olan Eugène Ionesco, insanlar arasındaki iletişimsizliği, dilin saçmalığını ve davranışların basmakalıplığını her düzlemde aktarmaya çalıştı.
    Beyaz ve Siyah işte bu çabanın bir başka ürünü olarak resim ile yazının eşzamanlı ilerlediği bir yapıta dönüşüyor.

    “Resim yapmayı bilmeyi gerçekten çok isterdim şimdi: Göstermeye çalıştığım şey sahiden ölüm ve yaşam.”

    Ionesco insanın üstündeki örtüyü kaldırıyor ve temel güdülerini gösteriyor.

    – Vladimir Jankelevitch

    Zincirlerim çirkinlik, üzüntü, sefillik, yaşlılık ve ölümdür. Hangi devrim beni bundan kurtarabilir? – Eugène Ionesco

     

    72 s.

    İstanbul 2020

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

     

    Abraham J.Twerski

    BAĞIMLILIK PSİKOLOJİSİ

    Kendini Kandırma ile Nasıl Başa Çıkılır?

    Çeviren: Berna Asuman Uzun

    Say Yayınları

     

    Bir bağımlının düşünce yapısına nasıl nüfuz edebiliriz? Ailemizdeki ya da yakın çevremizdeki bağımlılara yardımcı olabilir miyiz? Peki ya yardım etmek isterken daha kötü sonuçların doğmasına sebep olabilir miyiz?

    Bağımlıların düşünme şekli, etraflarındaki herkesi aynı kıskaca alacak şekilde işler: Bahaneler üretmekte ustadırlar, başlarına gelenler neredeyse tamamen dış etmenlere bağlıdır ve her zaman çaba gösterdiklerini iddia ederler.

    İşte Abraham Twerski, bu döngüden nasıl çıkılacağını bu kısa ama etkili kitapta ele alıyor. Kendini ve başkalarını kandırmanın özsaygı duygusunun altını nasıl kazdığını ve bağımlılıkla mücadele edenlerin çabalarını nasıl tehdit ettiğini açıklıyor. Bağımlıların ve onların yakınlarının geçtikleri yolu, uzun kariyeri boyunca karşılaştığı ilgi çekici vakalarla örnekliyor. Bağımlılık Psikolojisi, bağımlı düşüncelerden kurtulup sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyenler için ideal bir rehber.

     

    136 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Zeynel Lüle

    CAN YOLDAŞIM

    A7 Kitap

    Bu kitapta, altı yıl boyunca Atatürk’ün yanından beş dakika dahi ayrılmamış, sabah kalktığında kahvesini yapan ve sunan, akşam yattığında üstünü örten sadık bir “Emir çavuşu’nun” anılarını okuyacaksınız.

    Bu kitapta Ali Çavuş’un, Ata’dan aldığı talimatla maiyetindekiler aç yatmasın diye Zübeyde Hanım’dan kalan birkaç ziyneti Osmanlı Bankası’na rehin bıraktığını okuyacaksınız.

    Paşa istifa ettiğinde üniformasını çıkarmasına ve ilk sivil kıyafeti giymesine o yardım etmişti. Sine-i millete dönüşünün en yakın tanığıydı.

    Ankara yolunda onu bir ağaç dibinde kuzu postu üzerine yatırıp sabaha kadar başında nöbet tutan yine oydu.
    Mustafa Kemal’le milli mücadele yıllarında sırt sırta verip isyancılara kurşun sıkan da oydu.

    Mustafa Kemal’in Enver Paşa ile kavgaları, “Yeşil Ordu” efsanesi, suikast girişimleri, isyanlar, saldırılar, cephede savaşları en yakın tanığından okuyacaksınız. Atatürk’ün neden “Can Yoldaşım” diyerek onu himayesi altına aldığını da.

    Atatürk’ün o yıllara ait hangi fotoğraflarına baksanız, bir yerinde mutlaka Ali Çavuş’a rastlarsınız. Atatürk’ün hayatındakş üç kadın Zübeyde Hanım, Latife Hanım ve Fikriye Hanım üçgenini ortasında yine o vardı. Çünkü bu üç kadının da sırdaşıydı.

    Atatürk’ün en keyifli, en sinirli, en hırslı, en hoşgörülü anlarını bulacaksınız bu kitapta… Bir liderin insani yeteneklerine, zaaflarına, duygularına ve bütün bunların güncel yaşama yansımalarına şahit olacaksınız.

     

    208 s.

    İstanbul 2020

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Stephane Garnier

    KEDİ GİBİ DÜŞÜNMEK VE DAVRANMAK 2

    Çeviren: Orçun Türkay

    Ploma Yayınevi

     

    İşte kedim Ziggy’nin son sırları. Ebedi uykusuna dalmadan birkaç hafta önce bana sizinle paylaşacağıma söz verdirdiği 101 küçük mutluluk..

    —Stephane Garnier

    “Yaşamımız bizim değişmemizi beklerken, neye yarar yaşamımızın değişmesini beklemek?”

    —Ziggy

    Kedi Gibi Düşünmek ve Davranmak – 2’de Ziggy’nin tavsiyeleri o kadar yerinde ve doğru ki insanı hayran bırakan ve insan ile kedi arasındaki sınırları ortadan kaldıran bir rehbere dönüşüyor. Korkularınızı yenmek, asla vazgeçmemek, kendinize inanmak ve hayatınızı kediden ve onun seçimlerinden ilham alarak yeniden yaratmak için Ziggy’ye kulak verin. Kendi kendinin ilham kaynağı olmak: Gündelik hayatta mutluluğa ulaşmak için kediden öğrenilecek çok basit bir formül bu.
    Meditasyon için mırlamak, ilham veren tavırlar, kendisine saygı duyulmasını sağlamak için ufacık tırmalamalar ve büyütüp çoğaltmayı öğrenmemiz gereken gerçek zevk anları! Yazar ve merhum kedisi Ziggy’den alabileceğimiz derslerle hayatımızı mutlu ve zengin kılmak işten bile değil.

    “Benliğimizin derinliklerinde, hepimizi harekete geçiren dürtüler aynıdır. Kedilerde bunlara takılmadan yaşayacak cesaret vardır.”

    —Jim Davis

    “Bana kedi eğitiminin güç olduğunu söylediler. Öyle değil. Benimki beni iki günde eğitti.”

    —Bill Dana

    “Huzuru simgeleyen evrensel bir ses seçmek gerekseydi ben kesinlikle mırlamaya oy verirdim.”

    —Barbara L. Diamond

    “Bir hayvanı sevmediğiniz sürece, ruhunuzun bir bölümü ışıltıdan yoksun, uyuşuk kalacaktır.”

    —Anayole France

     

    232 s.

    İstanbul 2020

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ