• Yeni Çıkanlar | 9 Mart 2020

    ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni Çıkanlar/Editörün Seçtikleri/Haftanın Kitabı” listelerini oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

     

    YENİ ÇIKANLAR

    Tolgahan Akdan

    SOĞUK SAVAŞ VE TÜRKİYE’NİN BATI’YA YÖNELİŞİ

    Yordam Kitap

    Soğuk Savaş ve Türkiye’nin Batı’ya Yönelişi, Sovyetler Birliği ile büyük kapitalist devletler arasında yaşanan Soğuk Savaş’ı mercek altına alan, Türkiye’nin bu dönemde Batı ittifakına katılımının ardında yatan dinamikleri çözümleyen değerli bir araştırma.

    Tolgahan Akdan, Soğuk Savaş üzerine geleneksel, revizyonist, post-revizyonist ve ra­dikal yaklaşımları etraflıca ele aldıktan sonra, yakın tarihle ilgilenen herkes için merak konusu olan soruları masaya yatırıyor: Türk-Sovyet iliş­kilerinde yaşanan gerginlik, hangi tarafın eylemlerinin sonu­cu gelişti? Resmî söylemin ileri sürdüğü gibi, Sovyetler Birliği’nin Türkiye’nin egemenlik haklarına aykırı talepleri mi bu gerginliğe yol aç­mıştı? Türkiye’nin Batı ittifakına eklemlenişi, kendi egemen­lik haklarını ve toprak bütünlüğünü güvence altına alma arayışının bir neticesi midir? Ya da Boğazlar üzerinden yaşanan gerginlik, Türkiye’yi Batı’ya yakınlaştırmak için Türk yö­netici elitlerinin kotardığı bir komplo mudur? Türkiye’nin Batı ittifakına katılımının, Sovyetler Birliği ile yaşanan gerginli­ğin ötesinde başka politik ve ekonomik nedenleri mi vardı?

    Akdan’ın çalışmasını cazip ve önemli kılan, tek yanlı Soğuk Savaş literatürü üzerinden Türk dış politikasını açıklama girişimlerini eleştirel bir süzgeçten geçirmekle yetinmeyip konuya dair özgün tezler geliştirmiş olması… Kitapta Soğuk Savaş’ın, kapitalizmi ve sosyalizmi temsil eden güçler tarafından icra edilen sistemler arası bir mücadele olduğuna işaret ediliyor. Türkiye’nin Batı ittifakına eklemlenişi ise, bu sistemik mücadelenin yarattığı jeopolitik zorluklar ile içeride güçlenen egemen sınıfların Batı kapitalizmi ile bütünleşme eğilimi üzerinden değerlendiriliyor.

     

    302 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Oktay Akbal

    YALNIZLIK BANA YASAK

    BÜTÜN ÖYKÜLERİ-2

    Doğan Kitap

     

    Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden Oktay Akbal’ın bütün öyküleri…

    Yalnızlık Bana Yasak adını verdiğimiz ikinci ciltte, yazarın 1960-1980 arasında yayımladığı beş öykü kitabı yer alıyor: Yalnızlık Bana Yasak, Tarzan Öldü, İstinye Suları, İlkyaz Devrimi ve Karşı Kıyılar.

    1960’ların İstanbulu’nda toplumla uyuşmakta zorlanan bir adamın, çevresini gözleyerek sıradan insanların yaşam kaygısını, iç dünyalarını, bunalımlarını anlamaya, tanımaya çalıştığı bu öykülerde Oktay Akbal, geçmişle şimdiyi iç içe geçiriyor. Şimdinin olanaklarında geçmişi, geçmişin anılarında şimdiyi arıyor.

    Ana temalarını büyüme, ilk gençlik çağı, kırık aşk hikâyeleri, yasak aşk, kavuşamama, eski dostluklar, eski mahalleye ve eski zamanlara özlemin oluşturduğu bu öyküler, Behçet Necatigil’in deyişiyle, “Konulu hikâyeler değil de belli konular çevresinde oluşan anılar toplamıdır.”

    Usta bir öykücüden hayata ve insana dair öyküler…

     

    584 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Bernard Lewis

    HATA NEREDEYDİ?

    Doğu’nun 300 Yıldır Cevabını Aradığı Soru?

    Çeviren: M. Murat Özeren

    Kronik Kitap

     

    Hurafelerden Gerçeklere: Doğu’nun Gerİ Kaliş Tarİhİ…

    “Müslümanların uygarlık liderliğini kaybetmeleri ve modernlikten geri durmaları son yüzyıllarda dünya tarihinin merkezindedir ve uluslararası çatışmalar ile diplomatik tartışmalarda her zaman en büyük etken olmuştur. Hata neredeydi?”

    David Landes, Harvard Üniversitesi

    İslâm dünyası, yüzyıllar boyunca hem askerî ve ekonomik anlamda hem de uygarlık sanatları ve bilim gibi alanlarda öncüydü. İnsanlığın en ön safında, oldukça kuvvetli bir biçimde yerini almıştı. Peki nasıl oldu da aynı yüzyıllar boyunca “barbarlığın” ve “dinsizliğin” karanlığına batan, öğrenilecek ve korkulacak hiçbir şey barındırmayan yer olarak gösterilen Hıristiyan Avrupa bir anda öne geçmişti? Her şey nasıl bu kadar çabuk değişmişti? Savaş meydanlarından ekonomik pazara, kamudan özel hayata kadar Batı hangi kuvvetleriyle zafer üstüne zafer kazanmıştı?

    Otoriteler tarafından emsalsiz bir bilgi birikimi ve zarafetle yazıldığı belirtilen, içerdiği konularla oldukça kışkırtıcı ve ufuk açıcı bir eser olarak gösterilen elinizdeki bu kitap,

    Bernard Lewis imzası taşıyor. Batı tarafından nasıl alt edildiğini, gölgede bırakıldığını ve tahakküm altına alındığını anlamaya çalışan İslam dünyasının acı dolu tepkisini inceliyor. Karmaşa içindeki bir kültürün hayranlık uyandırıcı portresini sunan Lewis, Ortadoğu’nun dikkatini nasıl Avrupa’nın silahlarına, sanayisine, ticaretine, yönetimine, diplomasisine, eğitimine ve kültürüne yönelttiğini gösteriyor. 18 ile 20. yüzyıllar arasında Batı ve Ortadoğu kültürleri arasındaki çarpıcı farklılıkları, Hıristiyanlık ve İslam, müzik ve sanat, kadınların konumu, laiklik ve sivil toplum, saat ve takvim üzerinden ortaya koyuyor.

    Ortadoğu çalışmalarının duayeni olarak kabul edilen Bernard Lewis, Ortadoğu ile Avrupa arasındaki tarihî ilişkiye oldukça isabetli bir bakış açısı kazandıran çalışması “Hata Neredeydi?” ile Türk okuyucusunun karşısına tekrar çıkıyor. Bu yeni çeviri, her yönüyle soluk soluğa okunacak bir başvuru kitabı…

     

    192 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Madeline Miller

    AKHİLLEUS’UN ŞARKISI

    Çeviren: Seda Çıngay

    İthaki Yayınları

    2012 Orange En İyi Roman Ödülü Kazanı.

    Tanrılar beni küçük yaşımda sürdüler yuvamdan, itiraz edemedim; çelimsiz, beceriksiz, silik bir evlattım. Söyleyecek söz bulamadım, alt tarafı bir ölümlüydüm. Yalnız kalmanın, yenik düşmenin nasıl bir şey olduğunu bilirdim sadece. Sen böyle yenikken başkasının iyi talihinin nasıl diken gibi battığını da.

    Lakin kader örgüm henüz sonlanmamıştı. Sürgünüm Aristos Achaion’un yanına, güzelliğinin güneşi dibinde diz çökmeye çıkmıştı. Mağlup olmuştum lakin böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanır ki? Hikâyelerimizde o en iyimiz, en kahraman, en kuvvetlimiz olarak geçer. Hikâyelerimize göre bunun sebebi damarlarında akan ilahi kandır. Hikâyelerimiz yaşlılar tarafından ateş başlarında anlatılır, kahramanlardan bahseder ama kahramanlar yaşlanmaz hiç. Hikâyelerimizde savaşı yiğit Akha’ların kazandığı anlatılır…

    Hikâyelerimiz gerçeği söylemiyor. Savaşın kazananı olmaz. Çağlar geçer, üstümüzde takımyıldızlar dönüp durur, ayla güneş her zamanki yollarını bitkin takip eder ve biz, biz felakete uğramışlar, biz sevdiğinden ayrı düşmüşler aşkın içimizi titreten şarkısı kulağımızda, huzursuz yatarız düştüğümüz yerde.

    Ben, Kirke’nin yazarı Madeline Miller, Akhilleus’un Şarkısı’nda, şanı için hayatından vazgeçen yarı tanrı Akhilleus’u, can yoldaşı Patroklos’u ve Troya Savaşı’nı; kralların, tanrıların, savaşçıların destanını iki âşığın gözünden anlatıyor.

    “Madeline Miller, çarpıcı ve tutkulu aşklarını Homeros’un sürükleyici manzum destanı kadar sade ve incelikli diliyle aktararak, bu iki genç adamın efsanelerde değil, gerçeklikte var olduğuna bizi ikna etmeyi başarıyor. Bu sayede isimlerini, 3000 yıldır anlatılagelen bu hikâyeyi zenginleştirerek bir sonraki nesle de aktarıyor.”
    -Mary Doria Russell, Serçe’nin yazarı

    “İlyada ve öncesindeki olayların Patroklos gözünden sürükleyici bir yeniden anlatımı; elden bırakması zor bir kitap, klasik eser sevenler özellikle Tanrıça Thetis karakterinin özündeki vahşi yan ve antik dönem esintisiyle büyülenecek.
    -Donna Tartt, Saka Kuşu’nun yazarı

    “Akhilleus’un Şarkısı, İlyada destanını daha önce hiç okumadığınız denli gerçekçi bir tarihsel ve fantastik anlatımla ortaya koyuyor…”
    -Instinct Magazine

     

    376 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Ken MacLeod

    İNSAN CEPHESİ

    Çeviren: İnönü Korkmaz

    Ayrıntı Yayınları

    Hayal gücümün derinliklerinde keşfettiklerim tehlikeliydi. Dickensvari gecekondular, ancak gerçekte mükemmel derecede saygın sayılan çalışan kesimin semtleri vardı. Duvarlarda, demiryolu köprülerinde ve kaldırımlarda tuhaf bir duvar yazısıyla karşılaştım, üstünden çapraz çubuk geçen ters çevrilmiş bir “Y” harfi, çocukça ve basitçe oluşturulmuş, bu sebeple de anında fark edilen bir insan biçimi. Arada sırada beş köşeli bir yıldız iliştirilmiş, çoğu zaman da kargacık burgacık çizilmiş bir orakla çekiç eşliğindeydi.

    “İnsan Cephesi, büyük bir hikâyeden isteyebileceğiniz hemen her şeye sahip: karakter, sezgi, olay örgüsü. Duygu, his, olay ya da manzarayı ileten tasvirin ve açığa çıkışının kalitesi. Maddeye dönüşmesi. Zihninizi sersemletip çalıştıracak bir şey.”

    Iain M. Banks

    “İnsan Cephesi tam anlamıyla insanı nakavt ediyor… zarif, nazik ve kahkahalarla güldürecek kadar komik. Bu son nitelik bile okuru kendi başına tuhaf bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor…”

    Rick Kleffe

     

    112 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Kıvanç Ulusoy

    KATALANLAR-AVRUPA’DA AYRILIKÇILIK

    Ayrın Yayınları

     

    Modern İspanya siyasi tarihinde Katalan bölgesel talepleri hep kritik önemde oldu. Katalan bölgeciliği 1930’ların sonundan 1970’lerin ortasına kadar İspanya’da siyasi rejimin en önemli hedeflerinden, yani Komünistler, Masonlar gibi en önemli düşmanlarından biri olarak kabul edildi. Franco rejimi İspanya’yı bölünmeden kurtarmak için bölgesel kimlikleri ve siyasi talepleri bastırmakta tereddüt etmedi. Milli devlet içinde merkezileşmeye karşı mücadele tarihinden gelen Katalanlar milli devletin yeni bir bağlamda şekillendiği Avrupa bütünleşmesi içerisinde kendilerine yeni bir siyasal kimlik siyaseti belirlemek durumunda kaldılar. Katalan örneği bize sosyal ve kültürel sınırların ne kadar karmaşık ve akışkan olduğunu net bir şekilde göstermektedir.

    Kıvanç Ulusoy elinizdeki kitapta 20. yüzyılda siyasal ve toplumsal çalkantılarla altüst olan ama her durumda krizlerden çıkan ve demokrasiye doğru kararlı adımlar atan eşsiz bir ülkeye, İspanya’ya odaklanıyor. İspanya’daki en köklü sorunlarından biri olan Katalan bölgeciliği ise çalışmanın esas meselesi: ayrılık istekleri, özerklik siyasetleri, referandumlar, dil talepleri, barışçıl protestolar, anayasal hak mücadeleleri ve maruz kalınan baskılarla bir halkın demokratik dünyaya girişinin sancılı ve uzun tarihi…

     

    176 s.

    İstanbul 2020

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Friedrich Engels

    KONUT SORUNU

    Çeviren: Erkin Özalo

    Yordam Kitap

    İşçilerin oturduğu evler neden en küçük sarsıntıda çökebiliyor? Yoksulların sağlıksız koşullarda barınmasının yol açtığı salgın hastalıkların sermaye sahiplerini de etkilemesine rağmen, bu koşullar neden düzeltilemiyor? Büyük kentlerdeki sel felaketleri neden önlenemiyor? Herkesin oturduğu evin sahibi olması devrimci bir talep midir?

    Friedrich Engels, Proudhon’un temsil ettiği küçük burjuva sosyalizminin ve hayırsever burjuvaların işçileri ilgilendiren konut sorununu çözmeye yönelik girişimlerinin başarısızlığa mahkûm olma nedenlerini ele aldığı bu eserinde, kapitalist üretim tarzından kaynaklanan toplumsal sorunlara nasıl yaklaşılması gerektiğini tartışıyor.

    Eserin yazıldığı dönemde Proudhon’un Avrupa işçi hareketi üzerindeki etkisinin hayli azalmış olmasına karşın, toplumsal sorunlara düzen içi çözümler arama yaklaşımının yeniden güç kazanacağını öngören Engels, Karl Marx’ın Felsefenin Sefaleti adlı kitabındaki Proudhon eleştirisini Konut Sorunu’yla tamamlıyor.
    “Modern toplumumuzun üretiminin, toplumun tüm üyelerine yeterli miktarda yiyecek sağlayabilecek durumda olduğunu ve çalışan kitlelere geçici olarak ferah ve sağlıklı barınma yerleri sağlamaya yetecek kadar evin bulunduğunu kanıtlayabilmem benim için yeterli. Gelecekteki bir toplumun yiyeceklerin ve konutların bölüşümünü nasıl düzenleyeceği hakkında spekülasyon yapmak doğrudan doğruya ütopyaya götürür.”

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Mario Diani, Donetalla Della Porta

    TOPLUMSAL HAREKETLER

    Çeviren: Pelin Çakır, Ceren Gülbudak

    İş Bankası Kültür Yayınları

    1960’ların sonlarına doğru dünyanın çeşitli ülkelerinde gelişen kolektif eylemlerle birlikte sosyolojinin gündemine yeni bir çalışma sahası olarak giren toplumsal hareketler konusu, 80’li yıllarda büyük bir popülerlik yaşamış ve günümüzde sağlam bir yer kazanmıştır. Alandaki temel sorun ve tartışmalarla ilgili kapsayıcı bir değerlendirmenin yer aldığı Toplumsal Hareketler kitabında yazarlar, neoliberal küreselleşmeye muhalefet, ekoloji, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda milenyum sonrası örgütlenen yeni toplumsal hareketleri de kapsayan bir inceleme ortaya koyuyor. Toplumsal hareketler sosyolojisi konusunda yazılmış güncel literatürün de tartışıldığı kitap yenilenmiş ikinci baskısından Türkçeleştirildi.

    504 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Nazif Ay

    İSLAMIN KOZMİK ODASI

    Tekin Yayınları

    Din adına söz söyleme yetkisine sahip olduğunu ileri sürerek, din ve dinle ilgili yüce değerleri ortadan kaldırmaya, milli değerli hükümetleri yok etmeye, insanları dinlileştirerek aslında deizmle de ilgisi olmayan bir bilinmez dinsizlik kuyusuna yuvarlamaya ve evanjelizmden beslendiği halde gerçek kimliğini saklamaya çalışan İslami İlluminati ile tanışmaya ne dersiniz?

    Kitabımdaki İlluminatinin, aydınlanma ve bilimi temsil etmediğine, insana özgü güzel özelliklerin törpülenmesi üzerine kurulu Arap dinciliğine dayalı bir sinsi yapı olduğuna ve Batının “think tank” adı verilen düşünce gruplarının planlarından güç bulduğuna tanık olacaksınız.

    Dindarlık serüvenimle birlikte, Türk toplumunda ve dünyada değişen din algısını aktaracağım gizemli dehlizlere ve İslamcılığın karanlık kozmik odasına hoş geldiniz…

     

    240 s.

    İstanbul 2020

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ