ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 24 Eylül 2018

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 24 Eylül 2018

ABC Kitap''a ulaşmak için iletişim: [email protected]

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Sevim Kahraman
YARIM KALAN BİR TÜRKÜDÜR SEVGİ

Destek Yayınları

Fırtına gibi girdi yaşama... Öyle de sürdürdü kısa öyküsünü... Nefes nefese bir serüvendi onunki... Hep asi, hep aykırı, hep âşıktı... Yaşamla yarıştı, çok şey sığdırdı kısa ömrüne...
Hapis yattı, acı çekti... Mutlu da oldu...
Türk edebiyatının cesur ve güzel kadını Sevgi Soysal'ın sıra dışı kısa yaşamını, belgesel/biyografik roman biçiminde yazan Sevim Kahraman; bize sadece yetkin ve büyük bir yazarı değil, kendisini ülkesine ve topluma karşılıksız adayan bir aydın kuşağının acılarını ve umutlarını da anlatıyor.

12 Mart 1971 faşist darbesine karşı yürütülen o soylu mücadeleye katılmakta bir an bile tereddüt göstermeyen savaşçı bir kadının öyküsü... Ele avuca sığmaz, hınzır, alaycı bir aydının, Sevgi Soysal'ın romanı...
Orta sınıf bakışının anlayamayacağı bir tutkuyla yaşama ve aşklarına bağlı bir kadının çevresindeki herkesi etkileyen, dahası büyüleyen 40 yıllık çarpıcı yaşamı...

Bu dünyada “yarım kalan türkü” olan Sevgi'yi bir solukta okuyacaksınız.

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Alan Woods, Ted Grant
AKLIN İSYANI
Marksist Felsefe ve Modern Bilim

Çeviren:Ufuk Demirsoy, Ömer Gemici
Yordam Kitap

Aklın İsyanı, 20. yüzyılda bilim alanında yaşanan önemli gelişmeleri ve bilimsel keşifleri ele alarak diyalektik materyalizm teorisini bir ileri aşamaya taşıyan önemli bir yapıt olarak kabul edilir. Yaşam nasıl ortaya çıktı, matematik gerçeği yansıtır mı, akıl bir makine mi, dinozorlar neden yok oldu?.. Bunlar geçtiğimiz yüzyılın olduğu kadar şimdinin de/bu yüzyılın da “büyük” soruları… Yazarlar, Marx ve Engels'in doğaya, topluma ve bilime hükmeden kanunların birliğini savunan diyalektik materyalizmini modern bilimin ışığında ele alıyor. 

Kitabın tek teorik katkısı bu değil. Woods ve Grant, bir taraftan Marksist felsefe ile bilimin yeni teorileri arasındaki ilişkiyi ortaya koyup diyalektik materyalizmi doğa bilimleri üzerinden anlatırken, diğer taraftan modern bilimin nerelerde “raydan çıktığını” gösteren bir çerçeve de sunuyor okura. “Kesinsizlik ve İdealizm” tartışmalarından “Bencil Gen”e, “Büyük Patlama”dan “Marksizm ve Darvincilik” ilişkisine, “Kuantum mekaniği”nden “Jeolojinin diyalektiği”ne kadar birçok konuyu, bilim dünyasındaki güncel gelişmeler ve Marksist yöntem bağlamında yeniden değerlendiriyorlar.

Aklın İsyanı, sadece, kapitalizmin krizini bilim üzerinden okuyan bir kitap değil; aynı zamanda bilimin krizine de ışık tutan ve bilim tarihi yazınında önemli yeri olan bir kitap. 
“Doğada, son tahlilde, diyalektik hüküm sürer.” 

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Neil Gaiman
İSKANDİNAV MİTOLOJİSİ


Çeviren:Alican Saygı Ortanca
İthaki Yayınları

“Başlangıçtan Önce Hiçbir Şey Yoktu: Ne Toprak Vardı Ne Gökkubbe, Ne Yıldızlar Vardı Ne De Gökyüzü̈. Şekilsiz Ve Şemalsiz, Sisten Bir Âlem İle Durmadan Yanan Ateşten Bir Âlemdi Var Olan.”
Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.

İskandinav Mitolojisi'nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin'in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin'in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.
Gaiman, eski çağa bu ait hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor'un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman'ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök'te…

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Yüksel Pazarkaya
ÇEVİRİNİN ESTETİĞİ VE ÇEVİRİ SERÜVENİ

Yapı Kredi Yayınları

Şiir, öykü, roman, tiyatro ve inceleme türündeki eserlerinin yanı sıra Almancadan Türkçeye, Türkçeden Almancaya çevirileriyle de yarım yüzyıldır edebiyat dünyasının yetkin isimleri arasında yer alan Yüksel Pazarkaya, “yazınsal çevirinin temel hedefinin yine yazınsal bir metin olduğuna” dikkat çekiyor ve özellikle şiirsel ileti açısından çevirinin sorunlarına odaklanıyor. Çeviri konusunda düşünenler, çeviri yapanlar, çeviribilim dalında eğitim görenler ve eğitim verenler için, yararlı bir inceleme...
Önünüzde somut, bitmiş bir yapı var. Bir dil yapısı. Çevirmene deniyor ki, Almancanın bütün tarihsel ve kültürel süreciyle yoğrularak, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında Rilke'nin elinde biçimlenmiş bu yapıyı, 21. yüzyılın başlarında tarihsel ve kültürel süreciyle Türkçede yeniden kur. Bu ne yalıtık bir söz, deyiş ve imge aktarımı ne de ölçü ve uyak yansıtımı. İstenen, Rilke'nin kurduğu şiir yapısının Türkçede bütünsel olarak yeniden kurulması. (...) Önemli olan ulaştığınız bütünün, gerçekleştirdiğiniz hedefin yola çıktığınız yapının bütünüyle ne kadar benzeştiğidir.

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Nazan İşpiroğlu-Zehra İşpiroğlu
BUGÜNDEN DÜNE
DÜNEDEN BUGÜNE

Yapı Kredi Yayınları

Geçmişe yolculuk beni hiç tanımadığım, bilmediğim dönemlere taşıdı; Halit Ziya Uşaklıgil, Halide Edib Adıvar, Muhsin Ertuğrul, Cemal Reşit Rey gibi kültür yaşamımızı belirleyen insanlarla tanıştırdı. Ben soruyor­dum, annem yanıtlıyordu. Kimdi konuşan; annem mi, aklı muzipliklerle dolu küçük, komik bir kız mı, sürekli bir arayış içinde kendini bulmaya çalışan genç bir kadın mı, yoksa yaşamına bir anlam ve değer katmaya çalışan çok çok yaşlı, bilge bir insan mı?
Bugünden düne, dünden bugüne neler kaldı, neler değişti? Yaşadığımız hızlı gelişim sürecinde çocukları­mızı nasıl bir gelecek bekliyor? Geleceği yönlendirmek ne kadar elimizde? Sanatın, tiyatronun, müziğin iyileş­tirici gücünden nasıl yararlanılabilir?
İki farklı kuşak Nazan İpşiroğlu ve kızı Zehra İpşiroğlu tartışıyorlar. Çıkış noktaları Cumhuriyet'in kuruluş yılında dünyaya gelen Nazan İpşiroğlu'nun müzik, tiyat­ro ve sanat dünyası içinde geçen yaşamı.

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Jose Saramago
KÜÇÜK ANILAR


Çeviren:İnci Kut
Kırmızı Kedi Yayınları

Evinin kapısında oturuyordun sen, anneanne, yıldızlı, uçsuz bucaksız geceye açılan kapısında evinin, hakkında hiçbir şey bilmediğin ve asla yolculuk yapamayacağın gökyüzünün altında, büyülü tarlaların ve ağaçların sessizliği içinde, sonra doksan yaşının vakarıyla ve hiçbir zaman kaybetmediğin bir gençlik atefliyle dedin ki: “Dünya öyle güzel, öleceğime öyle yanıyorum ki.”
Aynen böyle dedin. Ben oradaydım.
José Saramago, “küçüklüğümdeki küçük anılar” dediği türlü anı parçacıklarını birbiri ardına sıralıyor.
Bir amacı da var üstelik: aklın içindeki canavarları ve yine onun yarattığı yücelikleri ortaya çıkarmak.

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Metin Aydoğan
NE YAPMALI
Türkiye İçim Bir Çözüm


Galeati Yayıncılık

24 Haziran seçimlerinden sonra, ülkenin geleceği konusunda yaygın kaygı ve üzüntü var. Partilere ve liderlerine güven azalmış. Çıkış yolu arayışları yayılıyor. Ne yapmak gerektiği tartışılıyor.
Metin Aydoğan, yapılması gereken konusundaki görüşlerini 20 yıldır yazdı ve anlattı. ‘Ne Yapmalı' adıyla kitaplaştırdığı önerisinin, günümüzde yoğunlaşan arayışlar içinde yer alması, tartışmalara boyut genişliği kazandıracaktır.

Metin Aydoğan'ın önerisi açık ve net: örgütlenmek ve halka ulaşmak. Aydoğan, bu yapılmadığı takdirde, Türkiye Cumhuriyeti'nin ayakta kalmasının çok güç olduğunu söylüyor.

Örgütlenme konusunda herkesin önünde dört seçenek olduğunu söylüyor. Bir partiye üye olmak; yeni bir parti kurmak; demokratik kitle örgütlerinde çalışmak ya da partiler üstü anlayışla yerel halk örgütleri oluşturmak.

Aydoğan, dördüncü yönelişi doğru buluyor. Önerisini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor ve tartışmaya sunuyor.“Öneriyi dikkatle inceleyip, derinlemesine irdeleyiniz. Uygun bulmazsanız, uygun öneriyi, en azından kendiniz geliştiriniz” diyor.

Bu soruların yanıtlarını bu kitapta bulacaksınız.

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Osman Çutsay
12 EYLÜL-BİR ALMAN PASTASI

Yazılama Yayınevi

"12 Eylül faşizmi demokrasilerin ve demokratların "eylemli desteğiyle" başarıya ulaştı. Türkiye'nin iki darbeyle uçuruma itildiğini biliyoruz: Birincisi 12 Eylül 1980, ikincisi 3 Kasım 2002 tarihlidir. İkinci darbe birinci darbenin mantıki sonucu ve tamamlayıcısıdır. Gericilik, Türkiye topraklarında ilerici, aydınlanmacı, sosyalist ne varsa kazımaya yeminliydi. Cumhuriyet bitirilmeliydi. Başarılı oldular. Ancak, yardım görerek: Türkiye, Batı demokrasilerinin desteğiyle bitirildi. Öncelikle de Batı Almanya'nın... O destek olmasaydı, generallerin örtülü İslamcı darbesi de, AKP'nin açık İslamcı darbesi de yarım kalırdı.

Bu darbeler sırasında Federal Almanya'da sosyal demokratlar iktidardaydı. "Bonn Cumhuriyeti" Türkiye'yi emperyalist-kapitalist sistem içinde ve Avrupa çerçevesinde 1970'lerden itibaren kendi sorumluluğu altına almıştı; dolayısıyla neoliberal bir faşizm programı olan 24 Ocak Kararları'nı da, onun çağırdığı Kenan Evren darbesini de sonuna kadar destekledi. Türk faşizmi, hamurunu ve içindeki kremayı "gerçekçi" Alman sosyal demokratların yoğurduğu bir "Alman pastası" idi. Faşizm ve sosyal demokrasinin ikiz kardeşler olduğu tezini mi doğruluyoruz? Bakmamız gerek. Anlamamız gerek."

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Renzo Allegri
MARİA CALLAS:AŞK MEKTUPLARI

Çeviren:Burcu Bükem Kuru
Kara Karga Yayınları

- Tüm zamanların en ses getiren sopranosu.
“Tek Aida”, La Divina Maria Callas, en az sanatındaki ani yükseliş ve ayrıcalıklı yer kadar, Yunan armatör Aristotle Onassis'le yaşadığı ilişkiyle de hatırlanıyor. Kariyerinin en güzel yıllarını Onassis'e borçlu olduğu, aşkı ve tutkuyu onda bulduğu ve sanatını bu tutkuyla beslediği bile söyleniyor. Renzo Allegri, sanatçının bir açık artırmada görücüye çıkan mektuplarını inceleyerek, bu konudaki bazı gerçekleri açığa çıkarıyor. Callas'ın kişiliği, iç çatışmaları, sadakati, dini inancı, tutkusu, yeteneği, zayıflıkları ve gücü, eşi G. B. Meneghini'ye yazdığı satırlarda çözülüyor.
- Opera sanatçımız Burcu Bükem Kuru'nun çevirisiyle.

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

ABC Kitap