ABC Kritik | Dr.Çağlar Ezikoğlu | Barış'lara düzenlenen kumpasın FETÖ sever aktörleri

ABC Kritik | Dr.Çağlar Ezikoğlu | Barış'lara düzenlenen kumpasın FETÖ sever aktörleri

Oda TV yöneticileri Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’a düzenlenen FETÖ usulü kumpasın yankıları sürüyor. Kumpas diyoruz ama aslında 9 yıl öncesinin tekerrürünü izliyoruz birkaç gündür. Yılmaz Özdil, geçtiğimiz gün...

Oda TV yöneticileri Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’a düzenlenen FETÖ usulü kumpasın yankıları sürüyor. Kumpas diyoruz ama aslında 9 yıl öncesinin tekerrürünü izliyoruz birkaç gündür. Yılmaz Özdil, geçtiğimiz gün ‘devlet içine çöreklenmiş ikiyüzlülüğü deşifre etmezsek, o da bizim ayıbımız olsun’ demiş. Yıllardır bu platformda beni takip eden okuyucularım az çok bilecektir, güncele ve siyasete yönelik analizlerim haricinde en sevdiğim konuların başında geçmişin FETÖ severlerini ifşa etmek geliyor. Bu sebeple Özdil’in çağrısına kulak vermek istedim bugün.

Bu kumpası hazırlayanlar hakkındaki iddialar, devlet içerisine çöreklenmiş genelde bir yalıda ikamet eden ve bir kuş türü ile anılan bir grup etrafında odaklanıyor. Ben aslında meselenin sadece bu yönüyle ele alınmasına karşı çıkanlardanım. Zira bu grubun bütün üyelerinin ekseriyetle FETÖ ile olan geçmiş ilişkilerinin daha fazla ifşa edilmesinin meselenin özünü kavrama noktasında daha faydalı olacağını düşünüyorum. Barış’lara yapılan kumpasın göz önünde bulunan, daha soruşturma dahi yokken Barış’lara hesap sorma twitleri atan 3 isim gözümüze çarpıyor daha çok: Hilal Kaplan, Fatih Tezcan ve Ersoy Dede. İlk iki ismi bu platform üzerinde daha önce deşifre edip, bu isimlerin PKK ve FETÖ lehine yaptıkları propagandaları tek tek ortaya koymuştum. Ama üçüncü isim yani Ersoy Dede’ye bugüne kadar kısmet olmamış böyle bir inceleme, dolayısıyla bugünkü meşguliyetimizi de Ersoy Bey’e ayıralım.

Ersoy Bey 2017 yılında bir yazısında şu ifadeleri kullanmış; “…Hazret benim vaktiyle FETÖ’yü öven yazılarımı çıkaracakmış da çıkarmıyormuş. Acaba hayatım boyunca hiç ‘FETÖ’yü öven yazım olmadığı için olabilir

(

Yalan söylemek kötü bir şeydir Ersoy Bey, çocukluğunuzda ebeveynleriniz hiç mi öğretmedi size? Takvim yaprakları 4 Nisan 2011’i gösteriyor. O yıllarda radyoculuk yaparken bir yandan da HaberVaktim adlı sitede yazılar yazmaya başlayan Ersoy Dede’nin ‘Bahçeli’nin Gülen Takıntısı’ başlıklı yazısında Ersoy Bey Bahçeli’ye şöyle sesleniyor; “…Son söz.. ‘Cemaat faaliyetlerini askıya alsın’ dediğinizde, tam olarak neyin askıya alınmasını istediğinizi bilemiyorum. Türkçe olimpiyatları mı askıya alınsın, Türk okulları mı kapatılsın?.. Milyonlarca kilometre uzakta dalgalanan bayrağımız altında türkülerimizi söyleyen çocuklar gelsin gözünüzün önüne. Alsınlar mı faaliyetlerini askıya?.. Kalın sağlıcakla.”

(

Hayatım boyunca FETÖ övmedim demiş ya, şimdi bunu sunsak önüne e o zaman iktidarla kavgalı değildi diyecek Ersoy Bey. Peki o kavga ilk ne zaman patlak vermişti, 7 Şubat 2012 MİT krizi. Sonrasında Ersoy Bey neler yazdı? Takvim yapraklarını 5 Ağustos 2013’e çevirelim, FETÖ’nün Ergenekon kumpası hakkında ne yazmış Ersoy Bey; “…En son söyleyeceğim sözü başta söyleyeyim. Özellikle askerlerle ilgili olarak verilen hiçbir mahkumiyet kararı için zil takıp oynayacak değilim. Benim için bu dava sonunda alınan kararlar değil önemli olan. Önemli olan, darbeye giden yolların tıkanmış olmasıdır. Ben meseleye bu açıdan bakarım. Ne İlker Başbuğ’un, ne Tolon’un, ne de Eruygur’un aldığı cezalar karşısında sevinç çığlıkları atmamı beklemesin kimse.. Ama bu ülkeye yapılan kötülüklerin yanında, bu milleti düşman gören zihniyetin yanında, işlenmiş cinayetler ve kaos planları karşısında aldıkları cezaları yorumla derseniz, herhalde tartışmasız “bu cezalar adil” derim.. Zira mahkeme, kararını verirken rütbeye-apolete bakmaz. Elindeki somut delillere bakar. Ve dosyayı biraz inceleyen bütün hukukçuların üzerinde ittifak ettikleri tek husus şu ki; “cezalar adil”.. Ayrıca, “Ergenekon” denilen yapının faaliyetlerinin yanında müebbet hapis ne ki? Ama bir kez daha altını çizerek söyleyelim; bu dava bir örnek olsun.. Artık kimse aklından bile geçirmesin darbe yapmayı..”

(

Ergenekon kumpasının yılmaz savunucularından olan Ersoy Bey, FETÖ için can siperane bir biçimde kalkan olmaya elbette burada son vermeyecekti. Tarih 8 Eylül 2013, ODTÜ’de yaşanan olaylar hakkında bakın neler söylüyor Ersoy Dede; “…

''Başörtülü kızlara tepki gösteren ODTÜ’lüler, tepkilerinin cemaate yönelik olduğunu söylemişler.. Cemaat’ten kastın hizmet hareketi olduğunu anlıyoruz.. Daha doğrusu alerjinin Fethullah Gülen’e yönelik olduğu çıkıyor ortaya.. Nerede? ODTÜ’de? Aynı ODTÜ’de başka kime karşı alerji var? Bildiniz elbette AK Parti ya da Recep Tayyip Erdoğan’a.. Geriye çekilip resme baktığınızda ise tanıdık bir tabloyla karşı karşıyasınız.. AK Parti ve Gülen’i bitirme harekatı.. Ünlü, ıslak imzalı belge.. Balyoz ve Ergenekon davaları sonuçlandı sayılır.. 28 Şubat davası da yeni başlıyor.. O zaman da söyledik şimdiki manzaralar da bizi teyit ediyor.. Bu sonuçlananların tümü topu topu davalar.. Oysa yapılar dimdik ayakta.. Onlara ne dava işliyor, ne soruşturma.. Üniversitelerin önünde başka cemaat mensupları yok mu? Olmaması mümkün mü? Ama onların derdi, ODTÜ Ormanı’nda hükümete veya AK Parti’ye, okul önünde ise Gülen Hareketi ve hizmet mensuplarına yönelik.. Gel de bu reaksiyonun demokratik olduğunu iddia et..”

(

Hiç övmemiştin hayatın boyunca değil mi Ersoy Bey? Yani bu yazıları kuzeninyazmadıysa. Her neyse, gelelim kavganın esas patlak verdiği ve iktidar tarafından FETÖ’nün yasadışı bir örgütlenme olarak ilan edildiği 17-25 Aralık 2013 sonrasına. 20 Ocak 2014 bakın ne diyor Ersoy Bey yazısında; “… Bir şey söyleyeyim mi.. Bakın durum aslında zannedilenden daha ciddi.. Bir an evvel Türkiye’deki kavganın sona ermesi lazım.. Sona ermeli ki, dış saldırılara karşı tek vücut hareket edebilelim.. Türkiye’de seçilmiş hükümete yönelik dış merkezli iç destekli operasyon sürerken, Amerika’da da bizzat Fethullah Gülen’e yönelik sistemli bir saldırı devam ediyor.. Herkes enerjisini kendi meselesine harcadığı için kimse kimsenin elini tutmuyor.. Bu iş, bizi hızla aşağıya çeker.. Ama bunu göze almış kamikaze pilotları varken kime anlatıyorsun ki?.. Kalın sağlıcakla..”

(

Örgütün paralel devlet yapılanması olarak açıkça ilan edildiği 2014 yılı boyunca da yazdığı yazılar da FETÖ’yü eleştirirken Fethullah Gülen’e fazla toz kondurmadan denge siyaseti izlemeye çalışmış Ersoy Bey. Örneğin 23 Kasım 2014’de, Erdoğan’ın ‘Amerika’yı Müslümanlar keşfetti’ sözünü savunmak için ‘Sayın Gülen’ diye saygıyla ifade ettiği FETÖ elebaşının sözlerini kullanıyor. Ve diyor ki; “… Şimdi sıra o arkadaşlarda.. Bir paragraflık bir yazı koyacağım buraya.. Okurlarsa eminim onlar da, benim onları okuduğumda aldığım kadar keyif alacaklardır.. İnternette pek çok yerde alıntılanarak kullanılmış. Önceki gün gazeteniz Akit’te de yer aldı.. Fetullah Gülen’in 11 Temmuz 2007 tarihli bir sohbet dökümü.. (yahut makalesi) Tam anlaşılmıyor.. Sahibi Sayın Gülen ama bir yazı mı yoksa konuşma deşifresi mi belli değil. (bellidir de ben anlamadım) Şöyle demiş Gülen o tarihte; “….Son olarak şunu da söyleyebiliriz. Eğer dünya karalarını bugünkü durumuyla kabul edecek olursak bu yine zor olmayacaktır. Çünkü, Bering Boğazı bazen buzlarla kaplandığında, bugün dahi Rusya’dan Amerika’ya geçmek mümkündür. Hem, böyle bir mesafe en iptidaî sallarla bile geçilebilir. Nitekim, modern gemilerin olmadığı bir devrede, Kristof Kolomb’dan evvel Müslüman seyyahların, hem atlarını da beraberlerinde yükledikleri gemilerle Amerika’ya geçip orayı keşfettikleri, bugünün araştırmacılarının büyük bir çoğunlukla kabul ettikleri açık bir gerçektir. Demek oluyor ki Amerika’ya gidip bugünkü nesle menşe olan insanların oraya geçmesi için harikulâde bir hâdiseye gerek yoktur. Olan olduğuyla gayet makuldür...” Cümle “Amerika’yı Müslümanlar Keşfetti” sözü ile dalga geçen Cemaat yazarlarına saygılarımızla.. sağlıcakla.”<>

(

Görüldüğü gibi Ersoy Bey, hayatınız boyunca FETÖ övmediğinizi iddia etmenize rağmen, yazdığınız yazılar ortada. Cevap hakkı vermek isterseniz, ben yazmadım kuzenim yazmış derseniz veya dış mihraklar telekinezi yöntemiyle bana bunları yazdırttı derseniz, bana ulaşın her türlü cevabınızı buradan yayınlarım. Gördüğüm kadarıyla sizin geçmişinizi ortaya koyanlara tehditvari mesajlar yolluyorsunuz en son Sözcü yazarı Necati Doğru’ya olduğu gibi. Ona da kabulüm, beni tehdit de edebilirsiniz hatta kumpas da kurabilirsiniz meydan sizin neticede. Yalnız şunu tekrar ifade edeyim; yazılar ortada, sizin hakkınızda kendi kanaatime dair tek bir ifadem dahi yok bu yazıda, zira yazdığınız yazılar tam olarak neyin ne olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu sebeple Barış’lar gibi ömrünü FETÖ mücadelesine adamış gazetecilere kumpas kurup kapatılan bir haber sitesi için, ‘Odalarda Işıksızım’ diyerek tweet atarken ve bu şekilde dalga geçerek bu durumu kutlarken, geçmişinizi hatırlamanızı ve hiç unutmamanızı tekrar söylemek isterim!

Kalın sağlıcakla…