Cumhurbaşkanlığı: İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı kadınların korunmadığı anlamına gelmez

Cumhurbaşkanlığı: İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı kadınların korunmadığı anlamına gelmez

Danıştay 10. Dairesi, bugün Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına ilişkin 20 dosyayı görüşmek üzere toplandı.

Danıştay Savcısı, İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptal edilmesi yönündeki mütalaasını tekrarladı. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü Anlaşmalar Daire Başkanı Emre Topal’ın Cumhurbaşkanı kararını “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı kadınların korunmadığı anlamına gelmez” sözleriyle savunması salonda tepkiyle karşılandı.

Topal, Cumhurbaşkanlığı makamı adına savunma yaparken, mahkeme heyeti basının görüntü almamasını, aldığı görüntüleri silmesini istedi. Topal da görüntülerinin çekilmesini kabul etmediğini belirtti.

Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı Danıştay’da açılan davaların ikinci dizisi bugün yapıldı. Danıştay 10. Daire, bugün fesih kararının iptali için dava açan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kadınlar ve Çocuklar Derneği, SOL Parti, Yargıçlar Sendikası, Malatya, Zonguldak, Çanakkale, Kars, Artvin, Denizli, Kırklareli, Tokat, Aksaray ve Şırnak barolarının başvurularını görüştü.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü Anlaşmalar Daire Başkanı Emre Topal, “Bir milletlerarası anlaşmayı sonuçlandıran asıl işlem onay işlemidir” diyerek, bu yetkinin Cumhurbaşkanı’nda olduğunu ve TBMM’nin de sadece “milletlerarası anlaşmanın onaylanmasını uygun bulma yetkisinin olduğunu” söyledi.

"TBMM’nin kabul ettiği iç hukuk kanunu değildir"

Topal’ın konuşması sırasında yargıç, savunmasını hızlı yapmasını istedi. Topal, “Biraz sürecek. Çünkü çok gayri ciddi iddialar var” dedi. Topal, “Biz hep şunu savunduk, milletlerarası anlaşmalar uluslararası hukuk işlemidir. TBMM’nin kabul ettiği iç hukuk kanunu değildir” diye konuştu.

Topal’ın sözlerinin ardından avukat Özge Yücel, “Nasıl bu karardan vazgeçildiğini anlattı lakin neden olduğunu anlatmadı” dedi.

Avukat Hülya Gülbahar, Topal’a; “Anayasa’nın 90’ıncı maddesi çok açık. Bunu yorumlamaya gerek yok. Arkadaşların okuması ve okuduğunu anlaması gerekiyor” dedi. Gülbahar insan haklarıyla ilgili olan uluslararası sözleşmelerin kendisiyle çelişen kanunları bertaraf edeceğini söyledi.

Avukat Şenal Sarıhan, taleplerinin yaşam hakkının korunması olduğunu ifade ederek; “Kadınlar yaşam haklarının güvence altın alınmasını, şiddete uğramamak, ikinci sınıf olmamak istiyorlar. Temel haklarla Cumhurbaşkanlığı makamının kararname çıkarma yetkisi yok” diye konuştu. Sarıhan, “Esas olması gereken şey yaşam hakkına sahip çıkmasıdır bu mahkeme kararının” dedi.

“Allah kimseye sahibinin adına savunma yapmayı nasip etmesin”

Malatya Barosu adına konuşan avukat Sibel Suiçmez, Topal’a; “Allah kimseye sahibinin adına savunma yapmayı nasip etmesin” dedi.

Cumhurbaşkanlığı avukatları iptal talebinin reddini istedi. Danıştay Savcısı, “Dava konusu işlemin iptalinin gerektiğini düşünüyorum” diyerek, fesih işleminin iptalini istedi.

Daire, ileri tarihte karar verilmek üzere duruşmayı sonlandırdı.