08 Nisan 2020 Çarsamba

Katarlıların Beinsports soygunu

İnsanoğlu her asırda birkaç felaket geçirmiştir, dine dayanan yönetimler bunları Tanrı’nın bizleri sınaması olarak kabullenmiş ve “tevekkülle” karşılamıştır. Bugünlerde de bunlardan birini yaşıyoruz, kimi devletler disiplin ve bilimle virüs tehlikesinin üstesinden gelmeye çabalarken, bazıları ortaçağ zihniyetine geri dönerek “dua ve sabırla” konuya yaklaşıyorlar.

Aslında “Bazılarına” verilecek birkaç örnekten biri biziz galiba, ilim dünyasında “kelaynak kuşu” gibi kaldık ne yazık ki. Halbuki  “Dünyada en hakiki mürşit ilimdir” sözünü yüz yıl önce sarf eden kurucu bir lidere sahibiz, sahiptik.

Bu acı gerçeği geçip ana konuya geleyim, çünkü herkes uzmanlık alanında konuşmalı, yazmalı, “Elleri sabunla yıkamak” dışında…

Benimde yıllardır “ukalalık” yaptığım alan spor, ağırlıkla futbol, aslında bu beni üzüyor, atletizm başta olmak üzere diğer branşlarada satırlar ayırmak isterdim, haltere, güreşe, masa tenisine, bisiklete…

Umarım ileride onlara da değinirim, eğer ülke olarak “Olimpiyat” ruhunun bir gramını taşıyacağımıza umudum artarsa.

Fakat pek ümidim yok, baksanıza bizim yaş grubunun dışarıya çıkmasına bile izin verilmiyor…
Yani yıllarca spor yapmış, halen “yaşam için spor” yapan fit bir 65 yaşındakiyle , hayatında üstüne bir eşofman giymemiş, devamlı alkol almış, hatta uyuşturucu kullanmış 65 yaşındaki insanı aynı kalıba sokmak ne derece doğru, hele ikisi aynı ekonomik düzeyde değilse? Biri küçük, biri büyük burjuva ve diğeri “gariban” ise?

Sosyolojik değerlendirme uzun sürünce konuya girmek zaman alıyor ama yeter başlayalım…

Önce , günde yüzlerce insanın hayatını kaybettiği bir dünyada “Ligler seyircisiz oynanmış, ertelenmiş, iptal edilmiş” umurumda değil ama şunlar umurumda; TFF Başkanı iki günde bir ” Ligler  seyircisiz devam edecek” deyip, Fatih Terim’in  Beşiktaş maçında puan kaybına uğramasaydı konuşmasının %99’unu değiştireceği demecine karşılık 2. Başkan ve UEFA’da tesirli bir yerde olan Servet  Yardımcı’nın aynı görüşte sağlam söylemleri niye 2 gün sonra “mutasyona” uğradı?

Yanıtı çok basit, “Tek adamdan” talimat beklediler ve emir Spor Bakanı tarafından deklere edildi. Bu gerçeği sokaktaki “simitçi” bile biliyor.

1. Soru

-Siz , güya özerk federasyon olarak bu kararı tek başınıza alamazmıydınız?

2. Soru

Sayın Spor Bakanı, haydi diyelim, federasyon başkanı Türkiye’de tüm ihalelere girip kazanan bir şirketin patronu, sesini çıkartamıyor e siz ne güne duruyorsunuz?

İngiltere, İtalya, İspanya, Almanya, Fransa ardından Hollanda ve Belçika futbol federasyonlarının aldığı erteleme kararlarını hiç mi süzemediniz? İlla ki Korona virüsünün bizim sporcularda “onlara, yüzlere” çıkmasınımı bekleyecektiniz?

Ki… Böyle olma olasılığı çok yüksek korkarım…

Derhal istifa etmeniz gerekir ikinizinde ama imkansız çünkü burası Türkiye…

Nihayet başlık konuma geldim…

Katar’lıların soygunu…

Digitürk’ün 77’den 85’e kadar olan spor kanalları biliyorsunuz. Katarlı BeinSports’a satıldı 3 yıl önce. Bein Sports Dünyanın bazı ülkelerinde , Emirates, Çin, Japonya, Avustralya, ABD  gibi ülkelerde naklen yayın haklarına sahiptir. Türkiye pazarına da girdiler. Hemde ligimizin hiç hak etmediği bir bedelle 650 milyon Dolar.

Bu bedelin ne anlama geldiğini bir kıyaslamayla açıklayayım. O dönemde mesela sadece Manchester United’in bütçesi 450 milyon Pound idi.

Bu kıyaslama ticari açıdan Katar şirketinin ucuz bir lige yatırım yaptığının her ne kadar  göstergesi olsa da adamlar salak değil. Bu hamleyle başta İstanbul olmak üzere tüm değerli yerlerimize kondular.

Partili Cumhurbaşkanımız ve ailesiyle akçeli işlere girdiler. Tek bir örnek verebilirim sizlere değerli ABC okuyucuları; Doğduğum , büyüdüğüm Emirgan’ın batısında yıllardır İstinye Yokuşu olarak bildiğimiz bayırın adı  Kadir Topbaş zamanında “Katar caddesi” olarak değiştirildi.

Çünkü, oranın sol cenahına düşen Emirgan Korusundan 250 dönüm Katarlı bir şeyhe verildi. Bunun gibi onlarca örnek var İstanbul’da.

Gelelim nihayet futbola, bu şirkete yani lig maçlarının yayın haklarını elinde tutan Bein Sports’a..

Bu kanala milyonlarca kişi ayda ortalama 200 lira ödüyor, ben dahil. Avrupa’dan İngiltere, Fransa, İtalya ve tabi bizim maçları vermesi karşılığında. Avrupa Ligleri ertelendi ve son olarak geçtiğimiz hafta içi bizden de karar çıktı yani saraydan.

Hemen aradım Digitürk’ü, iki aylığına “Süper sport paketimi askıya almak istiyorum” diye. Kabul etmiyorlar, yetkili biriyle görüştüm, Eylül’e kadar taahhütüm varmış. 520 lira ceza çıkarmış.”Dondurun” 2 aylığına, taaahhüt Kasıma uzasın” diyorum. Yanıt: Hayır

Yani, özet, Katarlı Bein Sports bizlerden izleyemediğimiz maçların ücretini “Söke söke tahsil edecek”
Bu mağduriyete uğrayan 8-10 milyon vatandaşımızın olduğunu sanıyorum.

Kendi ülkemde böyle bir soyguna izin vermeyeceğim. Bu böyle biline!
Cumhuriyet Savcılarını, Tüketici Hakları Mahkemelerini ve en önemlisi halkımızın duyarlı kesimini uyarıyorum…

Evet Korona dikkat edeceğiz ama bunlar da başka bir mutasyona uğramış Katarona…  Dikkat!