Ali Kaya Soysal

Ali Kaya Soysal

BEŞİKTAŞ'TAN BİRKAÇ ŞİKE HİKAYESİ

Güya "süper ligimizin" son maçları yaklaşırken adalet adına bağıranları,  çağıranları, hakemlerden yakınanları, şampiyonluğa ulaşmak için   "makyevelizm" e  sığınanları duydukça, gördükçe aşagıdaki satırları klavyeye dökmek istedim..Üstelik tarihinde bu pis işlere pek bulaşmamış, rahmetli Süleyman Seba nın söylemiyle "şerefli ikincilklerle " yetinen takımını manşete taşıyarak...
 
    Tabi ABC okuyucuları arasında yüz binlerce Fenerbahçe ve Galatasaray lı var, değineceğim konular "zülfiyare" dokunursa alınmasınlar lütfen, özellikle sarı-kırmızılı formaya gönül verenler..
 
    Başlıyorum...
 
    Beşiktaş tan şike hikayesi BİR:  
 
   1981/82 sezonu, Beşiktaş futbol takımı 15 sene süren özlemden sonra şampiyonluğa koşuyor, bende o dönem Özkaynak Düzeni antrenörü olarak Şeref Stadı ının tozunu, çamurunu yutuyorum büyük bir hevesle...Ligin bitmesine 5-6 hafta var yanılmıyorsam, Pazar günü Diyarbakır la maç var Dolmabahçe de....Diyarbakır küme düşmeyi garantilemiş, Salı  günü Şeref Stadının telefonu çaldı, A takımı Milic yönetiminde antrenmanını bitirmiş, bizim idman başlayacak, antrenörler  odasındayız..
 
    Telefonu o dönemin bir yöneticisi açıyor, ismini vermiyorum, şu anda hayatta, konuşma sürerken O yöneticinin yüzünün sarardığını  hala anımsıyorum..Neyse, uzun geçen konuşma bitiyor, soruyoruz, "abi hayrola"??
 
    Anlatıyor , büyük bir şaşkınlıkla...
 
    Arayan bir Diyarbakır lı idareci..Teklif şöyle; " biz zaten düştük, yarın Çarşamba gününden Istanbul a gelelim, futbolcularımızın eşleri de  gelsin, turistik seyahat  olur, bizim Pazara kadar yol ve otel masraflarımızı karşılayın, bizde maçta kendimizi sıkmayalım"...
 
    " Ben bu teklifi başkan Mehmet Üstünkaya ya söyleyemem" diyor ve konu kapanıyor...Sandık...Aramızdan birisi, malzemeci de olabilir, bu telefon görüşmesi başkana iletiliyor ve tabi O red ediyor..
 
       Ve küme düşmüş Diyarbakır kafilesi 13 -14 kişiyle THY ile bir akşam önce geliyor, ertesi gün gündüz maçına büyük bir hırsla çıkıyor, ikinci devre rahmetli Reşit in golüyle öne geçiyorlar, 88 de kornerden gelen ortaya Samet in kafa golüyle Beşiktaş 1 puan alıyor ve o sezonun sonucunda gelecek şampiyonluğa imza atıyor bence...Ayrıca  maç önü oynanan  Gençler Ligi maçına  maddi koşullardan dolayı gelemeyecek Diyarbakır genç takımını hükmen mağlup olmasınlar diye masraflarını karşılayıp maça çıkartan da  aynı Üstünkaya idi.
 
     Bu Beşiktaş ın birinci şike hikayesidir...
 
      Gelelim 2. ye...
 
     !986/87 sezonu...Beşiktaş Galatasaray çekişiyorlar...Ligin bitimine 3 hafta var, Beşiktaş 2 puan önde ve Malatya deplasmanına gidiyor..O zamanın Galatasaray futbol şube sorumlusu Ergun Gürsoy Malatya lı futbolculara teşvik olarak 16 adet Doğan marka araba vaad ediyor...Ve maçı 1-0 Malatya kazanıyor...Bu konu o zamanın Malatya lı futbolcular tarafından yıllar sonra itiraf edilmişti...
 
     Ama Beşiktaş ın kapatılması mümkün olmayan  averaj üstünlüğü vardı, sondan ikinci hafta Istanbul da Denizli karşılaşması vardı...O maça da teşvik primi gitti Galatasaray tarafından..Yıllar sonra hayat hikayesini kitaba döken dönemin futbolcusu ,şimdinin teknik adamı Mesut Bakkal açık açık yazdı paraların nasıl geldiğini, ne oranda dağıtıldığını..Ne gariptir ki, o ayıbın ikinci adamı Ersun Yanal da halen liglerimizde takım çalıştırıyor..Ve Beşiktaş ın elinden bir şampiyonluk daha Galatasaray a kaydı..
 
    Bu da Beşiktaş ın 2. şike hikayesi...
 
    Üçüncüye gelince...
 
    Sezon 1992/93...Beşiktaş Gordon Milne döneminde 4. şampiyonluğuna koşuyor, ama artık engellenmesi gerek, çünkü denge unsuru bozuluyor, olamaz böyle, bu düzen böyle gitmez..Sezon içinde neler yapıldı, özellikle 42 hafta yenilmeyen Beşiktaş ı Sabri Çelik bir Galatasaray maçında nasıl mahkum etti, hafızalardadır...
 
     Neyse...
     Son haftaya giriliyor, Beşiktaş son maçını Istanbul da Gençlerbirliği ne karşı bir farkla kazansa bile  şampiyon, çünkü Galatasaray ın deplasmanda Ankaragücü ne gol  yemeden  5 atması gerek...
 
     Hafta başından itibaren medyada Adnan Polat ın demeçlerini okuyoruz.."Beşiktaş Gençlerbirliği ni satın almış, bol gol atacakmış"...Beşiktaş cephesinde ise İhsan Kalkavan bu tuzağa düşüyor, Süleyman Seba nın ikazlarına rağmen..Ben ise Antalya dan sesimi duyuramıyorum, haddimde değil belki, ama görüyorum manzarayı, neler yaşanacağını..
      Çünkü o kadar farkındayım ki, Galatasaray " cambaza bak" ı oynuyor, yani dikkatleri Istanbul da ki maça çekip işi Ankara da bitirmeyi planlıyorlar...
 
    Antalya da büyük bir otelin Genel Müdürüyüm o zaman, tesisimde o dönem Bundesliga da sezonu bitirmiş, eşleriyle tatile gelmiş Mönchengladbach takımını ağırlıyorum..Her iki maçıda  dönüşümlü olarak TRT de izliyoruz hep beraber..İlk devre ağırlıklı olarak Ankaragücü-Galatasaray maçı yayında ...Beşiktaş zar zor 2-1 önde, Ankara da ise durum 5-0 ...M. Gladbach lı futbolcular bu maç "şike yahu" diyorlar ....
 
      Maç sonu başlarından yıllarca önce geçen bir hikayeyi anlatıyorlar..B. München le son haftaya averajla   kalan bir maçtan söz ediyorlar. ve Leverkusen i nasıl 12-0 yendiklerini utanarak anıyorlar...
 
     Bu da Beşiktaş ın 4. şike hikayesiydi değerli ABC okuyucuları...
 
     5.  varmı??
 
    Var...
    O da beş yıl Şeref Stadında mesai arkadaşlığı yaptığım ,erken yaşta kaybettiğimiz Yusuf Tunaoğlu ndan Kumkapı da dinlediğim bir şike hikayesi...
 
      60 lar, ligin son haftası, Cumartesi Fenerbahçe maçını kazanmış, Pazar günü Beşiktaş - Galatasaray maçı var , Beşiktaş maçı alırsa şampiyon olacak, Galatasaray ın hiçbir iddiası yok..Araya Gündüz Kılıç, başta dönemin isimleri girmiş, eh  Hakkı Yeten de hayır dememiş ki futbolcuların haberi olmuş.. 
 
   Rahmetlinin anlattığı kadarıyla, "o kadar rahatız ki, nasıl olsa atarız, ayarlanmış  maç.nasıl olsa, fakat maçın sonlarına geldik, ben bile topu içeri dürtemiyorum., rakip kaleci Bülent yahu ceza alanına girin penaltı yaptıracağım"  demesine rağmen ..
 
     O maç 0-0 biter ve Fenerbahçe şampiyon olur..
     Bunada hatır şikesi derler herhalde, başarılamamış...
 
     İşte Beşiktaş ın şike öyküleri...
 
     Son olarak bir yaşanmışlık ve veda...
 
      Serdar Bilgili döneminde Beşiktaş Antalya   deplasmanına gelmişti, ziyarete gitmiştim Talya ya...Başkan odasındaydı, lobide dönemin yöneticilerini dinledim biraz...Herkes Fenerbahçe yi merkeze almıştı, küfür, kafir gırla gidiyordu.
        
     Onlara yukarıdaki satırlarımı özetleyerek anlatmıştım...
 
     Haklısın  ağbi demişlerdi...
 
     .Haklımıyım acaba...
       Şike nin tarihi konusunda??

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR