Kuvvetler ayrılığı ilkesinin kaldırılması ve olası sonuçları

    Kuvvetler ayrılığı ilkesi  bilindiği üzere, yönetimin üç ana işlevinin (yasama, yürütme ve yargı) ayrı yönetim organlarına devredilmesini öneren bir doktrindir. Bilimsel anlamda kuvvetler ayrılığı farklı organlar arasında personel çakışmasının olmamasını yani bağımsızlığı vurgular. Bununla beraber, denetleme ve dengelemeyi cesaretlendirmek için erklerin paylaşımı şeklinde karşılıklı bağımlılığı da ima eder.

    Ancak, AKP’nin bugüne kadar yaptığı icraatlarıyla demokrasinin vazgeçilmez ilkesi yok edilmiştir. Elbette, kuvvetler ayrılığı ilkesinin kaldırılmasının olası sonuçları bir köşe yazısına sığmaz. Ancak, bu köşe yazısında bu önemli ilkenin kaldırılmasının toplumsal, siyasal sonuçlarının belli başlıklarına değinilecektir.

     Mevcut hükümet'in siyasi değişikliğiyle toplumsal sorunlar baş göstermeye başladı ve devam edecektir. Özellikle çağdaş bir değişiklik gibi sunulmaya çalışılan bu siyasi değişim konusunda kafalar karıştırılmaya çalışılıyor. Yalnızca, eğitim ve sosyo ekonomik düzeyi yüksek olanları bu değişiklik ilgilendirmektedir. Çünkü, halen halkın çoğu, Maslow’un ifade ettiği ihtiyaçlarının alt sınıfında bulunuyor. Dolayısıyla bu basamakta olan yurttaşlar için siyasi değişiklik önemli gözükmüyor.

     Aslında, vurgulanması gereken en önemli konulardan biri, kuvvetler ayrılığı ilkesinin yok edilmesiyle siyasi sonuçların ne olacağıdır.

     En başta söylenmesi gereken, iktidara geldiklerinde demokrasiyi bir araç olarak gördüklerini ifade eden AKP yöneticileri bu değişiklikle yine demokratik değerlerin içini boşaltmıştır.  

    Diğer taraftan, sivil toplum örgütlerinin taleplerini gerçek anlamda yansıtmamaktadır. Böyle bir sonuç, halkın seçim dışı ancak meşru yollara başvurabilmesine yol açabilir. Oysa gerçek demokraside beklenen sivil toplum örgütlerinin taleplerinin siyasi iktidara yansımasıdır. Ancak, siyasi değişiklikle zor.

    Yine, kuvvetler ayrılığı ilkesinin kaldırılması ile yurttaşlık temelinde bireysel sonuçlarla ilgili söylenecek en önemli husus bireylerin mevcut sisteme yabancılaşacağıdır. Böyle bir sonuç halkın çevresiyle anlamlı bir ilişki kurmasını giderek güçleştirecektir.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR