Çamurdan adam yaratmak

Birbirinden farklı siyasi görüşlerde, birbirinden farklı mesleklerde insanların aynı hikâyeyi anlatıp durmasından içim şişti. İşlerin her dönem aynı zihniyette ilerlemesinden herkes şikayetçi… Ama yine herkes kendi çamurdan adamını yaratmada pek mahir. Dolayısıyla bugün ne Erdoğan ne Kılıçdaroğlu ne de Akşener yazmak geldi içimden. Temel meselemiz bunlar değil cidden. İktidarlar, muhalefetler gelip geçiyor ama çamurdan adamlar baki kalıyor…
***
Bundan beş yıl önce Ankara Keçisi adından bir gazete çıkardık. Atakule’nin Mimarı merhum Ragıp Buluç da köşe yazarımız. Öyle bir yazı yazdı ki al duvara as… Sanırım ilk yazısıydı. Arşivden buldum çıkardım. Bugün size sadece o yazıyı paylaşacağım. 'Çamurdan Adam Yaratmak' başlıklı o yazıyı aklınıza, vicdanınıza sunuyorum:

***

Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki hemen hemen bütün peygamberler buradan çıkmış. Urfa’dan Mekke’ye… Çıkmış mı? Çıkarılmış mı? Orasını pek bilemem ama Fransa’dan İskandinav ülkelerinden yok. Oralarda daha çok mucit var, mimar var, ressam var. Dünyanın düz olmadığını, güneşin etrafında döndüğünü ispatlayanlar hep oradalar.
Verem mikrobunu bulan Dr. Koch’un dünyanın en kısa tezini yazdığı söylenir. Tabii ki kırk sene süren çalışmasının neticesi. Tez şudur: “verem hastalığının nedeni verem mikrobudur.”
Danimarka’da bir mağazadan (ünlü bir mimar ve düşünür olan) “Hemmingsen var mı?” diye sorarsanız, “hangi rengini istiyorsunuz” diye sorup, harika bir tasarım olan lambasını getirirler. Jacobsen’in tablası, zarf açacağı falan… Bizde ise şu harika halıyı, kilimi dokuyan kadının adı asla bilinmez. Manilerimiz hakeza. Türkülerimizin çoğu anonimdir.
Hâlâ gazetelerde bir haber görürsünüz. “Bir Türk doktorun Amerika’daki başarısı.” Çok alt satırlarda tesadüfen adı geçebilir. Adamcağız Türk olduğu için mi yoksa sabah 6.00’dan gece 24.00’e kadar çalıştığı için mi başarılı olmuştur acaba?
1986 Ocak ayında Challenger Uzay Mekiği patlayıp yedi astronot öldüğü gün Amerika’daydım. Bütün Amerika yasa büründü. Yedi kişiden daha fazlası otomobil kazasında ölüyor. Neden bu yas? Bu projede çalışan on binlerce insanın ve aklının yaptığı bir hataya bir yanlışa üzülmüş olmalarıydı bence. Kimse astronotların fıtratı diye düşünmedi.
İnsan aklı ve emeğine pek değer vermeyen bizim gibi toplumlarda bazen bir kıvrak zekâlı, bir kurnaz, ona buna çalım atıp, sahte bir değer olarak ortaya çıkıveriyor. Bu bazen sümüklü bir vaiz, televizyonda makyajı bol bir şarkıcı, bazen bir ressam, bazen bir yazar, bazen bir mimar, ağzı laf yapan bir politikacı, bir profesör popüler oluveriyorlar. Kriterler öyle farklı ki… Nedenini pek bilemiyorum. Sosyologlara sormak gerekir herhalde. Doğru yaşam biçimi olabilir.
Avrupa’nın Rusya’yı, Ukrayna’yı hatta İspanya ve Portekiz’i pek de Avrupalı saymayışlarının nedeni belki de bu. Örneğin Rusya’da bir Lenin çıkıyor herkes komünist. Bir Gorbaçov geliyor herkes glastnostçu…
Birey olabilmek, kendini (pohpohçuları olmadan) güvenebilmek, inanmak, başkasını sevebilmek, empati yapabilmekten geçiyor.
“bir orman gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşceşine bu hasret bizim”

A.RAGIP BULUÇ

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR