Ah şu Fenerbahçe yok mu…

“Fenerbahçe provokasyon yapacak” cümlesini duyan her Fenerbahçeli 3 Temmuz sürecine bir gidip gelmiştir herhalde… Biber gazı kokusuyla ilk o dönemde tanışan bir Fenerbahçeli olarak dönemin polis abileri tarafından hep “provokatör” olarak görülürdük. İstisnasız her Fener maçı öncesi “Fenerbahçeliler provokasyon yapacak” istihbaratıyla Kadıköy’de deyim yerindeyse OHAL ilan edilirdi. Ne kötü günlerdi… Fenerbahçe Kulübü de bu “flashback” halinden dolayı “provokasyon” ifadesine çok takılmış olacak ki “asırlık çınar”ın yıkılması düşüncesine yer bile vermeden açıklama yapma ihtiyacı hissetti.
***
Peki, ne olmuştu? CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Tuba Torun, şehir içlerinde stad olmaması gerektiğini ifade ederek, Fenerbahçe stadını örnek verdi. Torun paylaşımında, "Şehrin tam ortasında stat olmaz. Hele İstanbul gibi bir kentte hiç olmaz. Kadıköy derseniz daha da fena olmaz. Haftaiçi perşembeleri hayli hayli olmaz. Erkek akıl ürünü gerçek bir ilkellik” dedi. Torun kendisine tepki gösteren bir Fenerbahçe taraftarına, "Bir gün hepiniz şehir merkezinin dışına gitmek zorunda kalacaksınız. Şimdiden alışsanız iyi olur" şeklinde cevap verdi. Ardından “Fenerbahçe provokasyon yapacak ihbarı alındığı için katılacağım etkinlik iptal edildi” şeklinde açıklama yapan Torun’un iddiası üzerine kulüpten resmi bir açıklama geldi. Etkinliğin iptal edildiği iddiası yalanlanarak “provokasyon” sözlerine de  tepki gösterildi.
***
Meselenin toplumsal cinsiyet boyutuna gelelim… Torun, kendisine küfür edildiğini söylüyor. Bu profildeki taraftarların Rambo Okan gibi yarım akıllı (lafın gelişi değil gerçekten yarım akıllılar) insanlardan oluştuğunu çok bildiğim için mesele önce klinik psikolojinin sonra toplumsal cinsiyetin alanına giriyor… Dolayısıyla sayın Ali Koç tek tek psikolojik terapi hizmeti veremese de toplumsal cinsiyet alanında farkındalık yaratmak adına kulübü “HeForShe” hareketine dahil ederek sadece Türkiye’de değil dünyadaki spor kulüpleri arasında bir ilki gerçekleştirmiştir. Bu konuda eleştirilecek en son kulüp de Fenerbahçe’dir… Biraz vicdanlı olmak gerekir… 
*** 
Meselenin kentsel boyutuna gelelim… 1900’lerin başında Papazın Çayırı’nda 30 altın karşılığı kiralanan bölge bugün Fenerbahçe’nin futbol oynadığı yer. Adı üstünde çayır diyoruz işte… Fenerbahçe orada çayırken top oynuyordu. Bugün gelinen ve kentsel açıdan sorun yaratan noktada sorumlunun Fenerbahçe olmadığını herkes bilir. Ve Fenerbahçe çıksa “stadımızı değil çevremizde imara açılan alanlarını yıkın” dese yeridir… 
*** 
Meselenin siyasi boyutuna gelelim… 1930’ların başında CHP’nin üst düzey yöneticileri sayesinde Fenerbahçe bugünkü stad alanının sahibi haline gelmiştir. Hatta o yıllara ait okumalar yaptığımızda bu konuda çok çetin bürokratik mücadeleler de verildiğini görüyoruz. Ki zaten CHP’nin önemli isimlerinden Başbakan Şükrü Saracoğlu’nun adının stada verilmesi sadece Fenerbahçe başkanlığı yapmasından değil stadı Fenerbahçe’ye kazandırmasından dolayıdır. Gelinen noktada bir CHP yöneticisinin “bu stadı yıkacağız, alışacaksınız” gibi ifadeler kullanmasını çok manidar buluyorum. Temennim ise Yeni CHP’nin hiç olmazsa birinci cumhuriyetin simgesel alanlarına saygı duymasıdır. Öyle ya… Her şeyi geçtik artık… 
*** 
Yazımı bir helalleşme anısıyla bitireyim o halde… Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden CHP Milletvekili Şahin Mengü ile olan bir helalleşme bu… 12-13 sene önceydi… Mengü’ye katıldığı bir konferansta söz alıp eleştiriler getirmiştim. CHP’nin gerçek sosyal demokrat bir parti olmadığını, buna kendilerinin yol açtığını falan söylemiştim sanırım… Ölmeden önce en son bir restoranda karşılaştık. “Size o zamanlar faşist dedik ama baştan aşağı etnik ve mezhep odaklı bir faşizmle dizayn edilen yeni CHP kurulacağını akıl edemedik. Sanırım biz de kandırıldık” demiştim… Bir saat kadar oturup sohbet etmiştik…  Bu da böyle bir anıydı… “İlle de bir faşizm savunmak zorunda bırakılıyorsak senin faşizmini savunacağıma kendi faşizmimi savunurum” noktasına gelenleri de ayrıca hesabı katmak lazım tabii… 
Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR