Kaset Savaşları

Ne kaseti? 2022 yılında kaset mi kaldı? Olsun… Yurt dışında yaşayan akrabalar aracılığıyla getirilen VHS kasetlerle Bruce Lee izleyen bir nesil için onun adı kasettir ve hep kaset kalacaktır…
*** 
Geçmiş geçmişte kaldı elbette. Şu an yeni bir dünya var… Yeni dünyanın da yeni alışkanlıkları, pratikleri var… Aynı zamanda geleneksel kavramlara yüklediği yeni anlamlar var… Meseleyi kaset olarak tanımlamak, yeniyi yorumlamamıza engel değildir. 
*** 
Ne olursa olsun geçmişte de gelecekte de değişmeyen tek durum, herhalde, siyaset kurumunun medya ile ‘et tırnak’ gibi olmasıdır. Siyaset medya ilişkileri hiçbir dönemde birbirinden bağımsız olmamıştır.
*** 
Siyaset; kendini geniş kitlelere anlatmak, kamuoyu oluşturmak için her dönem medyaya ihtiyaç duymaktadır. Ancak işler hep öyle gitmemektedir. Oluşturulan olumlu algılar kadar olumsuzluklar da medya aracılığıyla yayılmaktadır. Belki de kontrol edilemeyen, siyasal iletişimin ustalıklarıyla yönlendirilmekte en çok güçlük çekilen skandallardır. Bir skandal patladığında süreci yönetmek genelde mümkün olmaz. 
*** 
Geleneksel medya aygıtları, yakın oldukları siyasi partilerin olumsuz yanlarını “eşik bekçiliğine” ya da “kapıcılığa” tabi tutarak engel olabilmektedir. Ancak yeni dünyanın en büyük devrimlerinden biri olan sosyal medya, artık buna pek imkân sağlamamaktadır. Son 20 yıldaki skandalların internet yoluyla yayılması geleneksel medyanın toplumsal baskılara boyun eğmesine, hangi siyasal aktöre yakın olursa olsun skandallara kayıtsız kalamamasına yol açmıştır. Dolayısıyla siyasi partilerde meşruiyet krizi hızlı bir şekilde patlak verebilmektedir. 
*** 
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun eski eşi Özge Erdoğdu ile birkaç ay önce yaptığı telefon görüşmesi sosyal medyaya düştü ve konuşmanın içeriği 15 gün önce evlendiği eşi CHP Parti Meclisi ve YDK Üyesi Tuba Torun’dan özür dilemesine, siyasi anlamda da CHP’yi zora sokacak bir sürece itmesine yol açtı. Görüntüler, CHP’li Erdoğdu’nun eski eşi tarafından yayınlandı.
*** 
Akabinde, içinde iktidara yakın TGRT’nin CEO’su Prof.Dr. Rasim Kaan Aytogu’nun da bulunduğu üç şahısın eşcinsel ilişkiye girdiği görüntüler servis edildi. Görüntüler, son dönemde muhalefete yönelik destekleyici tutumuyla bilinen Sedat Peker tarafından yayınlandı.
*** 
Sanki toplumun belleğinde ikonik hale getirilmeye çalışılan görüntüler, bir siyasal iletişim savaşına dönüştürülmüşçesine kamuoyunun gündemine sokuldu. Deyim yerindeyse skor 1-1 oldu ve eşitlendi. Acı ama gerçek... Özel hayatların ifşası üzerine bir savaşın olduğu ortada… 
*** 
Geçmiş dönemlerde özel hayatlar üzerinden kamuoyunda siyasi skandal yaratmak, belli grupların güdümündeydi. Sermaye, mafya, siyaset ilişkisi içerisinde bir zümre, görüntüleri kaydediyor ve dolaşıma sokuyordu. İnternet teknolojisi ise bu tekeli kırmıştır. En azından ulaşılmak istenen siyasi hedefler belli zümrelerin çıkarlarına artık hizmet etmiyor… “Bir sağdan, bir soldan” anlayışı makus siyasi tarihimizde devam etse de, skandallar siyasi mühendislik açısından tek bir zümrenin çıkarlarına hizmet etmiyor. Anında karşı hamle gelebiliyor…
*** 
Buraya kadar olan kısım meselenin analizine yönelikti… Ancak meselenin etik ve ahlak tarafıyla ilgili de biraz yorum yapmak gerekir. 
*** 
Meselenin iki yönü boyutu var. Birincisi özel hayat kişileri bağlar. Özel hayatların ifşası üzerine siyaset üretmek tek kelimeyle çirkinliktir. Siyaset gibi önemli bir müessese, bu çirkinlikler üzerinden dizayn edilmemelidir. Buraya kadar tamam… 
***
İkincisi ise “hırsızın hiç mi suçu yok?” sorusu üzerinedir. Türkiye’de siyaset ve medya dünyası o kadar kokuşmuş hale geldi ki özel ilişkiler, basamak olarak kullanılmaktadır. “Hepimiz öyle ya da böyle sevişiyoruz, boşa gitmesin bir işe yarasın” mantığı da özel hayatların ifşası kadar çirkindir… Ne diyelim… Arif olan anlasın… Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR